Lise Temalı En İyi 10 Kore Dizisi | Burcu Mercan Babal

İlk aşklar, ilk deneyimler, ilk heyacanlar; sonsuza dek devam edeceği düşünülen dostluklar, sınav stresi, ergenlik sancıları, gelecek kaygıları… Lise, tartışmasız hepimizin hayatında çok büyük öneme sahip bir dönem. Baştan aşağı bir değişim yaşadığımız bu dönemde duygular öylesine yoğun yaşanıyor ki, en büyük mutluluklarımızı da, mutsuzluklarımızı da o dönemden hatırlıyoruz belki de.

“Liseli” olmanın tadı son yıllarda maalesef biraz kaçtı. Henüz duyguların saf ve temiz olduğu, yetişkinliğe adım atmanın hemen öncesindeki bu son rahatlama dönemi, neredeyse tamamen üniversiteye girişe odaklanılan, o ilk gençlik heyecanlarının pek de yaşanamadığı bir nevi “kayıp” dönem haline geldi. Kore’de de durum ülkemizden farklı değil. Kore’li öğrencilerin uluslararası sınavlardaki sırasına bakıldığında, Kore eğitim sitemi çok başarılı bulunabilir. Ancak bu başarının ardında, günde ortalama 13 saat ders çalışıp, ancak 5,5 saat uyuyabilen “harcanmış” bir gençlik bulunuyor maalesef*. Üniversiteye girişte sorunlar Türkiye ile benzer: en iyi okula girebilmek için kıyasıya bir mücadele söz konusu ve bu mücadele sosyal sınıflar arasında çok ciddi bir fırsat eşitsizliği yaratıyor; eğer özel derslere ve dershanelere verecek yeterince paranız yoksa, maça 1-0 yenik başlıyorsunuz.

Yazıyı “Kore Eğitim Sisteminin Sorunları ve Türkiye ile Ortak Noktaları” haline getirmeden evvel, mevzuyu şu şekilde toparlamak istiyorum. Lise teması denildiğinde insanın aklına ilk gelenin masum ilk aşklar, utangaçlık sebebiyle yaşanan komik olaylar ve sıkı dostluklar gibi daha hafif konular olduğunu sanıyorum. Lise temalı Kore dizilerinde ise durum biraz daha farklılaşıyor çünkü işin içerisine yukarıda bahsettiğim ciddi mevzular da giriyor. Buna stres yüzünden tetiklenen psikolojik sorunları, okul içi şiddeti, yozlaşmış yönetimleri ve intiharı** da ekleyin. Evet, liseyi temel alan Kore dizilerinin çok olmamasına şaşmamalı zira anlatılması gereken gerçekten çok şey var!

Not: Sıralamaya başlamadan şunu da ekleyeyim. Bu yazıda sık sık “2nd Lead Syndrome”dan bahsedilecek. 2. Başrol Sendromu, K-Drama’larda çok fazla karşılaştığımız bir problem, esas kıza aşık olan 2. başrol erkeğin, esas adamdan daha iyi ve daha sevilesi olduğu, kızın onu seçmesi için yersiz bir umut beslediğimiz durumlarda kullanılıyor.

Tamamen kişisel beğenime göre oluşturduğum liste aşağıdaki şekilde:

Gençlik Sorun Çıkarmak İçindir | Fight For My Way: Hayalleri İçin Savaşanların Dizisi | Burcu Mercan Babal

10- Playful Kiss & Boys Over Flowers

Dürüst olmak gerekirse bu iki diziyi listeye alıp almamak konusunda büyük ikilimler yaşadım. Pek çok k-drama severin (ben de dahil) izlediği ilk diziler arasında yer alan Playful Kiss ve Boys Over Flowers, k-dramanın tanınması ve gelişimi açısından çok önemli 2 dizi olsa da, bu dizilerin kadın karakterleri servis ediş biçiminde ciddi problemler olduğunu düşünmekteyim. İki dizinin de ana kadın karakteri fakir, çok zeki olmayan, tek başına hareket edemeyen, güçlü erkek karakterlerin yardımına muhtaç, ezik bireyler olarak resmediliyorlar.

Playful Kiss’te aşık olduğu çocuğun (Kim Hyun Joong tarafından canlandırılan Beak Seung Jo) ilgisini çekebilmek için, onun her türlü aşağılamasına boyun eğen Oh Ha Ni’nin (Jung Somin) hikayesini izliyoruz. Boys Over Flowers’da ise kaderin bir oyunu olarak, sadece ülkedeki en elit ailelerin çocuklarının devam ettiği bir okula gitmeye başlayan Geum Jan-di’nin, F4 ismi verilen (First Four ya da Flower Four) ve okulun en popüler 4 çocuğundan oluşan grubuyla etkileşimin hikayesini izliyoruz. F4 içerisinden 2 çocukluk arkadaşı Gu Jun-pyo (Lee Min Ho) ve Yoon Ji-hoo (Kim Hyun Joong – evet bu dizide de o var) Geum Jan-di’ye olan ilgileri yüzünden karşı karşıya geliyorlar ve bu aşk üçgeni yıllara yayılarak devam ediyor. 2nd Lead Syndrome’un içimi çürüttüğü ilk dizinin Boys Over Flowers olduğunu da ekleyeyim.

9- Monstar

Listemizin yakınen K-Pop ile alakalı olan bir diğer dizisi de Monstar. Monster (canavar) ve Star (Yıldız) kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşan Monstar aslında ne hakkında olduğunu biraz da açıklıyor: korkunç davranışları olan bir yıldız. Yoon Seol Chan, Men in Black isimli grubuyla genç yaşında şöhreti yakalamış bir müzisyen. Ancak agresif hareketleri öyle bir noktaya ulaşıyor ki ajansı kendisin cezalandırmak için, onu normal öğrencilerin devam ettiği sıradan bir liseye yazdırıyor. Dizide de Yoon Seol Chan’ın bu lisede müzik klübüne girerek kurduğu yeni grupla, kariyerine yeniden başlama çabasını izliyoruz. Yoon Seol Chan karakteri, eski ismi BEAST yeni ismi Highlight olan K-Pop grubundan Yong Joon Hyung var. Monstar, özellikle salt iyi ya da salt kötü olmaksızın yarattığı gri karakterlerle öne çıkan bir dizi. Ancak finali ile bazı izleyicileri pek de tatmin etmediğini ekleyelim.

8- Orange Marmalade

Yazının başında lise temalı dizilerin daha çok lise öğrencilerinin yaşadığı fiziksel & psikolojik zorluklar üzerine olduğunu söylemiştim. İşte bu listede bu kurala uymayan tek dizi, Orange Marmalade. Çünkü aynı isimli webtoondan uyarlanan 12 bölümlük bu dizi, liseye devam eden bir vampirin hikayesini anlatmakta. Sakin bir yaşam sürmeyi umut ederek yeni bir şehre taşınan vampir Baek Ma Ri (Kim Seol Hyun), okulun popüler öğrencisi Jung Jae Min (Yeo Jin Goo)’e ilgi duymaya başlayınca işler karışıyor. Webtoon’u çok sevilen bu dizi, özellikle farklı bir alternatif arayanlar için uygun.

Bride of the Water God – İlk Bakış | Burcu Mercan BABAL

7-Angry Mom

“Çocuğumu korumak için yapmayacağım şey yok” diyenlerin bu diziye bir göz atması gerektiğini düşünüyorum zira Angry Mom’da, kızının yaşadığı travmayı kaynağında çözmek isteyen bir annenin kılık değiştirip yaş küçülterek, liseye geri döndüğü bir hikaye var karşımızada. Baştan uyarayım, Angry Mom’ın tarzı hemen hemen hiç bir lise temalı dizi ile uyuşmuyor. Tahmin edilenden çok daha fazla fiziksel ve duygusal şiddet söz konusu ve negatif/pozitif duygular arasında çok keskin geçişler var. Bu açıdan izlerken biraz başınız dönebilir. Baş rolde bu dizi çekildiği sırada 38 yaşında olan Kim Hee-Seon yer alıyor. Yan rollerden birisinde ise alışılmışın dışında bir rolde karşımıza çıkan (kişisel favorilerimden) Ji Soo bulunuyor.

6-Dream High

Birbirinden farklı karakterde 6 öğrenciyi, başarılı birer K-Pop idolü olmak ortak amacıyla eğitim gördükleri Kirin High School of Art’da bir araya getiren dizinin anlattığı şey aslında çok basit: hayallerinizin peşinden gidin. Bu açıdan oldukça ilham verici olan dizi biraz yavaş başlasa da zamanla açılıyor. Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim üzere, K-Pop ve K-Drama birbirinden bağımsız düşünülmesi çok zor iki sektör. İlginçtir son zamanlar k-dramaya dair neye el atsam, K-Pop bir şekilde karşıma çıkıyor. Suzy, IU ve 2PM gibi ünlü K-Pop idollerinin yer aldığı dizi, gerçek bir K-Pop okulu gibi karşımıza çıkıyor, oldukça genç bir Kim Soo-hyun’un varlığı da cabası. 2011 yılında yayınlanan dizi oldukça popüler olunca, farklı bir kadro ile Dream High 2’nin çekildiğini de belirtelim.

5-The Heirs

Lee Min-ho, Park Shin-hye ve Kim Woo Bin’i bir araya getiren ve ülkemizde de en bilinen Kore dizilerinden bir olan Heirs için bir klasik desek yanlış olmayacaktır. Gossip Girl’den esinlenerek yaratılan ve ülkemizde de Çilek Kokusu ismiyle uyarlanan dizi, klişe üzerine klişeye yer veriyor olsa da bir “guilty pleasure” olarak zevkle izleniyor. Fakir kız, zengin oğlan, gayri meşru çocuklar, sırlar, ihanetler, sert ama içten içe acı çeken kötü çocuk, şirket birleşmesi için evlendirilmeye çalışılan gençler, sınıf atlama mücadeleleri… Tüm kadrosu ışıl ışıl parlayan dizinin, oyunculukların hakkını verecek bir senaryoya sahip olmaması kadar, tatmin etmeyen bir sonu olsa da yine de bir “klasik” olarak bu listede yer alıyor. Kaldı ki, Kim Woo Bin’in canlandırdığı Choi Young Do sağolsun 2nd Lead Syndrome’un en ağır yaşandığı dizilerden de biri… Özellikle şu sahne, unutulmazlar arasında:

4-To the Beautiful You

To the Beautiful You, lise temalı bir dizi olduğu kadar aslında bir gender bender dizisi. Dizi Hana Kimi isimli Japon dizisinden uyarlanmış ki iki dizi de aslında aynı isimli Japon mangasından uyarlanmaktalar. Normalde Amerika’da yaşayan bir lise öğrencisi olan Jae Hee, idolleştirdiği yüksek atlama şampiyonu sporcu Tae Joon’a destek olmak için erkek kılığına girerek, Tae Joon’un devam ettiği erkek lisesine yazılıyor. Bir yatılı okul olan bu erkek lisesinde bir taraftan gerçek kimliğini gizlerken, diğer taraftan yeniden spora dönmesi için Tae Joon’a yardımcı olmaya çalışıyor. Dizinin başrollerinde iki K-Pop idolü yer alıyor: Jae Hee rolünde f(x) grubundan Sulli, Tae Joon rolünde ise SHINee grubundan Minho var. Ama bana sorarsanız dizinin ağır topları yan rollerdeki Lee Hyun Woo ve Kang Ha Neul. (Kim Woo Bin’in de 2-3 bölümlük bir cameosu var.)  Lee Hyun Woo’nun canlandırdığı Cha Eun Kyul’un, bir erkeğe aşık olduğunu sanarak yaşadığı içsel mücadele ve sonuç olarak yaşadığımız 2nd lead syndrome, To The Beautiful You’yu listede 4. sıraya yerleştiren etmenler.

Cinsiyetler Üstü Aşk: Bir Coffee Prince Eleştirisi | Burcu Mercan Babal*

3-School 2017

Aslında School 2017, School antoloji serisin (“School 1” (1999), “School 2” (1999-2000), “School 3” (2000-2001), “School 4” (2001-2002), “School 2013” (2012-2013) and “Who Are You: School 2015” (2015) ) son versiyonu ve ve pek çok kişiye sorulacak olursa bu seride en sevdiği dizinin School 2013 ya da School 2015 olduğunu söyleyecektir. Benim içinse bu popüler serinin en sürükleyici ve keyifle izlenebilir dizisi, henüz yayınlanmaya devam eden School 2017 oldu. Çaylak diyebileceğimiz genç ve henüz çok tanınmayan oyunculardan oluşan kadrosu biraz riskli görünse de, oyunculukların hakkı veriliyor. Ra Eun Ho (Kim Sejeong) akademik olarak çok büyük iddiaları olmayan bir webtoon sanatçısı. Okulda yaşanan tuhaf bazı olayların ardından, siyah kapüşonlu vigilante X’in kim olduğunu bulmak için araştırma yapmaya başlıyor ve yolu Hyun Tae Woon (Kim Jung Hyun) ve Song Dae Hwi (Jang Dong Yoon) ile kesişiyor. İdealist bir öğretmen, güçlü olanın bir şekilde tüm suçlamalardan aklandığı bir düzen, okul içi şiddet, yalanlar ve her yeni bölümle yavaş yavaş aydınlandığımız esrarengiz olaylarla dolu bir dizi School 2017. School 2017’nin, Gugudan isimli K-Pop grubunun üyesi olan Kim Sejeong’un ilk dizi tecrübesi olduğunu da ekleyelim.

2-Sassy Go Go

Sanırım 2015 yılında yayınlanan Sassy Go Go’nun listemde 2. sırada yer almasının en önemli sebebi, 2. erkek başrolde yer alan Ji Soo’un başarılı oyunculuğu ve canlandırdığı karakterin sevilebilirliği. Sassy Go Go, rekabetin dorukta olduğu bir lisede, okulun en iyi öğrencilerindne oluşan White Tigers (ders çalışma klübü) ile, okulun en başarısız öğrencilerinden oluşan Real King isimli dans grubunun kapışması ile başlıyor ve bu iki grup bir amigoluk yarışmasını kazanmak üzere birlikte çalışmayı –aslında birbirlerini sevmeyi- öğrenmek zorunda kalıyorlar. Dizinin baş rollerinde Lee Won Geun ve Jung Eun Ji yer alıyor, ünkü K-Pop ıdol grubu VIXX’ten N de yan rollerden birinde yer alıyor. Akademik başarının insanı mutlu etmek için yeterli olmadığını, ailelerin bu hırsları yüzünden çocuklarını nasıl felakete sürükleyebileceklerini net bir şekilde anlatıyor dizi. Önceden uyarayım, senaryonun tutarsız bazı kısımları olsa da, bunlar Ji Soo’nun nasıl muhteşem bir performans sergilediğine asla toz konduramıyor, bu dizide 2nd Lead Syndrome yaşamamak gerçekten imkansız. Sassy Go Go’yu izlerken Seo Ha Joon’u sevecek, onunla birlikte acı çekecek, onunla birlikte ağlayacak ve daha güzel bir hayata sahip olması için dua edeceksiniz, bundan kaçış yok.

1-Reply 1997

Dürüst olmam gerekirse, bu yazıyı yazmaya ilk karar verdiğimde ilk sırada Sassy Go Go’nun yer alacağını düşünüyordum. Ancak kısa süre önce izlemeye başladığım Reply 1997, henüz izleidğim ilk bölümüyle bu fikrimi değiştirdi. Sadece lise temasını işleyenler arasında değil, tüm “En İyi Kdrama” listelerinde ismini gördüğümüz bu müthiş dizi, özellikle diğerlerinden ayrılan anlatım şekli ve kurgusuyla öne çıkıyor. Hikayesini anlatırken dizinin çekildiği 2012 yılı ile, 1997 yılı arasında gidip gelen dizinin baş rollerinde Jung Eun Ji ve Seo In Guk yer alıyor. (Listemin zirvesindeki iki dizide de baş rolde aynı kadın oyuncunun yer alması beklenmedik bir tesadüf oldu ☺ )

Eğer siz de benim gibi 90’lı yıllardan çok güzel anılara sahipseniz, bu dizinin size çok daha fazla şey ifade edeceği bir gerçek: hayranı olunan grubun posterleri için takip edilen dergiler, walkman, kalem ile geri sarılan kasetler, bitmek bilmeyen “hayır bu grup daha iyi” savaşları, dinlenilen müzik yüzünden baba ile girilen tartışmalar, teknolojinin hayatımızı ele geçirmesinden önceki o son muhteşem günler… İşte dizi, bir grup arkadaşın o dönemde lisede yaşadığı, ilk aşkın sancıları eşliğindeki olayları anlatıyor. Jung Eun Ji, K-Pop grubu H.O.T’ın en büyük hayranlarından aklı bir karış havada Sung Shi Won karakterini canlandırıyor.

Kendisi de Apink isimli K-Pop grubunun üyesi olan Jung Eun Ji’nin hardcore bir fanı canlandırması çok hoş bir nüans olmuş. (Şu sıralar K-Pop ve fandomunu yakından takip eden birisi olarak, yaklaşık 20 yıldır hayranlık denen şeyin değişmemiş olması beni oldukça eğlendirdi.) Seo In Guk ise çok daha çabuk olgunlaşan, aklı başında ve çalışkan Sung Shi Won’un çocukluk arkadaşı Yoon Yoon Jae’yi canlandırıyor -ki kendisi zaten biz kdrama izleyicisinin en sevdiği oyunculardan birisi. İlk bölümde, 1997’deki sınıf arkadaşlarının 2012 yılındaki buluşmasını izliyoruz ve “O gece evleneceklerini duyuran çift”in gizemi uzun bir süre daha devam ederken yıllar arasında gidip-gelirken hem karakterleri daha yakından tanıyor, hem de olayların gelişimini çözüyoruz. Dizide 1st Genaration K-Pop gruplarından SechsKies’ten Eun Ji-won’un da yer aldığını belirtelim. Daha sonra Reply 1994 ve Reply 1988 şeklnde iki versiyonu da yapılan bu nostaljik dizi, sizi lise anılarınıza döndürecek ve yüzünüze küçük bir gülümseme yerleşmesine sebep olacak, mutlaka izleyin derim.

 

Kaynaklar & Notlar

*An Assault Upon Our Children – South Korea’s Education System Hurts Students – Link

**Kore’de intihar oranları gerçekten korkutucu boyutlarda. Gelişmiş ülkeler arasında en çok intihar vakasının yaşandığı ülkeler Japonya ve Kore ve bu iki ülke uzun yıllardır bu oranda ilk 10 ülke arasında yer alıyorlar. 2017 yılının verilerine göre Kore, dünya üzerinde intihar oranı en yüksek olan 3. ülke olarak açıklandı maalesef. Bunun sebepleri konusunda çeşitli araştırmalar bulunuyor, hem bu yazıda yukarıda hem de önceki yazılarımda bahsettiğim üzere, Kore her ne kadar en gelişmiş ekonomiye sahip ülkerlden biri olsa da insanların hayatına bakıldığında durum pek de parlak değil. Çoğu kişi okul ve iş stresine daha fazla tahammül edemediği için intihar ediyor. Ayrıca Kore’de birleştirici dini bir unsur olmasa da, reankarnasyon inancının da bu konuda etkili olduğunu söyleyebiliriz. – Link

 

author-avatar

Aralık 2016'da yayın hayatına başladı. Spinoff'u, prequel'i, sequel'i, remake'i, eşi benzeri muadili olmayan, Türkiye'nin tek DİZİ KÜLTÜRÜ dergisi ve web platformu...

Bir Yorum Bırak:

Yorumunu Paylaş

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Yorumunu Paylaş

wpDiscuz
%d blogcu bunu beğendi: