Game of Thrones Tarihinin En Çarpıcı 22 Ölüm Sahnesi

EpisodeDergi.com Game of Thrones S7 Özel Dosyası İçin Tıklayın

” Ölüm tanrısına ne diyorduk biz?” ” Bugün değil ! ” 

- Çeviren: Cihan Kayar
Sezon başına ortalama 100’den fazla ölüm sayısıyla Game Of Thrones , televizyon dünyasındaki en ölümcül şovlardan biri.

2011’deki ilk bölümünden itibaren, senaristler, kafataslarını patlatmaktan tutun da ejderhalar tarafından yakılmaya kadar, yaratıcı ve korkunç ölümler sundular; Demir Taht için yapılan savaşın bedeli ne olursa olsun taht yolunda her şey mübah görüldü ve GoT serisi, tamamen öngörülemeyen sonuçlarla yazılmış senaryolarıyla ün kazandı. Özellikle sezon finalleriyle birlikte sürekli şok edici durumlar yaratarak adından sıkça söz ettirdi.

Beşinci sezonun açılışıyla birlikte ölü sayısı daha da artmaya başladı ve dizi George R. R. Martin’in kitaplarından daha hızlı ilerleyerek hayranlarının tahmin yürütme eğlencesini ortadan kaldırdı. Bu durum biraz trajik olsa da, Martin’in tam anlamıyla bir sadist olduğunu kanıtlamasını engelleyemedi.

Beklenmedik anda bir şeylerin yaşanması ve acımasızlık karışımı, dizinin hayranları üzerinde beklenenden daha büyük bir duygusal etkiye sahip olduğunu gösteriyor.

Kızıl Düğün gibi katliamlar, izleyicileri birkaç günlük travmalara salarken, Joffrey’nin Mor Düğün’teki ölümü, TV tarihinin en mutlu anlarından biriydi.

Evet; şimdiye kadar Game of Thrones’ta yaşanan en çarpıcı 20 ölüm sahnesi  tabii ki SPOILER  ile birlikte geliyor… 🙂

Yoren

Yoren, Night Watch’un yeminli kardeşlerinden biriydi ve Arya’nın, babasının idamına şahitlik etmesini engellemesine rağmen, ikinci sezonda Arya ve Gendry’yi korurken, kendi ölümünü önleyemedi. Yoren’in göğsüne bir ok saplandı ve okçu boğazını kesmeden hemen önce şöyle dedi: “Her zaman yaylı silahlardan nefret ettim, yüklemesi uzun sürüyor!”

Syrio Forel

Syrio Forel, Arya’ya Braavosi tarzındaki kılıcı ‘İğne’ yi nasıl kullanacağını öğreten, ayrıca su dansı olarak da bilinen kılıç dövüşü ustasıdır. Ned Stark ihanetten tutuklandıktan sonra, Lannister askerleri Arya’yı almak için gönderilir, ancak Forel asil bir şekilde önlerinde durarak onu korur ve onun için dövüşür.

Syrio: “Ölüm Tanrısı’na ne diyorduk biz?”dediğinde Arya onu “Bugün değil” diye yanıtladıktan sonra ona gitmesini söylüyor ve Arya kaçıp  giderken boğazımızda bir düğümle onun çığlıklarını duymaya bırakılıyoruz.

İkisi arasındaki ilişkinin büyüklüğü bu ölümü daha da zorlaştırıyor ve bu tür ilişkiler kaçınılması gereken daimi bir hatırlatıcı gibi yanı başımıza bırakılıyor.

Basit bir şekilde söylemek gerekirse dizinin en duygusal ölümlerinden biriydi…

Renly Baratheon

Renly Baratheon, Stannis’in kardeşi, Highgarden’in güçlü Tyrell Evi’nden büyük destek alarak kraliyet tacını taktı.

Stannis’in danışmanı olan Kızıl Kadın, Renly’nin bulunduğu mağaranın yakınındaki yerde şeytan-vari bir gölge doğurdu ve bu şey müstakbel kralı göğsünden bıçaklayarak öldürdü.

Sonuç olarak, Brienne, Hulk moduna girmeden önce kral muhafızlarının ikisine karşı üstünlük sağlayarak parlak bir yüz ifadesi takındı ve bu, gölgelerden gelen, tarif edilemeyen yaratık tarafından gelen infaz sonrasında Renly, göğsündeki açık yaradan sızan kanlarla kaçınılmaz olan ölümüne yürüdü.

Pyat Pree

Pyat Pree çok tuhaf bir sihirbazdı ve biri, on üçün bir parçası olarak Qarth’de ikamet eden mistik güçlere sahip olduğunu iddia ediyordu.

Daenerys’in kumandası altında bir ejderhanın birilerine saldırdığını  ilk kez gördük. Pyat’tan gelen çığlıklar ve Daenerys’den gelen sadist gülümseme, bu ölüm sahnesini korkunç hale getirmekle birlikte aynı zamanda çok güçlü olduğunu da gözler önüne seriyor.

Khal Drogo

Khal Drogo, Dothraki halkının lideriydi ve birinci sezondaki en önemli karakterlerden biriydi. Gelecek sezonlarda da ortalıkta olacak  gibi görünüyordu ama Game of Thrones bu; kimin öleceği belli olmuyor. O Daenerys Targaryen ile evlenen, etrafa korku salan güçlü bir savaşçıydı. Ancak bir  dövüş esnasında yaralandı ve durumu iyiye gitmedi. Bununla birlikte bir şifacı onu iyileştiriyor gibi yapıp intikam ateşiyle bitkisel hayata soktu onu. Drogo’nun varlığı çok güçlü olmasına rağmen oluşan koşulların yarattığı nedenler bu ölümü zorunlu kılıyordu. Dany ve Drogo’nun evliliği ordu anlaşması üzerine gerçekleşmiş olsa da sonrasında birbirlerine aşkla bağlanmışlardı.

Daenerys , Drogo’nun acısını onu boğarak sona erdirdi ve bedenini yaktı. Bu ölüm her ne kadar Drogo gibi bir savaşçı için kötü bir yol olsa da Daenerys’in yükselişi için iyi bir yoldu!

Catelyn Stark

Catelyn Stark ilk üç sezonun ana karakteri olmakla birlikte Robb, Bran, Rickon, Sansa ve Arya Stark’ın annesiydi.

Catelyn serinin en ünlü anlarından birinde, Kızıl Düğün’de öldü. Lord Walder Frey, Robb tarafından verilen kızlarından biriyle evlenme sözünü tutmadığı için intikam uğruna başlıca üç ana karakteri bu düğünde öldürdüğünde hangimiz şaşkınlıktan küçük dilimizi yutmadık ki…

Catelyn, Walder’ın eşini rehin tutarak oğlunu kurtaracağını umut ediyordu ama Robb Stark’ın trajik ölümünü engelleyemedi. Bu olay, birkaç gün boyunca herkesi şoka maruz bıraktı.

Katliamdaki üç ana karakterin ölümü de elbette çok önemliydi fakat birinin, üstelik ölmesi pek beklenmeyen birinin boğazı kesilerek kanının yerlere fışkırması insanı tabii ki dehşete düşürüyor.

Styr

Styr, yabanilerin en gelişmiş ve donanımlı kabilesi olan Thenn’in lideriydi. Sadist bir kişiliği vardı ve yamyam olma ihtimali oldukça yüksekti ki bu durum bize yeterince gösterilmemişti ama bir çocuğa Castle Black’e mesaj göndermesini söylerken onun ölmüş olan ailesini yiyordu.

Ygritte’e Jon Snow’u öldürmediği için hakaret ettikten sonra, kabilede önemli bir konumda olmayan birinin onu öldürmesinin uygun olduğunu söylemişti. Snow bütün mücadele boyunca üst sıradaydı, ancak Jon, Mortal Combat‘ın ölümcül vuruşuyla Styr’ın kafatasını parçalamak için bir çekiçle dikkatini dağıtırken mükemmel bir dövüş sahnesi için tek gereken Shao Khan’ın ” Bitir onun işini! ” diye haykırmasıydı. 🙂 

Jeor Mormont

Joer Mormont, Gece Nöbetçileri’nin kumandanıydı ve özellikle Jon Snow’a bir baba figürü gibi davranıyordu. Ona lider olmayı tavsiye etmiş, hatta Valyrian kılıcını Joer’in birliğindeki bir Wight’ı öldürmesi için ona sunmuştu.

Mormont Craster Keep’te iyileşirken, birinin kaçınılmaz bir şekilde Craster’ı öldürmesi an meselesiydi. Ancak Gece Nöbetçileri’nin üyelerinden olan Rast’ın Joer’i bıçakladığını gördüğümüzde Gece Nöbeti’nin diğer üyeleriyle birlikte kelimenin tam anlamıyla büyük bir sürprizle karşılaştık.

Seride yaşanan diğer ölümleri göz önünde bulundurduğumuzda arka planda önemli bir şey yoktu ama Rast yaşlı adamın boynunu hızlı bir şekilde kestiğinde ve bu davranışı psikopatça tekrarladığında gerçekten dehşet verici bir hale gelmişti.

Kraznys Mo Nakloz

Üstat Kraznys zengin bir köle tüccarıydı ve Astapor şehrine egemen olan seçkinlerin bir parçasıydı, zenginliğinin çoğunu Lekesizler adı verilen askerlerin eğitiminden ve ticaretinden sağlıyordu.

Daenerys bir ejderha karşılığında tüm orduyu almayı kabul ettikten sonra yeni ordusuna eski ustalarına, askerlerine ve kırbaç tutan herkese saldırmalarını emreder. Kraznys ona farlara gözü takılan bir geyik gibi baktığında, Dragon’un kontrolünü de elinde bulundurmuyordu; Daenerys onun gözlerinin içine baktığında “Dracarys” dedi ve onu izleyen yığınların önünde arkasını dönüp gitti.

Daenerys bu sahneye dek daha önce hiç bu kadar güçlü görünmemişti; ejderhalar onun emirlerine itaat ettiler, arkasında ateşler vardı ve bu tarif edilemeyecek kadar müthiş bir sahneydi. Eski ustalarının hepsini katleden Lekesizler’le birleşince, Kraznys’in ölümü şüphesiz en çarpıcı ölümlerden biriydi.

Polliver

Polliver, Arya Stark’ın çaresiz arkadaşı Lommy’nin katili, Ser Amory Lorch komutasında çalışan Lannister ordusunun silahlı bir üyesiydi.

Arya’nın, haklı olarak arkadaşının ölümünün intikamını alması iki sezon aldı ve bu sürenin uzunluğu tabii ki öldürme anında her saniyenin tadını çıkarmaya çalışmasından belli oluyordu. Polliver Lommy’yi öldürmeden önce, ona söylediklerini ezberletirken yaşadığı aynı tatmin duygusu, bu sefer Arya’nın yüzündeydi. Memnuniyet verici ve bir o kadar da çekici gelen bu durum çok net bir şekilde görülüyor. Bütün sahnenin çok güçlü olduğunu söyleyemeyiz ama böylesine utangaç bir kızın bu gibi durumlarda merhamet göstermeyen birine dönüşmesi çok etkileyici.

Eddard Stark

Ailesi ve arkadaşları tarafından Ned olarak bilinen Eddard Stark, Stark ailesinin başı ve Kuzey’in koruyucusuydu. Joffrey Baratheon’un taht üzerindeki meşruluğunu sorguladığı için ihanet suçlamasıyla tutuklandı. Bu durum birinci sezonun sonunda eğlence ve heyecanı bir arada barındırıyordu.

Açıkça söylemek gerekirse bir umutla infaz suçunun sürgüne dönüştürüleceğini düşündüğümüz halde Joffrey Baratheon idam hükmünün devam etmesine karar verdi ve Ned’in kızı Sansa’yı da bu ölümü izlemesi için zorladı. Kibarca söylemek gerekirse Joffrey sadist bir ruha sahip hatta bundan öte şeytanın ta kendisiydi!

Eddard Stark’ın ölümü, izleyicilerin gelecekteki kralın kişiliğini anlamaları açısından önemliydi ve kimsenin istemediği bir ölüm olmasına rağmen, bizi serinin başında ikinci sezon için ekran başında tutmanın da akıllıca bir yoluydu.

Ygritte

Ygritte, Duvar’ın ardında kalan özgür insanlar, diğerlerinin deyimiyle “Yabaniler” arasında bir savaşçı olarak yaşamını sürdürdü ve aynı zamanda Jon Snow ile samimi bir ilişki kurdu; Jon’un hiçbir şey bilmediğini iddia etmeyi ne kadar çok sevdiğini de hiçbir zaman söyleyemedi. 🙁

Aralarında bir soğuma baş gösterdikten sonra eski sevgilisine karşı ikinci bir öldürme girişiminde bulundu. Tereddüt ve Jon’u görünce bir an tutulup kalması onun beklenmedik ölümüne yol açtı.

Jon’un ilk sevgilisinin, kolları arasında ölmesi çok duygusal bir andı. Ok doğrudan göğsünden geçip gitmişti ve bunun sonunda tutkuyla körleşmiş bir şekilde gözlerini boşluğa dikmişti ki bu, ilişkilerinin ne kadar ölümcül olduğunu bize gösterdi.

Bu sahne sonrasında boğazı düğümlenmeyen var mı?

Viserys Targaryen

Daenerys’in kardeşi Viserys Targaryen, Targaryen ailesinin sürgünde olan üyelerinden biriydi. King’s Landing’in kralı olduğu fikriyle dolaşıyordu ve ihtiyacı olan orduyu da kız kardeşini Dothraki lideri Khal Drogo’yla evlendirerek sağlayacağını umuyordu. Bu muhtemelen diziyi izleyenlerin en sevdiği ölüm sahnelerinden biri oldu. Drogo, Viserys’in tehditlerinden sıkılarak, Daenerys’in de onayıyla başından aşağıya erimiş altın döktü.

Sizce bu ölümden bu kadar keyif aldığımız için endişelenmeli miyiz? :/

Lysa Arryn

Catelyn Stark ve Edmund Tully’nin kız kardeşi olan Lysa Arryn, oldukça ürpertici oğlu Robin Arryn adına karar veren Vale’deki kral naibiydi..

Lysa ile Sansa arasındaki tartışmadan sonra Petyr, birine olan ölümsüz aşkını tekrar itiraf ediyordu. Lysa tıpkı Noel’deki küçük bir çocuk gibi görünüyordu ta ki  “Kardeşin” deyinceye kadar; hemen ardından Baelish onu Ay Kapısından aşağıya itti.

 

Talisa Stark

Talisa Stark, müstakbel kocası Robb Stark’la tanıştığı sırada Westerlands savaş alanlarında bir şifacıydı. Talisa Robb’un çocuğuna hamile kaldı. Aynı zamanda Kızıl Düğün katliamının bir parçasıydı.

The Rains of Castamere oynanmaya başladığında, Lothar Frey Talisa’nın arkasından gelir, onu karnından defalarca bıçaklayarak doğmamış çocuğunun ölümüne sebep olur ve sonrasında kan kaybından ölür. 

Bütün kanı karnından dışarı boşalır, eliyle karnını tutmaya çalışsa da kan akışını durduramaz. Kesinlikle dehşet verici bir sahneydi…

Dizideki en şok edici, en duygusal sahnelerden biri olan bu ölüm, birçoğumuzu ”NEDEN GEORGE MARTIN, NEDEN?!” diye kızdırmıştır.

Sandor Clegane

Sandor “The Hound” Clegane, Joffrey Baratheon için özel bir muhafız olarak görev yaptı. Arya Stark’ı fidye karşılığı ailesine teslim etmeyi düşündü fakat ilişkileri arkadaşlığa dönüştü ve Sandor, Arya’nın koruyucusu olma görevini üstüne aldı.

Her izleyicinin gerginlikle ellerini yüzlerine kapattığu, koltuğun kenarında oturanların yerlerini değiştirip sağlama aldığı bir dövüş sahnesi. Dövüş Brienne’in sinirli bir şekilde kayayla Sandor’un başına vurarak onu savuşturmasıyla sonlanıyor ve o uçurumdan aşağıya yuvarlanıyor. 

Bununla birlikte Sandor’un ölüp ölmediği o sırada belli değildi ancak o, Arya’ya onu öldürmesi için yalvarıyordu. (Altıncı sezonda ölmediği ortaya çıksa da sırf o dövüş sahnesinden dolayı bu listede olmayı hak ediyor.) 🙂

Joffrey Baratheon

Joffrey Baratheon, kralın en büyük oğlu ve varisiydi , muhtemelen Game of Thrones’da karşılaştığımız en kötü ve sadist kişiydi. Esasen her bölümde bir şekilde sinir bozduktan sonra, onun da ölüm zamanı gelmişti.

Kızıl Düğün katliamına benzer bir şekilde adlandırılan Mor Düğün, Joffrey Baratheon’ın hükümdarlığının sonunu getirdi. Kraliçesi olmasını istediği Margery Tyrell ile evleneceği esnada taşların üstüne düştü ve dizinin en dramatik ölümlerinden biri gerçekleşti.

Nöbet geçirirken kustu, burnundan kanlar geldi, yüzü morardı ve gözleri beyaza döndü. Dizinin en büyük kötü adamlarından biri böylece öldü! Hiç kimse bu ölüme karşı bir şey hissetmedi. Kesinlikle dizinin en korkunç ölümlerinden biriydi ve birçok izleyen için de derin bir nefes alma sebebi oldu hiç kuşkusuz.

Robb Stark

 

Robb Stark Kuzey’in kralıydı ve kendisini iyi bir savaş komutanı olarak kanıtladı, ancak yol boyunca sürekli yanlış kararlar verdi. Walder Frey’in kızlarından biriyle evlenme yeminini bozdu, Karstarklar’ı kendine yabancılaştırdı ve Theon Greyjoy tarafından ihanete uğradı. Sonrasında Walder’ın yardımını bir kez daha istemeye mecbur kaldı.

Hayranlar hâlâ o bölümü izlediklerinde Talisa’nın birden fazla bıçak yarası aldığını gördüklerinde çığlık atarken, hemen sonra okçular bütün oklarını Robb’a saplamışlardı bile. Roose Bolton “Lannisterlar saygılarını gönderdi” mesajını vermeden önce o, gücünü toparlayarak ölen eşine doğru sürünüyor ve bir kez daha ayağa kalkma gücünü kendinde bulmaya çalışarak son nefesini veriyordu.

Oberyn Martell

Dorne’nun kırmızı engereği olarak bilinen Oberyn Martell, parlak savaş yeteneklerine sahip tutkulu bir adamdı. Kendini kız kardeşine tecavüz edip öldüren Gregory Clegane’den intikam almaya adamıştı. Bir kez daha, Oberyn’in gösterişli davranışlarından hoşlanmaya başlamıştık ki öldürüldü.

Tyrion’un hayatını kurtarmak için şiddetli bir kavgada The Mountain, The Viper’e karşıydı. Viper’ın dövüş becerisi inanılmazdı ve Mountain ölümcül bir darbeyle yere devrildiğinde yüzümüzdeki gülümseme büyümeye başlamıştu çünkü Gregory ölmek üzereydi. Ta ki Oberyn’i yere devirip “Elia Martell, çocuklarını öldürdüm, sonra ona tecavüz ettim, o zaman da kafasını işte böyle kırdım,” diye bağırıp Oberyn’in kafasını elleri ile patlatana kadar… 

“Ne?! Az önce ne oldu?! Bütün bunlar nasıl oldu?!” gibi tepkiler verdiysek de hala şaşkınlığımızı üstümüzden atamadık.

Karşılaşmanın ardından çığlıklar atıldı ve Tyrion’un yüzü şaşkınlık içinde kaldı! Sadece Tyrion mu? İzleyicilerin bu sahneye tepkisi uzun süre sosyal medyada izlenmeye devam etti.

Tywin Lannister

Tywin Lannister çok bilge ve zeki biriydi ve masum oğlu Tyrion’u ölüme mahkum ettikten sonra tuvalette yine onun tarafından öldürüldü.

Tyrion eski sevgilisi Shae’yi odasında banyo yaparken bulduğunda Joffrey’nin yaylı tüfeğini ona doğru uzattı. Bu hepimizin beklediği bir andı.

O sırada herkesin, içinden “Yap artık! Öldür onu Tyrion!” cümleleri geçiyordu, eminiz buna, ve ikinci ok Tywin’e doğru gittiğinde en az Joffrey’nin ölmesi kadar iyi hissettirdi ki bu şüphesiz, herkesin arzuladığı bir sonuçtu. Tyrion cüce olmasından ötürü ihmal edilmiş, küçümsenmiş bir çocuktu ve Tywin çoktan ölmeyi hak etmişti.

Gerçekten de dizinin olağanüstü anlarından biriydi!

Ramsay Bolton

Sezonlar boyu bizi çileden çıkardı, önüne kim geldiyse, ne geldiyse yakıp yıktı. En az Joffrey kadar nefretimizi kazandı. Özellikle de Stark’lara yaptığı ve yapmayı düşündüğü şeyler söz konusu olunca.

“Battle of the Bastards/Piçlerin Savaşı” bölümünde Stark’ların kaybetme ihtimalini düşündükçe tırnaklarımızı yedik, nefessiz kaldık ama neyse ki Sansa’nın mektubu üzerine yardıma gelen Serçe Parmak’ın katkısıyla şu yukarıdaki iç soğutan sahneyi izleyebildik.

Hodor

George R.R.Martin’in zaman atlama içerikli psişik ölüm sahnesi, hepimizin içinde bir şeyleri kırdı, incitti. Zaten son derece sempatik olan Hodor’a karşı içimizde derin bir keder, bir boşluk bıraktı. Hodor’un “Hodor”unun ne anlama geldiğini, sağlıklı bir çocukken nasıl bildiğimiz Hodor’a dönüştüğünü müthiş bir kurguyla öğrenmiş olduk. Öyle ki İçerde dizisinin finalinde Minik’in ölüm sahnesinde bile bu sahneye selam çakıldı. Seni unutmayacağız yüreği kendinden büyük Hodor!


Kaynak: WhatCulture

author-avatar

1996 İstanbul doğumlu. Yıldız Teknik Üniversitesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı okuyor. Adli dilbilim konularına meraklı ve bu yönde çalışmalar yapıyor.

Bir Yorum Bırak:

Yorumunu Paylaş

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Yorumunu Paylaş

wpDiscuz
%d blogcu bunu beğendi: