‘Mad Men’ ve Depresyon

Editör
Editör
TarafındanEditör
Aralık 2016'da yayın hayatına başladı. Spinoff'u, prequel'i, sequel'i, remake'i, eşi benzeri muadili olmayan, Türkiye'nin tek DİZİ KÜLTÜRÜ dergisi ve web platformu...
6 dakikalık okuma

Yiğit Karaahmet‘in bu Mad Men yazısı, Episode’un Aralık özel dijital sayısında yayımlanmıştır

Karantinanın ikinci dalgası bana pek iyi gelmedi. Hoş, kime iyi geldi diye bu noktada sormak lazım ama bunu bile soracak halim yok, inanın.  

İlk dalgayı daha kolay, daha işlevli geçirmiştim. Tahmin edilen oldu, ikinci dalganın kışa rastlaması mevsimsel depresyonla ve her kış olan aşırı yeme alışkanlığımla da birleşince güm! 

Günlerdir depresyon çizgisinin altında bir yerde sabit kalmış durumdayım. Sadece depresyonun üst sınırına yaklaşıyorum ve pozitif bir yere geçme ihtimalimin de olduğunu sanmıyorum. Hayatım boyunca depresifliğe ve asosyalliğe olan aşırı bağımlılığını kınadığım babam gibi oldum sanırım. 

Ve bu durumdayken beynim yeni bir şey almıyor maalesef. İzlediğim her yeni şey bana bir başkasının başarı hikâyesine ve oldurmuşluğuna şahit olmak gibi geliyor. Ben kendimi bir köye kapatıp bu dağlara baka baka sandıkta unutulan bir mücevher gibi kararırken biri daha Netflix’e bir şey yapmış, biri daha asla yazacak bir ortam bulamayacağım harika bir fikri hayata geçirmiş, biri daha ne kadar komik, ne kadar genç, ne kadar yakışıklı… 

Bir şey izlemeden de geçmiyor bu kara dönem, farkındayım. O yüzden izlediğim ve sevdiğim şeyleri bir kere daha izliyorum. Zaten klasikleri seviyorum, o yüzden sorun olmuyor, bu şekilde de bu derginin kendi formatı içinde bir şey tutturduğuma inanıyorum. Bu dönem yeni bir şey övüp öneremeyeceğim sevgili Episode okuru. Bunlarla idare edeceksiniz maalesef. 

Depresyonun bu halkasında seçtiğim şey ise Mad Men’di. Ve çok ilginç bir şey oldu: Mad Men’i bu sefer beğenmedim. 

Hatta bunu neden bu kadar beğenmişiz ve neden bu kadar övmüşüz, anlamadım. Zamanla farklı şeyler izledikçe ve türlerin değişik örnekleriyle karşılaşınca beğeni kıstasımız değişiyor gibi kolay bir yerden cevaplamaya çalışabilirim bu soruyu ama sanmıyorum. O zaman neden aradan geçen o kadar zamandan sonra Six Feet Under hâlâ etkisini kaybetmemişti ya da Game of Thrones bir yılın ardından bambaşka bir şeye dönmedi? The Sopranos neden hâlâ -bence- tarihin en iyi yazılmış draması? 

Sadece Mad Men’de bu olmamışlığı hissediyorum. Buna en yakın verebileceğim cevap şu oldu; toksik erkeklik artık o kadar bayağı, o ka dar mide bulandırıcı ve gördüğümüz anda deşifre edebildiğimiz bir şey ki Mad Men’in etkisi yıllar boyunca azalmış ve negatif bir duyguya geçmiş artık.

Geçenlerde çok güzel bir tweet gördüm: Freud yaşasaydı şu anda Twitter’da linç edilirdi ve herkes onu eleştirirdi diye. Mad Men’de de aynı şey geçerli bence. Şu an çekilse o zamanki kadar etkili olur muydu bilmiyorum açıkçası.

Mad Men‘i yeniden izlerken tüm sezonları boyunca bize neden bu kaba, mizojin, toksik adamı izletiyorlar ve onu anlamamızı istiyorlar diye düşündüm sadece. 

Mad Men’i yeniden izlerken tüm sezonları boyunca bize neden bu kaba, mizojin, toksik adamı izletiyorlar ve onu anlamamızı istiyorlar diye düşündüm sadece. Don Draper gerçek bir toksik erkek ve şu an baktığımda yedi sezon boyunca bize onu göstermişler, üstelik bir de onu anlamamızı istemişler. Evet, Don Draper hâlâ çok yakışıklı. Hâlâ dizi tarihinin gördüğü en iyi baldırlara, dar pantolonun oturduğu en güzel kıça ve salıncak kurup sallanmak istediğimiz genişlikteki omuzlara sahip. İnsan gidip kucağına oturup ona kucakladığında biraz kendi ağırlığını bırakarak birazcık asılı kalmak istiyor. Ama bu onun toksikliğini yok etmeye yeterli mi? Sanmıyorum.

Sadece Don Draper özelinde değil, tüm erkek dünyası bu şekilde cilalanırken kadınlara dair umut verici ne kadar az şey oluyor ve hepsi bir şekilde bu maskülen hikâyeyi desteklemek için canla başla çalışıyor. Dizinin belki de kadınlığa dair umut veren tek şeyi Peggy’nin sekreterlikten metin yazarlığına yükselmesi, onu da bir erkekle aradığını bulması üzerinden finalize ediyorlar. Hele ki Don’un ilk karısı Betty’ye biçilen hikâye ise neredeyse Türk melodramı düzeyinde kalıyor.

Bunların dışında Mad Men dizisinde bir de akıcılıkla ilgili bir sorun var bence. Bir türlü ilerleyemiyor dizi, aralarda sanki küçük duraklar var, oraya takılıp bir süre bekliyoruz. Diyaloglar bazen konunun çok dışında apayrı bir yerden çalıyor, meseleyle ilgisini anlamakta güçlük çekiyorum. Aynı şekilde ilk izlediğimde aşırı beğendiğim tüm o reklam kreatif süreciyle ilgili yerleri de eskisi kadar güçlü bulmadığımı belirtmeliyim. Bazı kampanya fikirleri acayip iyiyken bazıları yanına bile yaklaşamıyor. 

Ama tekrar izlediğimde beğendiğim şeyler de oldu. Mesela bazı sahneleri Don’un çocuklarının hatıralarıymış gibi çekmişler. Çok garip ve güzel açılarda çekilmiş, çok tanıdık bir yerde bırakılmış sahneler bunlar. Sanki bize hikâyeyi kız ve oğlanın seneler sonra anlattığını ya da o anı yıllar sonra mutlaka hatırlayacaklarını düşünüyoruz. Hepimizin çocukluk hatırasında kalan anne ve babamızı oturttuğumuz bir yerin başka evlerdeki yansımasını görmek gibi. Bu tür nüanslar ve elbette müthiş bir prodüksiyon, kostüm, dekor, ve saç-makyajın elbette hakkını yiyemem.

Mad Men dizisinin depresyonuma çok iyi geldiğini de söyleyemeyeceğim. Sanki bütün erkekler adiler, dünyayı hâlâ onlar yönetiyor ve tıpkı Don’un hayatında da olduğu gibi mutluluk diye bir duygu yok, mutlu olduğumuzu sandığımızda bile içimizdeki derin karanlık bizi asla terk etmiyor.

Mad Men’i tekrar izlemek isteyenlere baharı bekleyin, ikinci dalgadaki hakkınızı The Office’ten yana kullanın derim. 

Bu içeriği paylaş
TarafındanEditör
Takip et:
Aralık 2016'da yayın hayatına başladı. Spinoff'u, prequel'i, sequel'i, remake'i, eşi benzeri muadili olmayan, Türkiye'nin tek DİZİ KÜLTÜRÜ dergisi ve web platformu...

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Haftanın Reytingleri | 24 – 29 Mart

Geçtiğimiz haftanın reytingleri açıklandı. Bu hafta Total kategorisinde zirvenin sahibi 15.70 puanla Uzak Şehir…

Editör
Tarafından Editör

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Çok Okunanlar

Furkan Andıç tabii’nin ‘Muhabir’ Dizisinden Çıkarıldı

TRT'nin Teşkilat dizisinde rol alan Aybüke Pusat'ın diziden çıkarılmasının ardından ona destek…

Editör
Tarafından Editör
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!