Sense8 Noel Bölümü: Daha Sıkı, Daha “Müstehcen”, Daha Politik Bir Wachowski Manifestosu | Koray Sarıdoğan

Sinema tarihine The Matrix, V For Vendetta, Cloud Atlas gibi harikaları armağan eden Wachowcki Kardeşler, son dönemde çoğu iyi yönetmenin, yapımcının ve oyuncunun yaptığı gibi kartını TV’den yana oynamış ve en yeni güzellikleri olarak Sense8 ’i karşımıza çıkarmışlardı.

İlk sezonunu 2015’te izlediğimiz Sense8, aynı gün doğan, zihinleriyle birbirlerine bağlanabilen, aynı ruh kümesinin içinde fakat dünyanın farklı ülkelerinde yaşayıp farklı ırklara ve kültürlere mensup 8 kahramanın, dünya ve dünya dışını kapsayan ruhani mücadelesini anlatan, yani Wachowski filmlerini sevenlerin çok da yabancılık çekmeyeceği bir hikâyeye sahip.

12 bölümlük ilk sezonu sona erdiğinde izleyicilerden yüksek puanlar almış fakat ikinci sezonunun ne zaman olacağı bir yana, olup olmayacağı bile muallakta kalmıştı. Neyse ki geçtiğimiz yıl aldığımız haber üzere, 2017’de dizinin ikinci sezonunu izleyebileceğimizi öğrenmiştik. Arayı epey açtığı için Wachowski Kardeşler’in bir yılbaşı kıyağı olarak hazırlanan 2 saatlik noel özel bölümü, bu hafta itibariyle Netflix Türkiye kütüphanesinde de yerini aldı.

Detaylara geçmeden önce not düşeyim: Diziyi hiç izlememiş olanlar için, temel hikâyeye dair can alıcı ipuçları içermiyor bu yazı. Ama izleyip de noel bölümünü özellikle bekleyenlerin, izledikten sonra yazıyı okumalarını öneririm.

 

Görsel Ziyafetle Süslenmiş Bir Hasret Giderme Bölümü

Noel özel bölümü, özellikle ilk yarısı itibariyle bolca müzik, bolca dans ve seks içeriyor. Koca bölümü birkaç kelimeye sığdırarak olumsuz bir eleştiri yaptığım düşünülmesin. Wachowski Kardeşler’in, kendini çoktan ispatlamış görsel gücü, bu özel bölümde de en yüksek seviyede, en güzel renkler, dekorlar ve müziklerle çıkıyor karşımıza.

Kahramanlarımız, önceki sezonun finalinde, hikâyenin kaldığı yerden devam ediyorlar. Hem kendi hayatlarında, hem toplumsal anlamda çeşitli nedenlerle ötekileştirilmiş, dışlanmış kahramanlarımız bir şekilde ayakta kalmaya, birbirlerine bağlanarak gelmekte olan felakete hazırlanmaya çalışıyorlar.

 

Sense8 Noel Bölümü Ne Vadediyor?

Önceki başlıkta da söylediğim gibi Sense8’in noel bölümü, her şeyden önce bir hasret giderme molası gibi hazırlanmış. İki saatlik bölümün ana hikâyeye katkısı, 124 dakikalık süresine nispeten çok az. Ama benim gibi, diziyi çok sevenler ve sonraki sezonu bekleyenler açısından, her bakımdan doyurucu bir bölüm olduğunu söylemek gerek.

Sırf hasret gidermek için de değil elbet. İlk sezonla ikinci sezon arasındaki kurgusal geçişlerin kısmen köprüsü işlevi de gören noel özel bölümü, ikinci sezonda hikâyenin ne kadar sertleşeceğinin de küçük ipuçlarını veriyor. Hem kendi hayatlarındaki gelişmelerin, hem peşlerindeki ajanların, hem de ruh kümelerinin izini süren kötü adamların baskısı altında gitgide daha da köşeye sıkışan 8 kahramanı sonraki sezonda daha karanlık sürprizler beklediğini hissettiren bu bölüm, ilk sezonda dirhem dirhem açıklanan ve kahramanların kendi özel hayatlarının gölgesinde kalan ana hikâyeye daha çok odaklanacağının net bir sinyalini veriyor kanımca.

 

Sense8 Yalnızca Bir Dizi Değil

 

Çok iddiali ve klişe bir ifade, biliyorum; neticede pek çok dizi, hikâyesi ve anlatmak istedikleri açısından “yalnızca bir dizi” değildir. Fakat yokuş aşağı giden yeni dünya düzeninde politik, dini ve sosyal eleştirilere korkmadan yer veren dizileri ayrı bir yere koymak gerektiğini de düşünüyorum. Yakın zaman dizilerinden Mr.Robot, Black Mirror ve ilk sezonu özelinde True Detective gibi diziler ilk aklıma gelenlerden. Örnekler çoğaltılabilir.

Hemen Şimdi Mr.Robot’a Başlamak İçin 7 Neden 

Buraya kadar “Noel bölümü ne vadediyor?” sorusuna cevaben saydığım tüm unsurların dışında dizinin bu bölümü, diziden bağımsız olarak ele alındığında bile sıkı bir eleştirel altyapıya sahip.

Wachowski Kardeşler her zaman muhalif ve eleştireldir; onları tanıyan için bu, bir sürpriz değil elbet. Fakat küresel anlamda güçlenip ağırlık verilen bir platform olarak TV’de yer almasının gücünü olabildiğince kullanan Sense8, suyu çıkarılmadan yeri geldiğinde kullanılan eleştirel unsurları tek başına bu bölümde toplamış gibi.

LGBT hakları, homofobi, ataerkil toplum yapısı, cinsiyetçilik, ekonomik eşitsizlikler, adalet mekanizmasındaki sorunlar, devletler ve çalışma prensipleri, sosyal adaletsizlikler, nefret ve önyargı derken aslında dizideki her bir kahramanın, bu ve benzeri tüm medeniyet sorunlarını temsil ettiğini görmek zor değil. Özellikle de bu özel bölüm itibariyle.

Özellikle Türkçe sözlük, forum ve sitelerde özellikle göze çarpan “eşcinsellik propagandası” yorumu hiçbir zaman gerçekçi olmadığı gibi bu bölüm itibariyle tamamen geçersiz hale getirilmiş durumda. Zira Sense8, kurgusu ve hikâyesinin ötesinde, eleştirel olarak eğildiği konular itibariyle LGBT unsurlarıyla sınırlanamayacak kadar zengin bir dizi. Tabii, homofobik bir algıyla izlenirse söz konusu propaganda eleştirisini –eşcinsellik propagandası da neyse artık- yapmak mümkün oluyor.

Sığ bakış açısının “propaganda” gibi gördüğü şey, aslında Wachowski’lerin bir bakıma “Alışın, buradayız!” deme şekli. Sadece cinsiyetçilik veya homofobi başlıklarında söylemiyorum bunu; dünya üzerinde yolunda gitmeyen, herkes tarafından gayet iyi bilinen ama dile getirilip konuşulmaktan çekinilen tüm politik problemler Wachowski Kardeşler’in hiç korkmadan dile getirdikleri, ekrana yansıttıkları problemler. Ve bu cesaretin bir gereği olarak da daha sert, daha muhalif, daha müstehcen oluyorlar ki önyargıyı kırmanın bundan daha etkili bir yolu olduğunu onlar gibi ben de düşünmüyorum. Zira ezile büzüle, çekine çekine savunulması gereken, birileri tarafından lütuf eder gibi verilmesi gereken bir hoşgörü yok onların eleştiri merceğinde. Doğrusu da bu.

Ve aslında dizinin bu özel bölümünde, hem diziye gelen bu tür eleştirilere, hem de belki rahatsız olunup sızlanılan ne varsa hepsine cevap verilmiş gibi görünüyor. Wachowski Kardeşler, yılbaşı özel bölümünü hem bir hasret giderme, hem yeni sezona bir geçiş olarak değerlendirirken, tavırlarını ortaya koyan bir manifesto niteliği vermeyi de ihmal etmemişler. İşte birkaç örnek:

Daha Fazla Dizi İncelemesi İçin Tıklayın

Tüm bu sahneler, öte yandan zaten güçlü olmakla birlikte daha da güçlendirilmiş görsel teknikler, her biri birbirinden şahane müzik seçimleri ve ana hikâyeye dair daha çok detay öğreneceğimizin sinyalleri, bize 2.sezonun çok daha müthiş ve daha bitmeden klasikler arasına girecek bir sezon olacağını vadediyor demek yanlış olmaz.

Sense8’in 2.sezonunun ilk bölümünü 5 Mayıs’ta izleyeceğiz. Epey uzun bir zaman var, ama bu bölümden sonra yeni sezona kadar diziyle ilgili yoğun bir gündem oluşacağı, epey yeni haberler ve notlar geleceği kesin.

Şimdiden iyi seyirler…

 

Ek: Noel Bölümündeki Göndermeler ve Notlar

 

İlk sezondaki Capheus karakterini canlandıran Aml Ameen, bu sezon itibariyle yerini Toby Onwumere’e bıraktı. Dizide bu; -“Bu aralar tipin değişti oğlum.” -“Yeni berber…” diyaloğuyla esprili bir şekilde duyuruldu.

 

Bölümün başlarında Amanita’nın çalıştığı dükkana giren bu ajan abimizin The Matrix’teki Smith’e gönderme olduğunu kimse gözden kaçırmamıştır herhalde. Özellikle de Hugo Weaving’e benzeyen sinir bozucu sesiyle “Amanita Caplan” deyişi, kulakta doğrudan “Mr.Anderson”ı çağrıştırıyor.

Bölümde okunan kitaplar özellikle not düşülmüş, bir bakıma dizinin konusuna referans veren kaynaklar gibi… Yani olur da Wachowski’lerin kitap tavsiyelerini dikkate almak isteyen çıkarsa şöyle:

Remote Viewers: The Secret History of America’s Psychic Spies – Jim Shcnabel

The Third Man Factor: Surviving the Impossible – John Geiger

…ve kadrajdan bir Lana Wachowski geçer…

author-avatar

1987, Ankara doğumlu. Mylos Yayın Grubu'nun sosyal medya editörlüğünü yapmakla birlikte 2010'da kişisel blogu olarak açtığı ve şimdilerde kültür-sanat-edebiyat haberleri ve eleştirilerini yayınlayan "KalemKahveKlavye.com"da editörlüğe ve yazarlığa devam ediyor. 2015'te ilk romanı Kadran Kadraj, Esen Kitap etiketiyle yayımlandı. Evli ve iki kedi babası...

Henüz Yorum Yok : "Sense8 Noel Bölümü: Daha Sıkı, Daha "Müstehcen", Daha Politik Bir Wachowski Manifestosu | Koray Sarıdoğan"

    Yorumunu Paylaş

    %d blogcu bunu beğendi: