Alacakaranlık Dergi Ekibinden 2000 Sonrası Korku Dizisi Önerileri

Türkiye’de yayıncılık ve özelde dergicilik her zamankinden daha zor, ama her zamanki gibi keyifli ve cesur bir işken, özellikle tematik dergiler, alanları dar olmasına rağmen çok nitelikli işler koymaya devam ediyorlar. Bunlardan birisi de pek çok okurun habersiz kalması muhtemel olan Alacakaranlık Dergi.

Alacakaranlık Dergi, bir korku sineması dergisi. Sadece “korku” ve “sinema” üzerine yoğunlaşan dergi, ilk sayısını geçtiğimiz Nisan ayında çıkardı. Şimdilik sadece iki sayıya sahip olsa da gerek yazıları, gerek illüstrasyonları açısından oldukça zengin bir dergi.

Tematik dergi noktasında aynı yolun yolcusu olmamızdan da hareketle, kendilerine ulaştık ve Episode Dergi okurları için konunun ehli isimlerden korku dizisi önerileri istedik. Onlar da kırmadı, sağ olsunlar.

Alacakaranlık Dergi ekibinden Murat Özkan, Yasin Karakaya, Gökay Aktan, Fatih Danacı, Anıl Koç ve Murat Kızılca’nın derlediği ve kişisel notlarıyla hazırladıkları korku dizi önerileri aşağıda sizi bekliyor.

Kendilerinin bu listeyi hazırlarken kullandıkları başlık itibariyle, seçimlerin 2000 sonrasını kapsadığını not düşelim.

Dergiyle daha yakın temas kurmak ve takip etmek isteyenler için buyurun:
Facebook Twitter Instagram Web Sitesi

Ayrıca Bakınız: Korku ve Fantastik Severlere 6 Yazardan 8 Dizi Önerisi 

Alacakaranlık Ekibinden 2000 Sonrası Korku Dizisi Önerileri

Channel Zero (2016)|Murat Kızılca

Anatomik olarak insana benzeyen ama tamamı dişlerden (evet, dişlerden) oluşan bir canavar ilginizi çeker mi? Channel Zero isimli televizyon dizisi aracılığıyla, daha ilk bakışta aklınızı başınızdan alabilecek güzellikteki bu canavar ile bir randevu ayarlayabilirsiniz.

Last Resort ve Hannibal gibi televizyon dizilerinde yapımcı ve yazar olarak yer alan Nick Antosca’nın son projesi olan Channel Zero, her sezon başlayıp biten farklı bir korku öyküsü anlatmayı hedefliyor. Her biri yaklaşık 45 dakika süren ve 6 bölümden oluşan “Candle Cove” isimli ilk sezonun yönetmenliğini, hiç de fena olmayan, düşük bütçeli korku filmi The Boy’dan (2015) tanıdığımız Craig William Macneill üstleniyor.

1988 yılında Iron Hill, Ohio’da 5 çocuk kaybolmuş, günümüze kadar çözülemeyen dava sonradan “Iron Hill Cinayetleri” olarak isimlendirilmiş ve olayların sorumluları asla bulunamamış. Son kurban ise o zamanlar 12 yaşında olan Mike’ın ikiz kardeşi Eddie imiş. Başkahramanımız Mike, yaklaşık otuz yıl aradan sonra Iron Hill’e geri dönüyor ve gizem dolu çocukluğunu tekrar kurcalamaya başlıyor. Çocukluklarında yaşadıkları olağandışı deneyimler ile yetişkinliklerinde yüzleşen kahramanlar denince akla hemen tabii ki Stephen King geliyor.

Channel Zero, King’in The Body (Ceset), It (O) ve Dreamcatcher (Rüya Avcısı) gibi eserlerinden fazlasıyla faydalanmış gibi görünüyor. Ancak diziyi bütünüyle “King klonu” olarak yaftalamamız doğru olmaz çünkü asıl gücünü sıra dışı canavarlardan ve sezon ile aynı adı taşıyan sinir bozucu kukla dizisinden alıyor.

Dead of Summer (2016) | Anıl Koç

2016 yazında Freeform kanalında yayınlanan Dead of Summer 10 bölümden oluşan tam mevsimine uygun bir dizi. ABC kanalının meşhur dizisi Once Upon a Time’ın yaratıcılarının bir diğer ürünü olan Dead of Summer, 1989 yılında geçiyor. Kamp Stillwater’da çalışan gönüllülerin lanetli hikâyesini anlatan dizinin yaz kampı filmlerinin sona erdiği tarih olan 1989’da başlaması oldukça ironik.

Teenage slasher havasında başlayan dizi ileriki bölümlerinde ise 80’lerin bir diğer önemli temalarından olan lanetli mekân temasına dönüşerek daha da gizemli bir hal alıyor. Özellikle karakter derinliği açısından tatmin edici olan dizi sona erdiğinde ise geride akıllarda çok fazla soru işareti bırakmıyor. 1980’lerin genç kuşak problemlerini doğaüstü anlatıyla sunan Dead of Summer, tatile yakışan bir dizi.

Stranger Things (2016) |Fatih Danacı


Yıllara sair farklı mecralarda yapılan “en iyi korku filmi” derlemelerine bakıldığında karşımıza çıkan bazı örnekler vardır. Her ne kadar tercihler sinematografik ya da kişisel olarak şekillense de The Shining, The Exorcist, Rosemary’s Baby, Omen gibi örnekler ortak paydada karşımıza çıkar.

Bu örnekleri birbiri ile benzeştiren ise hikâyenin merkezine çocuk bir karakteri yerleştirmesi ya da yaratılacak korkunun ve empoze edilmeye çalışılan tedirginliğin temeline masum bir imge olarak bebek/çocuk kavramının yerleştirilmesi denilebilir. Böylece masum, savunmasız, bozulmamış, saf olan ya da bu insanî değerleri niteleyen bir varlık (yani çocuk) filme ihtiyaç duyacağı derinliği verme esnasında rol sahibi olur. Hal böyle olunca son dönemin en çok sükse yapan korku dizileri arasında yer alan Stranger Things’in yakaladığı başarının ardında yatan sebeplerden biri olarak aynı hususu kabul etmek de gayet makul bir yaklaşımdır.

Nitekim korku romanları denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Stephen King de hikâyelerine özenle çocuk kavramını iliştirmeyi ihmal etmez. Stranger Things, yalnızca hikâyesini çocuklar etrafında şekillendirmesinden dolayı değil kullandığı müzikler, yarattığı karakterler, olay örgüsü, anlatım şekli ve her şeyden önce korku sinemasının altın dönemlerinden biri olarak kabul edilebilecek 80’li yıllara yaptığı göndermeler sayesinde başarıyı yakalayan dizilerden biridir.

Bir diğer deyişle çocuk kavramını etkin kullanarak bir senaryo yaratırken doğru argümanlardan istifade ederek geçmişe de bir saygı duruşu sergiler. Atıfta bulunduğu örnekleri olduğu gibi kopyalamayıp günümüze uyarlayarak da korkunun doğru matematik formülünü yakalar. Bu sebeptendir ki Netflix’in Stranger Things dizisi izlenmeye değer örneklerden biri olarak karşımıza çıkar.

The Dead Set (2008) | Gökay Aktan

5 bölümlük bir mini dizi olan Dead Set, bir dönem Biri Bizi Gözetliyor adıyla ülkemizde de bir benzeri yayınlanmış olan İngiliz televizyon yarışması Big Brother’da yaşanan dehşet dolu macerayı konu almaktadır. Kurallar gereği dış dünyayla tüm bağlantısı kesilmiş olan yarışmacılarımız, dışarıda aniden ortaya çıkan ve insanları topluca zombiye dönüştüren salgından habersizdirler.

Zaman geçtikçe tuhaf bir şeylerin olduğunu fark eden ekibimiz, kısa sürede, izleyenleri soluksuz bırakacak bir hayatta kalma mücadelesinin içine dalacaktır. İkili ilişkiler, bir arada yaşama, dayanışma ve televizyon kültürü gibi bireysel ve toplumsal anlamda can alıcı konulara dair getirdiği özgün eleştiri ile dikkat çeken Dead Set, ayrıca korku sinemasının kült figürleri olan zombileri de son derece yaratıcı bir arka plan oluşturacak şekilde perdeye yansıtmaktadır.

Bates Motel (2013) |Yasin Karakaya

Korku sinemasının o güne kadar geldiği yolu nitelik olarak değiştiren Alfred Hitchcock’un 1960 tarihli başyapıtı Psycho’nun öncesini anlatan Bates Motel dizisi 5. sezona ulaşmış durumda. Bates Motel, Norman Bates’in gençliğinin gizemli kalmış yerlerini sonuna kadar deşiyor ve ünlü psikopatın neden delirdiğini kademe kademe görmemizi sağlıyor.

Norman’ın özellikle annesi Norma ile olan sıra dışı ilişkisi filmin çatısını oluşturuyor. Dizinin oldukça beğenildiğini gören yapımcılar konuyu biraz uzatsa da Norman’ın deliliğinin sırrını merak edenler bu diziyi es geçmemeli.

Ash vs. Evil Dead (2015) | Murat Özkan

Hiç kuşkusuz son yılların en eğlenceli yapımlarından biri. Özellikle Evil Dead serisi ve korku-komedi hayranları için sanki özel üretilmiş bir parça, hazine. Günümüzde ortalık sinema filmlerinden uyarlanan dizilerden geçilmiyorken Ash vs. Evil Dead ana hikâyeye ve konuya sımsıkı bağlılığı ile hepsinden ön plana çıkıyor. Her şey kaldığı yerden aynı hızda, maksimum absürtlükte ve daha kanlı bir şekilde devam ediyor. İlk filmdeki en ufak bir detayı bile dizide bulabilmeniz mümkün. Ayrıca serinin çoğu noktasına açıklık getirmesi ayrı bir heyecan, ayrı bir tatmin yaşatıyor. Dizinin birbirinden harika müzikleri ise izleyiciye verilen en büyük bonus adeta! Kahramanımız, canımız, ciğerimiz Ash’in de dediği gibi: Kral’a selam durun!

Ayrıca | Korku-Fantastik Yazarı Mehmet Berk Yaltırık’tan 4 Dizi Tavsiyesi

author-avatar

1987, Ankara doğumlu. Mylos Yayın Grubu'nun sosyal medya editörlüğünü yapmakla birlikte 2010'da kişisel blogu olarak açtığı ve şimdilerde kültür-sanat-edebiyat haberleri ve eleştirilerini yayınlayan "KalemKahveKlavye.com"da editörlüğe ve yazarlığa devam ediyor. 2015'te ilk romanı Kadran Kadraj, Esen Kitap etiketiyle yayımlandı. Evli ve iki kedi babası...

Bir Yorum Bırak:

Yorumunu Paylaş

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Yorumunu Paylaş

wpDiscuz
%d blogcu bunu beğendi: