Onur Seyit Yaran: Bir Psikopatı Canlandırmak İsterim

2016 Best Model Türkiye ve Best Model of the World birincisi Onur Seyit Yaran, daha yarışmaya hazırlanırken oyuncu olmayı kafasına koymuş bir isim. Eğitimine vakit ayırmak için Kalk Gidelim‘den bir süre ayrılıp sonra diziye geri dönen Yaran, o süreçte kendisini hiç yalnız bırakmayan hayranlarına teşekkür ediyor. “Onların karşılıksız sevgisine hayranım,” diyen genç oyuncu, tam bir James Dean ve Haluk Bilginer hayranı. Yaran, “İleride bir psikopatı canlandırmak isterim. La casa de papel‘deki Berlin gibi soğukkanlı bir tip olabilir,” diyor…

Best model, eski futbolcu, fitness âşığı, milli satranççı, oyuncu… Bateri çalıyor, at biniyor, okuyor, bir şeyler karalıyor, kendini geliştirmeye çalışıyor sürekli… Kalk Gidelim dizisine geri dönen genç oyuncu Onur Seyit Yaran, Muğla’da sette olmaktan çok mutlu. “Aile gibiyiz. Özellikle Ufuk Özkan, Erkan Sever ve Kerem Kupacı ile çok eğleniyorum,” diyen Yaran’ın hayranlarına da bir mesajı var: “Onlarla aram çok iyi, karşılıksız sevgilerine aynı şekilde ben de hayranım.”

Röportaj: Engin İnan
Fotoğraf: Ali Özkul

Oyunculuk hikâyeniz nasıl başladı?

Best Model yarışmasına katılmamla başladı aslında. Ekran önünde olmak için ilk adımımı yarışmayla atmış oldum…

Best Model Türkiye ve Best Model of the World birincisi oldunuz 2016’da. Hem Türkiye’ye hem de dünya standartlarına baktığında bu yarışmaların anlamı nedir sizce? Sadece yakışıklı olmak değil kriter sanıyorum, sizi neden seçtiler?

Türkiye’de bu tür yarışmalar gençlerin kendini gösterebilme, ifade edebilme biçimi olmuş bir nevi. Yakışıklılık dışında, fizik de ön planda. Uygun bir model fiziği aranıyor. Tabii bunlara ek olarak, kamp süresince hal ve hareketleriniz, disiplininiz ve sahne enerjiniz de çok önemli.

Yarışmaya katılan rakiplerinizle kendinizi kıyasladığınızda ne görüyorsunuz?

Aslında kıyaslama içinde değildik; her şey benim istediğim gibi gitti. Gerçekten çok sıkı ve disiplinli hazırlanmıştım. Aradıkları kriterlere uygun yarışmacı olduğum için jüri oyunu verdi ve o şekilde de seçilmiş oldum.

“Yarışmaya oyunculuk hedefiyle girdim”

Yarışmaya katılırken de amacınız oyunculuk muydu?

Kesinlikle oyunculuk hedefiyle girdim yarışmaya. Hazırlık sürecinde oyunculuk eğitimi almaya başlamıştım. Yarışmanın oyunculuk anlamında bana şans getireceğine hep inanıyordum.

Yarışmadan sonrası nasıldı? Hemen oyunculuk teklifleri gelmeye başladı mı? Bugün birçok ünlü oyuncuyu bize kazandıran bu yarışma gerçekten tüm kapıları açıyor mu?

İş, sadece yarışmayla bitmiyor tabii ki; kamera önünde de nasıl oynayacağını bilmek, eğitim alarak kendini daha iyi ifade yeteneği gerekiyor. Çok çalışarak, çok emek vererek, “ben oldum tamamdır,” demeyerek, hep kendini geliştirerek ilerlemem gerektiğinin hep bilincindeydim. Yarışmadan sonra görüştüğümüz yapım şirketleri oldu ve ben 1 sene sonunda Staff Film ile anlaşarak Kalk Gidelim dizisine dahil oldum.

İyi fiziğin yanına siz neler koyuyorsunuz? Oyunculuğunuzu geliştirmek için neler yapıyorsunuz?

Eğitim dışında genelde bir şeyler izleyerek ve okuyarak çalışıyorum. At biniyorum, satranç oynuyorum. Bateri derslerine başladım yakında…

“Diziye eğitimime vakit ayırmak için ara verdim”

“Kalk Gidelim” dizisiyle oyunculuk kariyerinize başladınız. Bu süreci anlatır mısınız?

Yarışmadan sonra eğitimlerime devam ettim. Böyle bir teklif gelince biz de olumlu baktık. Karakteri, hikâyeyi sevdim. Oyuncu kadrosu da çok güçlüydü. Böylece Canberk karakterine hayat vermeye başladım.

Neden ayrıldınız ve niye geri döndünüz? O dönem ayrılmanızla ilgili bazı şeyler de yazıldı…

Bazen sizin kontrolünüz dışında bir şeyler yazılıp çizilebiliyor. (gülüyor) Ben eğitimime vakit ayıramadığım için (set Muğla’da) bir süreliğine ayrıldım ve sonrasında döndüm.

Geri dönüşünüzün sıkıntı yaşadığınız ismin diziden ayrılmasının hemen ardından gerçekleşmesi manidar değil mi?

Tesadüf olmuş bence…

Set ortamından bahsedebilir misiniz? Sürekli İstanbul dışında, bir anlamda sette yaşıyor olmak nasıl?

Sette olmaktan çok mutluyum. Aile gibiyiz. Özellikle Ufuk Özkan, Erkan Sever ve Kerem Kupacı ile çok eğleniyorum. Yeni partnerim Nilay Deniz de diziye dahil olunca set daha da keyifli hale geldi. Çok enerjik sahneler çekiyor ve çok eğleniyoruz.

Muğla halkıyla ilişkileriniz nasıl? Sürekli köy kahvesinde takıldığınız doğru mu?

Köy Kahvesine gitmeyi seviyorum. (gülüyor) Halkla çok iyi anlaşıyoruz. Muğla halkı çok sıcakkanlı ve sevecen. Bu yüzden ara ara gittiğim doğrudur…

“Hayranlarımın karşılıksız sevgisine hayranım”

Hayranlarınızla ilişkiniz nasıl? Diziden ayrılınca sosyal medyada örgütlü bir çalışma oldu…

Günümün neredeyse 1 saatini sosyal medyaya, hayran mesajlarına ve yorumlarına ayırıyorum. Onlarla aram çok iyi, karşılıksız sevgilerine aynı şekilde ben de hayranım. Her yerdeler, her yorumdalar ve bu beni çok mutlu ediyor. Eğitim sürecindeki arada kesinlikle çok destek oldular, beni bir an olsun yalnız bırakmadılar diyebilirim.

Kendinizi izliyor ve değerlendiriyor musunuz? En büyük eleştirmeniniz kim?

Kendimi çok izliyorum ve tabii ki değerlendirmeler içerisine giriyoruz. Oyuncu koçlarım ve menajerim yardımcı oluyor, en büyük eleştirmenim şüphesiz ki menajerim Emrah Yıldız. (gülüyor)

Kendinize örnek aldığınız isimler var mı? En sevdiğiniz oyuncular kim?

James Dean hayranıyım. Türk oyunculardan Haluk Bilginer’i çok beğeniyor ve severek izliyorum.

İleride canlandırmak istediğiniz ya da keşke oynasaydım dediğiniz bir karakter var mı?

Bir psikopatı canlandırmak istiyorum. (gülüyor) La casa de papel‘deki Berlin gibi soğukkanlı bir tipi oynamayı isterdim.

İlk izlediğiniz dizi neydi? Bugünlerde neler izliyorsunuz? Önerdiğiniz diziler var mı?

İlk izlediğim dizi, How I Met Your Mother‘dı. Şu sıralar Elite, Black Mirror, You gibi diziler izliyorum. Dizi önerim kesinlikle Lucifer

Spor akademisi mezunusunuz. Gençlere sporla ilgili ne tavsiye edersiniz?

Spor kesinlikle çok önemli. Haftada en az 3 gün egzersiz öneriyorum ve tabii ki bol bol yürüyüş ve koşu…

Bir gününüz nasıl geçiyor?

Günüm su sıralar sette çalışarak geçiyor ama boş olduğum zamanlarda günümü spor yaparak ve dizi, film izleyerek geçiyorum. En az 1 saat okumaya ayırmaya çalışıyorum, bazen bir şeyler karalıyorum.

Sağlıklı yaşam rutininiz var mı?

Yeşil çay ve yulaf ezmesini bol tüketiyorum. Tatlı krizlerinde fıstık ezmesi vazgeçilmezim. Diyeti bozuyoruz ama… (gülüyor)

“Bir sonraki hamleyi hesaplamak, her zaman kazandırır”

İnternette sizinle ilgili bilgilerden biri de milli satranç oyuncusu olduğunuz. Nasıl başladınız? Oynamaya devam ediyor musunuz? Hayranlık duyduğunuz satranç oyuncuları kimler?

İlkokul 1.sınıfta başladım. Satranç hocası sınıfa girip rastgele dört kişi seçti, seçilenlerden biri bendim. Ara sıra oynuyorum… Zamanında Magnus Carslen’i çok beğenirdim. Çok iyi yerlere geldiğini duyuyorum.

Satranç oyuncusu olmanın hayatınıza ve oyunculuğunuza katkı yaptığını düşünüyor musunuz?

Çocukken hep gelecekte faydası olacak diyorlardı. Çocukken değil ama büyüdüğüm zaman gördüm ki bazı durumlarda çok faydası oluyor. Bir sonraki hamleyi hesaplamak her zaman kazandırır…

“Kalk Gidelim”, bu akşam 63. bölümüyle ekranda…

1 Yorum : "Onur Seyit Yaran: Bir Psikopatı Canlandırmak İsterim"

  • comment-avatar
    Sena 24 Mart 2019 (22:53)

    Bence Onur’a pek yakışmaz ama deneyebilir . Kimbilir belki çok güzel olur

Bu yazıya yorum yap

E-posta adresin görünmeyecek.