The Economist, Türk Dizilerini Değerlendirdi!

 The Economist, Türk Dizilerini Değerlendirdi!

Dünyanın en önemli dergilerinden The Economist, internet sitesinde, Türkiye’nin nasıl ABD’nin ve Birleşik Krallık’ın ardından en büyük dizi ihracatçısı olduğunu inceleyen imzasız bir makale yayımladı.

The Economist, önemli veriler paylaştı

Britanya merkezli haftalık dergi, Türk dizilerinin dünyanın dört bir yanında izlendiğini ve Türkiye’nin şu anda dünyanın en büyük üçüncü dizi ihracatçısı olduğunu vurguluyor.

Dergi, Muhteşem Yüzyıl ilk kez 2011 yılında yayınlandı ve Türk dizilerinin dünyaya açılan ilk dalgasının bir parçası oldu,” diyor ve yeni favorinin Çağatay Ulusoy‘un yeni dizisi Gaddar olduğunu ekliyor.

  • Dergi, dünyada Türk dizilerine olan büyük ilgiye dair rakamları paylaştıktan sonra bu ilginin nedenlerine dair kendi yorumlarını da paylaşıyor. The Economist’in paylaştığı verilerden bazıları şunlar:
  • Türkiye, ABD ve Birleşik Krallık’ın ardından dünyanın en büyük üçüncü özgün dizi ihracatçısı konumunda.
  • Veri firması Parrot Analytics’e göre, 2020-2023 yılları arasında Türk dizilerine yönelik küresel talep yüzde 184 artarken, bu oran Kore dizileri için yüzde 73 oldu.
  • Türk dizileri sadece Orta Doğu’da değil, Avrupa ve Latin Amerika’da da popüler.
  • Geçen yıl yeni Türk dizilerini en çok ithal eden ilk üç ülke İspanya, Suudi Arabistan ve Mısır oldu.
  • İstanbul Ticaret Odası, Türkiye’nin dizi ihracatından 2022 yılında 600 milyon dolar gelir elde ettiğini tahmin ediyor; bazı analistler ise satışların yakında milyarlara ulaşacağını öngörüyor.

İngiliz dergisine göre, Türk dizileri özellikle eski Osmanlı topraklarında Türkiye’nin imajının güçlenmesine de katkıda bulunuyor.

Türk dizileri yurt dışında neden izleniyor?

The Economist, Türk dizilerinin neden bu kadar sevildiğini de analiz ediyor. Derginin analizine göre, Türkiye’nin dünyanın en büyük üçüncü dizi ihracatçısı olmasının 9 temel nedeni var.

1. Göze hitap ediyor

“Bu dizileri bu kadar izlemeye değer kılan nedir? Öncelikle göze hitap ediyorlar.”

Dergiye göre, Türk dizileri göz alıcı manzaralara, lüks kostümlere ve yakışıklı oyunculara sahip. Üstelik bu dizilerden bazıları romantizm ve intikamı harmanlıyor. Dergi, Yargı dizisinin 2023 yılında En İyi Telenovela dalında uluslararası Emmy ödülünü kazandığını hatırlatıyor.

2. Arap izleyicilerin takdiri

Dergi şöyle diyor: “Arap izleyiciler, Türk dizilerinin Müslümanları Hollywood’un sıklıkla yaptığı gibi terörist ya da taksi şoförü olarak değil, kahraman olarak göstermesini takdir ediyor.”

3. Erkenci Kuş dizisi ve sansürün yaratıcılığa katkısı

“Sansür yönetmenleri yaratıcı olmaya zorluyor ve hatta izleyiciler için cinsel gerilimi artırabiliyor” diyen dergi, dizilerde alkollü içeceklerin bulanıklaştırıldığını ve sevişme sahnelerinin yasaklandığını kaydetti. Erkenci Kuş dizisini örnek veren dergi, “gereksiz sevişme sahnelerinin yerini özlem dolu bakışlar ve uzun dokunuşların aldığını” belirtti.

4. Karakterleri esin kaynağı oluyor

“Amerikalı aşk romanları yazarları da Türkiye’den örnekler alıyor. New York Times’ın çok satan romanı Yours Truly‘nin yazarı Abby Jimenez, erkek kahramanını Sen Çal Kapımı dizisindeki bir karaktere dayandırdı.”

5. Seks ve vahşetten kopuş

“Bir televizyon veri firması olan Glance’e göre, 2023’ün ilk yarısında İspanya’da en popüler üç dizi Türk pembe dizileriydi. İspanyollar ve Latin Amerikalıların pembe dizi izleme geçmişi var,” diyor The Economist. Dergiye göre, bazı izleyiciler de “Batı televizyonunun seks ve vahşetinden bir kopuşu hoş karşılıyor gibi görünüyor.”

6. Yüksek prodüksiyon değeri

Dergiye göre, İspanyolca konuşan izleyiciler Türk pembe dizilerinin yüksek yapım değerinden etkileniyor. Bir pembe dizi tedarikçisi, Latin Amerika’daki pembe dizilerin “ucuz göründüğünü” söylüyor. Georgia Üniversitesi’nden Carolina Acosta-Alzuru, “Türkiye ve Latin Amerika’daki insanların duygularını utanmadan ifade ettiklerini, dolayısıyla melodramın her iki kültürde de işe yaradığını” belirtiyor.

7. Reklam saati yaratıyor

Dergiye göre, Türk dizileri programcılar için de çok faydalı. Türkiye’de diziler haftada bir kez yayınlanıyor ve üç saate kadar çıkabiliyor. Ancak yabancı ülkelere satıldıklarında daha fazla bölüme ayrılabiliyor ve daha sık, bazen her gün yayınlanabiliyor. Televizyon kanalları dizileri yüzlerce bölüme yayabiliyor. Kore dizileri sadece 13 reklam saati sürerken, Türk dizileri 200 saate kadar çıkabiliyor.

8. Dil ve dublaj

Derginin analizine göre, bazı izleyiciler kendi dillerinde yeterince içerik bulamadıklarından şikayetçi. Türk dizilerine İspanyolca dublaj yapmak ise zor değil çünkü tek bir versiyon tüm İspanya’ya ve Latin Amerika’nın büyük bölümüne dağıtılabiliyor.

Lehçe ya da Yunanca gibi daha az konuşanı olan diller için TV kanalları altyazı gibi daha ucuz çözümlere başvuruyor. Hatta bazı insanlar dizileri izleyebilmek için Türkçe öğrenmeye çalışıyor. Dizinin hayranları sosyal medyada birbirleri için dublaj bile yapıyor.

9. Dijital platformlar

Dergiye göre geleneksel yayıncılığın yanı sıra dijital platformlar için üretilen diziler de büyük ilgi görüyor. Bu noktada Kulüp dizisini örnek veren dergi, dijital platformların daha cesur diziler ürettiğini vurguladı.

Editör

Aralık 2016'da yayın hayatına başladı. Spinoff'u, prequel'i, sequel'i, remake'i, eşi benzeri muadili olmayan, Türkiye'nin tek DİZİ KÜLTÜRÜ dergisi ve web platformu...

Related post

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir