House of Cards’ın Tamamlayıcıları: Rol Öyle Değil Böyle Kesilir

Bu yazı, House of Cards özel dosyası kapsamında yayınlandı. Dosyanın tamamına ulaşmak için tıklayın!

- Ufuk Kaan Altın
Bir diziyi tabii ki başrol oyuncuları taşır. Yönetmenle birlikte. Öykü özgünse, senaryosu güçlüyse, derdini düzgün anlatıyorsa, dramatik yapı iyi inşa edildiyse, çekişmeler, iniş çıkışlar doğru aktarılıyorsa, kurgu yerindeyse, müzik onu tamamlıyorsa, atmosfer güzel kurulmuşsa o dizi kült yapımlar arasına girer. Bunlar yeterli olmayabilir ama. Başrol oyuncuları kadar tamamlayıcılar da hayati önemdedir. Klişe tabiriyle “karakter oyuncuları” dediğimiz yan parçalar, kimi zaman ana kadronun da önüne geçer. Bir bakış, bir replik, bir mimik bazen, hatta duruş bile unutulmaz olmaları için yeterlidir. House of Cards, tamamlayıcıların sık rol çaldığı o kült yapımlardan. Doug Stamper ile girelim konuya…

Doug Stamper: Ne Pahasına Olursa Olsun Başkan’ın Yanında

“Kraldan çok kralcı” diye tanımlamak, onu dar bir çerçeveye hapsetmek olur. O kadar basit değil… Beyaz Saray Genel Sekreteri Doug Stamper, sağ kolu olarak Başkan Underwood’u ne yaparsa yapsın sonuna kadar savunmaya kararlı. Cinayet de buna dahil ama bence onu özel kılan, saf kötülükte bile duygusuz olmaması. Onun da bir yüreği var, üstelik tutkulu. Pek çok film ve dizide oynamasına rağmen çıkışını House of Cards ile yapan Michael Kelly, bu incelikli rolün -kendisi incelikli yoksa Stamper karanlık, son derece acımasız ve menfaatçi- altından olağanüstü bir başarıyla kalkıyor. Yapımcılar da öyle düşünmüş olmalı ki Kelly, bir süredir son dönemin flash dizilerinden Taboo’nun kadrosunda aynı zamanda.

House of Cards’ın Yeni sezonu, tüm bölümleriyle,  Türkiye’de ilk kez 4K yayın kalitesiyle hafta içi her gün 22.00’de Digiturk 400. kanalda yayınlanacak.

Heather Dunbar: House of Cards’ta Olmadı Ama…

Başlığın sebebi şu: Heather Dunbar, House of Cards’ta Frank Underwood karşısında adaylıktan çekilmek zorunda kaldı ama ona can veren Elizabeth Marvel, bir başka dizide, Homeland’de seçilmiş başkan rolünde. Bu yazı yazılırken henüz yemin etmemişti, belki de edemeyecek, bilmiyorum. Bildiğim; Marvel’in harika bir oyuncu olduğu. Heather Dunbar’da da Homeland’de canlandırdığı Elizabeth Keane’de de güçlü ve hırslı kadın rolünde. Bundan ötesi tabii. Hırslı dedik ama hırslarının esiri değil, son kertede yenilgiyi kabullenmeyi beceriyor. Bu nüansı seyirciye çok güzel geçiriyor Marvel. 2. sayımızda Homeland için yazdığım yazıda ondan şöyle bahsetmiştim, alıntılıyorum: “Law&Order, Person of Interest, Fargo, 30 Rock, The Good Wife, Elementary, The Newsroom. Daha sayalım mı?” Kalburüstü dizilerin aranılan oyuncusu olmak böyle bir şey olsa gerek…

Remy Danton: Onurlu Bir Adam

Ne yazık ki artık yok ama bugüne kadar House of Cards’a kattıkları, onu unutulmaz kılıyor. Lobici Remy Danton, siyasetin karanlık dünyasında ışıl ışıl parlayan bir karakterdi. O da Doug Stamper gibi acımasız, menfaatçi, sonuç odaklıydı. Tek farkla: Başkan Underwood’un karşı kampındaydı Danton. Jackie Sharp ile yaşadığı tutkulu ilişki, onu da sevgilisini de istemediklere yerlere sürükledi. Her olumsuzluğa rağmen onurlu bir adamdı Danton. Onu öyle hatırlayacağım. Danton’a can veren Mahershala Ali’yi daha yakından tanımak isteyenlerin başvuracağı çok kaynak var neyse ki: İlk büyük çıkışını TV’de 4400, sinemadaysa The Curious Case of Benjamin Button ile -filmi, House of Cards’ın ilk bölümlerini yöneten ve yapımcılığı üstlenen David Fincher çekmişti- yapan Ali, son olarak Moonlight ile bu yıl En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’ın sahibi oldu.

Jackie Sharp: Böyle mi Olacaktı?

Başkan Underwood’un hain planlarından nasibini fazlasıyla aldı. Dost bildiği Frank’in kazığını yedi, onun karşısında yer aldı sonrasında. Koltuğundan oldu, bir ara başkanlık için heveslendi ama olmayacağı belliydi zaten. Washington’un entrikalarla dolu kasvetli doğasında ayakta kalabilmek için yeterli donanımı vardı oysaki. O, insan kalmayı seçti. Sonunda da kazanan aşk oldu gibi.
Jackie Sharp’ı canlandıran Molly Parker, House of Cards’tan önce tanınmış, aranan bir oyuncuydu.
Deadwood, Swingtown, The Firm ve diğerleri. Hepsinde iz bırakmayı başardı. Jackie Sharp rolüyse dönüm noktasıydı. Kanadalı aktris, Goliath’tan sonra prodüksiyon aşamasında olan Lost in Space’te başrolde.

Başkana Âşık Koruma: Edward Meechum

Doug Stamper için, “Ne olursa olsun Başkan’ın yanında,” demiştik ya, Gizli Servis Ajanı Edward Meechum, bu alanda çıtayı yükseltmekle kalmıyor, kırıp atıyor. Başkan Underwood için canını veriyor… Başkan’ın koruması o, bunun için eğitim almış ama bundan çok daha ötesi. Ona da temsil ettiklerine de âşık. Birkaç sahne var ki buna bizzat şahit oluyoruz. Tam bir görev adamı, Başkan’a ve First Lady Claire’e sonsuz bir sadakatle bağlı. İkisi için yapmayacağı yok. Meechum’ı canlandıran Nathan Darrow, adını bu rolle duyurdu, sonra da arkasına bakmadı. Billions, Rectify, Preacher ve Gotham, rol aldığı önemli diziler…

Izgaranın Başında Kalabilseydin Keşke Freddy

İşte, Frank Underwood’a en büyük ayarı veren adam. Beyaz Saray’daki o sahne gözümün önünden gitmiyor: “Bana Başkan diye hitap edeceksin,” repliği karşısında lafı öyle bir çakıyordu ki Freddy Hayes, pek çokları gibi benim de yüzümde güller açtı. Politikacıdan dost olmaz, hele Frank Underwood gibi birinden, değil mi? Ne olurdu sanki enfes kaburgalarını pişirmeye devam etseydin ha? Ama senin elinde değildi tabii. Olsun, Frank’e dersini verdin ya, gerisi önemli değil. Hayatın sillesini yemesine rağmen ayakta kalabilmiş bilge karakterlerden biri, Reg. E. Cathey’nin canlandırdığı Freddy Hayes. Cathey’yi efsanevi The Wire’dan anımsayacaksınız. Onu daha çok izlemek isteriz…


Bir Yorum Bırak:

Yorumunu Paylaş

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Yorumunu Paylaş

wpDiscuz
%d blogcu bunu beğendi: