Upload: Cennetin Aidatı Çok Mudur? | Didem Bonomo

Greg Daniels, The Office ile Parks and Recreation gibi oldukça sevilen dizilerin yaratıcılarından. Kendisinin 29 Mayıs’ta yayına girecek olan Space Force dizisi öncesi, gelin son projesi Upload üzerine konuşalım.

10 bölüm olarak tasarlanan dizi, 1 Mayıs itibariyle Amazon Prime Video üzerinden yayında olup, bize aslında çok da uzak olmayan 2033 yılında geçiyor (Şunun şurasında 13 yıl kaldı nedir ki). Upload, L.A. ve party lover Nathan’ın ölümü ve sonrasındaki hayatını ele alıyor, yanlış okumadınız ölümden sonra da hayat olacak demek ki.

Ölümü derken sanmayın ki cenazeler, krematoryum, defin işlemleri, ağlamalar, ağıtlar.. Ben sevgilisini ya da oğlunu kaybedip bu kadar mutlu olanı hiç görmedim. Neden derseniz; Sanal Kiralık Cennetler! Şaka değil. Baya baya ölmeden önce bir seyahat acentasına gidip, kumsal mı olsa, ormanlık arazi mi, yok yok ben safari yapıyım en iyisi diyebilirsiniz. VR VR olalı, böyle dua almadı.

Komedi-dram-sci-fi-gizem türündeki dizide, başrolümüz Nathan kardeşimiz, hayatı dibine kadar yaşamayı seven, hinlik cinlik dolu sevgilisi Ingrid tarafından yönetilen, oyundu, partiydi, seksti, amaaaann boşver be görünümlü Robbie Amell. Sanmayın ki içi de boş. The Flash’ta Firestorm ile ortalığı yakıp kavuruyordu. Şimdi olgunlaşmış, kendisi yazılımcı. Üstelik oldukça anlamlı bir iş üzerinde çalıştığını görüyoruz.

Kızımız Nora (Andy Allo), kendisi bu kiralık cennetlerden en meşhuru olan (huzurevi diyen de var) Lakeview’de müşteri danışmanımız olur. “Melek” dediğiniz anda hoop yanınızda bitiveriyor. Evde denemeyin deli derler. Gerçekten müthiş bir iş. Avatarlarını tasarlayıp, saçına başına, kılığına kadar karar verip hooop bir tuşla uykuya dalmalarını becerebiliyor. Keşke her şey bu kadar kolay olsa! Her işte olduğu gibi cennette bile müşteri danışmanlarına huzur yok maalesef.

Upload, Nathan’ın o tasarım harikası, içine rahatça yerleşip bakına bakına seyahat edilen aracında şüpheli bir şekilde kaza geçirip, acilen hastaneye kaldırılmasıyla başlar. Kuklacı sevgilisi Ingrid, çocuğu hile hurdayla oyuna getirip ameliyata sokmadan kendi rezervasyonuyla Lakeview’e gönderir. Hooop Upload!

Bu bir nevi Nathan’ı köle almaktır, itiraz ediyoruz. Oda servisi, kılık kıyafet, ekstralar derken, Nathan Ingrid’e göbeğinden bağlıdır. Hatta, uygulama içi satın almalar, cennette bile “geç” tuşuna basamadığın reklamlar.. Biz burada yıldık çocuk ne yapsın. Nathan, harçlıkla sanal alemde yaşarken, “Ölünce bile rahat yok” denilen türden bir durumda kalır. Yazık!

Vintage odalar, şömineler, golf hizmeti, manyak bir açık büfe, gelsin içkiler, gitsin göl manzarası.. Kendi cenaze törenine bile katılıp, konuşmanı okuyabilirsin o derece. Sanırım şu an herkese tatlı gelir. Ama öldün sonuçta, ne hayrı var.

Nathan, müşteri temsilcisi Nora ile tanışır ve zaman ilerledikçe gerçekten kendisini dinleyen ve anlayan biri olduğunu fark eder. Avatarla aşk nasıl olacak acaba telaşına düşmedik desem yalan olur. Nora’nın işine aşkı da takdire şayan. Müşterilerinin vereceği puanların peşinde, ekmeğinde kız napsın.

Nathan kardeşimiz ve Nora Reis arasındaki “müşteri-danışman” ilişkisi bir süre sonra yerini gerçek duygulara bırakır. Nathan’ın ölümüne dair duyulan şüphe, ortağı Jamie’nin ortalıkta görünmemesi, Ingrid’in garip halleri gibi ilginç durumlar Nathan ve Nora’yı bir maceranın içine sokar. Ölümünün cinayet olduğundan şüphelenen Nathan, Nora’nın bulduğu kanıtlarla da bu gerçeği ortaya çıkarmaya çalışır. Tepemizde baş öğretmen Ingrid varken nasıl olacaksa artık!

Kukla olmayı kendine yediremeyen delikanlı Nathan, bazı soruların cevaplarını bulup nefes alınca (sanal nefes diyelim) kendi ayaklarının üzerinde durmaya karar verir. Aidatı bu kadar yüksek kiralık cennetimiz Lakeview’de parasız pulsuz bir başına kıyamam.

Her kapitalist sistemde olduğu gibi sanal cennetimizde de “parası olmayanlar” için bir bölüm var tabi ki. 2 GB’lıklar! Ahhh anneciğini aradın hooop bitti gb, Nathan donuk yaşayacak artık ne yapalım…

Nathan’a benden bir şarkı; “Vuruldum ama ölmedim, Geliyorum işte aslan gibi”

Üzülmeyin 2. Sezon onayı da aldık, bizden mutlusu yok. Belki Greg Daniels 🙂

Hadi Cennete uzanalım, İyi seyirler..

author-avatar

16.05.1984 İzmir doğumlu. Uzunca bir dönem organizasyon şirketi ve otellerin kurumsal satış müdürlüğünü yürüttükten sonra sinema dünyasına CGV Mars Cinema Group ile giriş yaparak, sektörün içinde yer almak ve dinamikleri takip etmek istedim. Sinema Filmlerinin Gala Organizasyonları, dizilerin ön gösterimleri, konsept etkinlikler, müthiş gösterimler, özel projeler ile hem içeriği doya doya yaşama hem de bu içerikleri yaratıcılıklarımızı kullanarak keyifli organizasyonlara dönüştürme şansına sahibim. Sinemada sadece izleyiciyken, şimdi bir de tam kalbinde olmak harika bir duygu.

1 Yorum : "Upload: Cennetin Aidatı Çok Mudur? | Didem Bonomo"

  • comment-avatar
    Ercan TONGANSOY 15 Mayısısıs 2020 (22:03)

    Başarılarının devamını dilerim. Yolun açık olsun

Bu yazıya yorum yap

E-posta adresin görünmeyecek.