33. Adana Altın Koza Film Festivali: Çukurova’nın Sinema Geleneği, ‘Bir Arada Yalnız’ ve Dahası

Orçun Onat Demiröz
Orçun Onat Demiröz
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve...
9 dakikalık okuma

33. Adana Altın Koza Film Festivali, geçen cumartesi düzenlenen ödül törenin ardından sona erdi. Ulusal sinemamızın en köklü, en önemli festivallerinden biri olan Altın Koza, yeni yönetmenlere ve bağımsız yapımlara açtığı alan ile de farklı bir ağırlığa sahip.

Aslında ilk olarak 1969’da “Altın Koza Film Şenliği” ismiyle düzenlenen ve sinemamızın öncü yönetmeni Metin Erksan’ın Kuyu yapımıyla en iyi film ödülünü kazandığı festival, 70’lerde ve 80’lerde yaşanan siyasi krizler nedeniyle sekteye uğradı. 1992’de tekrar düzenlenmeye başlayan festival,  yoluna büyüyerek ve uluslararası bir şekilde devam ediyor.

Tabii bir yandan da Adana ve Çukurova demek, Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Yılmaz Güney demek, onların edebiyatımızda ve sinemamızda bıraktığı devrimci miras  demek. Ülkemizdeki kapitalistleşme sürecinin ve sınıfsal çatışmanın en belirgin yansımalarını sunan Çukurova, bereketli toprakların, mevsimlik işçilerin ve göçün en doğal manzaralarını gözler önüne serer. Toplumsal gerçekçiliğin simgesi haline gelen bu bölge, zamansız hikâyeleriyle de özel bir yere sahiptir.

Kuşkusuz bu motiflerin sinemamızda en iyi kullanıldığı filmlerden biri Yılmaz Güney’in 1970 yapımı Umut eseridir. Üçüncü ve politik sinemanın Türkiye’deki klasiklerinden biri olan Umut,  hem İtalyan Yeni Gerçekçiliği’nin izinden giden yapısı hem de kapitalizmin öğüttüğü hayalleri, çaresizliği ve yoksulluğu “Faytoncu Cabbar” üzerinden portreleştirmesiyle bir dönüm noktasıdır.

Doğrusu 33. Adana Altın Koza Film Festivali kapsamındaki en güzel etkinliklerden biri O’film ekibi tarafından tasarlanan ve Umut filminin çekildiği gerçek mekânların izini süren rotaydı. Sinema tarihimiz ile bağlantı kuran bu rota, Adana’nın saklı köşelerini keşfetmek için de güzel bir fırsattı. Öte yandan Adana Altın Koza Film Festivali’nin bu yılki programı ve seçkisi hayli kapsamlıydı. “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması”ndaki yapımların gösterimleri yanı sıra farklı etkinlikler düzenlendi. İki tane de önemli “masterclass” (ustalık sınıfı) gerçekleştirildi.

Asghar Farhadi ve Ferzan Özpetek ile Bitmeyen Tutkular

altın koza

Açıkçası ulusal yarışma heyecanı ve film gösterimleri tüm hızıyla devam ederken, genç sinemacılara yönelik yapılan atölyeler, akademi etkinlikleri hayli ilgi çekiciydi. Bu doğrultuda festivale konuk olan İranlı yönetmen Asghar Farhadi ve Ferzan Özpetek’in düzenlediği ustalık sınıflarına yoğun bir ilgi gösterildi.

Aynı zamanda kendisine “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” takdim edilen Asghar Farhadi, senaryo oluşturma süreçleri ve duygulanımı hakkında ilham veren bir konuşma yaptı. The Salesman, A Separation ve About Elly gibi filmleriyle dünya sinemasında önemli bir yere sahip olan yönetmen, Hollywood’u reddedişi üzerine de örnekler verdi. Özellikle A Separation‘ın yazım süreci ekseninde verdiği anekdotlar dikkat çekiciydi.

Tabii, yeri gelmişken şunu da hatırlatayım, birkaç yıl önce eski öğrencisi Azadeh Masihzadeh tarafından kendisine bir intihal davası açılmıştı. Azadeh Masihzadeh, Asghar Farhadi’nin A Hero filminin konseptini kendi belgeseli All Winners All Losers‘dan çaldığını iddia etmişti. Fakat Asghar Farhadi, 2024’te ilgili mahkemenin verdiği kararla intihal suçlamalarından aklandı ve temize çıktı.

Ferzan Özpetek ise ustalık sınıfında sinemaya başlama hikayesi ve İtalya’daki ilk yılları üzerinde durdu. Vahide Perçin ile birlikte “Onur Ödül”ü alan Ferzan Özpetek, ünlü İtalyan aktör Massimo Troisi sayesinde yönetmenlik yolunun nasıl açıldığını sinemaseverlerle paylaştı. Ayrıca ilk uzun metrajı Hamam‘ın zorlu yapım sürecinden de bahseden Ferzan Özpetek, sinemasındaki renkler, detaylar ve çalışma metotları hakkında bilgiler verdi.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında Öne Çıkanlar ve Kazananlar

33. Adana Altın Koza Film Festivali’nin “Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması” bölümünde toplamda 10 yapım yarıştı. Ana jürinin başkanlığını Zuhal Olcay üstlenirken Şebnem Bozoklu, Salih Bademci, Erdem Tepegöz, Nilgün Öneş, Gökhan Tiryaki ve Ayça Çiftçi jüride yer aldı. Ali Vatansever’in Bir Arada Yalnız filmi “En İyi Film” ve “En İyi Yönetmen” ödüllerinin sahibi oldu.

Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri ise teknik dallarda kendisini gösterdi, “En İyi Görüntü Yönetmeni”, “En İyi Sanat Yönetmeni”, “En İyi Kurgu” ödüllerini kazandı. Filmin başrolündeki Hazar Ergüçlü de “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne layık görüldü. Tabii Hazar Ergüçlü’ye bir parantez açmak lazım. Ödülünü alırken yaptığı yürekten konuşma alkışı fazlasıyla hak etti. Madenci çocuklarına ve adaletsizliğe yönelik söyledikleri oldukça dokunaklıydı, söylenmesi gerekenleri kendi ailesinden örnekler vererek çok duygusal bir tonda söyledi.

Bununla birlikte “En İyi Senaryo” ödülü Pınar Yorgancıoğlu’nun yönetmenliğini üstlendiği  Karanlıkta Islık Çalanlar filmine gitti. SİYAD’ın “Cüneyt Cebenoyan En İyi Film” ödülü ise Nuri Cihan Özdoğan’ın Ölü Köpekler Isırmaz filmine verildi. Ayrıca Film Yönetmenleri Derneği (Film-Yön) “En İyi Yönetmen” ödülünü Pınar Yorgancıoğlu ve Ali Vatansever paylaştı.

Ancak kişisel fikrim, bu iki ödül kolaycılığının değiştirilmesi gerektiği yönünde. Ayrıca karmaşık bir ödül mekanizması var ve ödüller genellikle filmler arasında paylaştırılıyor. Bu kolaycılığın jüriyi de atıl hale getirdiğini düşünüyorum. Aasıl önemli olan orada bulunmak ve festival ruhunu yaşamak.

Ek olarak, ödül töreninin başında bu yıl hayatını kaybeden Zihni Göktay, Haldun Dormen, Serhat Kılıç, Gülşen Tuner, Kanbolat Görkem Arslan, Ali Tutal, Ferdi Altuner ve Kadir İnanır gibi ustaların anılması kıymetliydi. Bunu da ifade ettiğime göre festivalde öne çıkan filmlerden kısaca bahsedebilirim.

Bir Arada Yalnız – Ali Vatansever

Ali Vatansever’in hem yazdığı hem de yönettiği Bir Arada Yalnız, ölümcül bir hastalıkla boğuşan bir gencin son günlerini ve ailesinin geliştirdiği savunma mekanizmalarını çarpıcı bir yerden ele alıyor. Ölüm bilinciyle yüzleşen film, hikâyesine entegre ettiği VR gözlüğü ve sanal gerçeklik ile alternatif bir dünya sunmayı başarıyor.

Yaşam ve ölüm diyalektiği üzerine bir yapım olan Bir Arada Yalnız, Türkiye’nin sosyopolitik gerçekliğine ve toplu konut çaresizliğine de ayna tutuyor. Acı dolu, yürek burkan bir hikâye anlatan Bir Arada Yalnız, melodrama ya da duygu pornosuna dönüşmeden ölümden korkma hâlini adres ediniyor.

Mutter:  Bir Annenin Hatıra Defteri – Alphan Eşeli

Teknik dallara damga vuran Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri, feodal ataerkil bakış açısının canavarlaştırıcı etkisini merkezine alan ve kadın bedenine yönelik sosyopsikolojik okumalar sunan bir yapım. Doğrusu son yıllarda kadın bedeninin heteronormatif ve erkek egemen toplum tarafından idealize edilmesine karşı çıkan filmler revaçta. Jennifer Kent’in annelik travmasını deşen The Babadook filmi bu açıdan yeni bir yol belirlemişti. 

Aphan Eşeli de Mutter: Bir Annenin Hatıra Defteri‘nde body horror ögelerini kullanıyor ve melez bir anlatı kuruyor. Annelik kodları ve kutsallık söylemleriyle oynayan film, yalnızlığa itilen ve dışlanan kadınlara yönelik toplumsal bir eleştiri geliştiriyor. Hazar Ergüçlü’nün performansı ise film ile bütünleşiyor.

Karanlıkta Islık Çalanlar– Pınar Yorgancıoğlu 

Pınar Yorgancıoğlu’nun ilk uzun metrajı Karanlıkta Islık Çalanlar, Türkiye prömiyerini İstanbul Film Festivali’nde gerçekleştirmişti. Ankara’da yaşayan 3 kişilik bir aileye odaklanan yapım, Türkiye’nin güncel ekonomi politik düzlemi içinde eriyen orta sınıfın buhranlarına ve hayaletlerine işaret ediyor.

Aynı zamanda Ankara’nın kendine has ruhunun sirayet ettiği Karanlıkta Islık Çalanlar, müzik kullanımı ve kara mizah dozuyla da fark yaratıyor. Gelecek kaygısına, umutsuzluğa, depresyona dönük bir uzamda hareket eden film, boşluk hissinin ve terk edilmiş hayallerin izdüşümünü yansıtıyor. 

Ölü Köpekler Isırmaz – Nuri Cihan Özdoğan

Ölü Köpekler Isırmaz, Avrupa’nın atık çöplüğü haline getirdiği Türkiye’ye dair güncel bir sistem ve sömürü eleştirisi sunuyor. Nuri Cihan Özdoğan, ilk uzun metrajında köpek ve atık metaforları üzerinden Adana’ya özgü sınıfsal bir hikaye anlatıyor. Kapitalizmin pasifize ettiği, çaresizlik içinde dipte debelenen ve suça meyleden hayatları merceği altına alıyor.

Filmin İtalya’nın kült suç draması Gomorrah‘ı referans alan gerçekçiliği ve görsel dili hayli ilgi çekici. Festival devam ederken filmin yönetmeni Nuri Cihan Özdoğan ile bir röportaj gerçekleştirdim, o röportaj da çok yakında Episode Dergi’de.

33. Adana Altın Koza Film Festivali’ni bu şekilde kapattık, önümüzdeki yıl görüşmek üzere!

Bu içeriği paylaş
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve çeşitli kültür/sanat dergilerinde, eklerde, bloglarda yazarlık yaptı. Aynı zamanda birçok ajansta da metin ve içerik yazarı olarak çalıştı. Hayatına yazar, yorumcu ve DJ olarak devam ediyor.

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Üyelik Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası metinlerini okudum ve onaylıyorum.

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Kırmızı Halının Asıl Sınavı: O Mikrofon Uzandığında

Aleyna Alkan Ağustos sayımızda ünlülerin kırmızı halıdaki İngilizcelerine bakıyor. Kabul edelim, hepimiz…

Aleyna Alkan
Tarafından

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!
E-Bülten'imize Abone Olun!

Çok Okunanlar

‘MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri’ Altın Koza’da Türkiye Prömiyerini Yaptı

Alphan Eşeli’nin yazıp yönettiği, Hazar Ergüçlü’nün başrolünde yer aldığı MUTTER: Bir Annenin…

Editör
Tarafından
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!