Yedinci Hayat: Ya Hayatınızı Yedi Kişiye Bağlı Olarak Yaşamak Zorunda Kalsaydınız? | Deniz Ali Tatar

Dünyada hızla yaşanan nüfus artışının, kontrolden çıkıp bir gün daha da yükseleceği zamanlarca konuşulup durmuştur. Pek çok filmde de bu konu işlenmiştir, her bir kısmıyla… Bu artışa bağlı olarak ihtiyaç ve kaynakların da hızla tükenmeye başlaması… Ama her zaman bu konular konuşulduğu gibi unutulup gitse de, bir gerçek olma durumu her zaman kendini göstermektedir. Unutulsa da, her gün bir doğum oluyor ve her ülkede nüfus gitgide artıyor…

Yönetmenliğini, daha önce “Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları” filminden hatırlayacağınız Tommy Wirkola’nın üstlendiği “Yedinci Hayat” sinemaseverlerle buluştu. Filmin başrolünde ise yediz kardeşleri canlandıran Noomi Rapace rol alıyor. Diğer rollerde ise Glenn Close, Willem Dafoe, Marwan Kenzari ve Christan Rubeck gibi isimler var.

Dünyada sebepsiz bir şekilde nüfus hızla artmıştır ve kaynaklar gitgide azalmaktadır. Bundan sebeple, Doktor Nicolette Cayman, “Her Aileye Bir Çocuk” politikasını devlete sunar ve bu yasa yürürlüğe girer. Bundan sonra ikinci kez doğan çocuklar, Çocuk Tahsisi Bürosu’na yönlendirilecek ve daha iyi bir gelecek gelinceye kadar uyutulacaklardır. Hikayemiz, birbirinin birebir aynı olan yediz kız kardeşlerin doğmasıyla devam eder. Bu yediz kız kardeş, büyük babaları tarafından sadece dışarında bir kişi olmaları için büyütülmektedirler ve bu yasa ile tehlikeli bir saklambaç oynamaktadırlar. Karen Settman adında tek bir kadın olarak haftanın her günü farklı bir kardeş dışarı çıkmaktadır. Yıllar sonra bu oyun devam ederken, kardeşlerden birinin bir gün eve geri dönmemesi bütün düzeni yıkacaktır…

Ortaya çıkan iş ilgi çekici bir senaryoya güçlü performansları olan oyuncuları katarak; başarılı bir sinematografi ile izleyenlerde bekleneni karşılıyor. Yedinci Hayat, daha önce de denenmiş olan nüfus artışı için alınan önlem, kıtlık v.b. konuları içeren filmler gibi başarılı bir fikirle yola çıkıyor. Ama Yedinci Hayat’ın onlardan farkı, hikayesinin ilerleyişi ve aksiyonla hikâyeyi akıcı ve anlaşılır bir dille birleştirmiş olması.

Filmin başarılı kurgusu da parıldayan cinsten. Sıralı bir gidişat izlesek de, kardeşlerin büyüklük hallerinde, araya büyükbaba ile yaşadıkları, verilen dersler, saklanma çabaları ve o anda yaşanan bir olayın geçmişte yaşanan olayla örneklendirmesi ayrı bir lezzet katar durumda. Ama belki filme şöyle bir ufak ekleme yapılsa, hiç de fena olmazdı demedim değil içimden: Her bir yediz kardeşin Pazartesi, Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma, Cumartesi ve Pazar’ın kişilik özelliklerini filmde yer yer görsek de her bir karakter kendini birkaç cümle ile anlatabilirmiş. Giriş sahnesi aslında bizi şaşırtıcı bir yere götürse de, başlangıçta özelliklerle ilgili bir kısım yer alabilirmiş.

Filmin parıldayan bir diğer noktası ise kuşkusuz oyunculuk performansları. Yedi farklı türdeki karakteri canlandırmanın zorluğunu hepimiz az çok tahmin edebiliriz. Noomi Rapace’in 7 kat fazla gösterdiği performansı beklentileri karşılıyor.  Aslında her bir kardeşin farklı özelliği var; kimisi planlı, kimisi sert ve aksi, kimisi uçarı, kimisinin bilişim hafızası yüksek…gibi. Rapace yedi karakteri aynı anda çalışıp farklı özelliklere sahip kadınları bir çatı altına toplayarak Karen Settman olmayı başarıyor. Bu yıl farklı karakterleri aynı filmde oynayan Manifesto filmiyle Cate Blanchett ve Split filmiyle James McAvoy’un performansları da muhteşemdi. Ama Noomi Rapace’i izlediğinizde, onlardan bir tık üstteki başarısını göz ardı edemeyeceksiniz. Aksiyonu bol sahnelerde de başarılı performansını büyülenmiş bir şekilde izliyorsunuz ve büyük bir alkışı bu noktada da hak ediyor kendisi.

Doktor Cayman rolündeki Glenn Close ve yardımcısı Joe rolündeki Christian Rubeck’in başarılarına da filmde belirdikleri anda sinir olmaya başlamamızla tanık oluyoruz. Marwan Kenzari de Adrian rolüyle aşk adamı olarak Rapace’e iyi bir yardımcı. Gelişme ve sonuç bölümünde kendisinin bolca yer alması güzel duruyor.

Vizyonda fantastik bir yenilik arıyorsanız; ama çok efekti de olmasın, ama heyecanı aksiyonu bol, performansları şahane ve akıcı hikayesi olan bir film arıyorsanız “Yedinci Hayat” tam size göre. Hırslar, yalanlar, birlik beraberlik, hayat mücadelesi, düşünmek… kısacası belki de kendinizden ve hayattan da bir şeyler bulabileceğiniz duygular var. Ben filmden çıktığımda zamanın durduğunu ve Settmann kardeşlerin hayatına belirdiğimi hissetmiştim. Bu duyguyu, filmi izlerken hissedebilmeniz dileğiyle…

Twitter: @CarpeDiem_Dali

Henüz Yorum Yok : "Yedinci Hayat: Ya Hayatınızı Yedi Kişiye Bağlı Olarak Yaşamak Zorunda Kalsaydınız? | Deniz Ali Tatar"

    Yorumunu Paylaş

    %d blogcu bunu beğendi: