Ayvalık Film Festivali Direktörü Azize Tan ile Özel Röportaj

Eda Akça
13 dakikalık okuma

Eda Akça, Ağustos sayımızda Ayvalık Uluslararası Film Festivali‘nin Direktörü Azize Tan’la konuştu.

Ayvalık Uluslararası Film Festivali, bu yıl beşinci kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Beş yıl içinde izleyici sayısını 4 binden 12 bine çıkaran festival yalnızca Ayvalık’ta değil, Kuzey Ege’de de kendine sadık bir seyirci kitlesi oluşturdu. Yarışmasız yapısı, kentin farklı mekânlarına yayılan gösterimleriyle festival, zaman içinde Ayvalık’ın kültürel yaşamının da önemli parçalarından biri haline geldi.

Festivalin bu yılki programında yerli uzun metrajları bir araya getiren “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” bölümünden yetişkinlere yönelik animasyonlara, kentsel dönüşüm ve tahribat üzerine filmlerden sessiz sinema gösterimlerine uzanan farklı başlıklar yer alıyor. Cannes, Berlin gibi festivallerden filmlerin yanı sıra yeni keşifleri de seyirciyle buluşturmayı sürdüren festival, panel ve söyleşilerle de sinemayı birlikte düşünmenin ve tartışmanın yollarını arıyor.

Bir Ayvalıklı ve geçmişte Genç Sinema programının katılımcısı olarak benim için ayrı bir anlam taşıyan Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin beşinci yılı vesilesiyle Festival Direktörü Azize Tan’la bir araya geldik. Geride kalan beş yılı, bağımsız bir festivali ayakta tutmanın zorluklarını, Genç Sinema programını, yarışmasız yapısının kazandırdıklarını, Ayvalık’la kurduğu bağı ve bu yıl izleyiciyi bekleyen seçkiyi konuştuk.

Ayvalık Uluslararası Film Festivali bu yıl beşinci kez sinemaseverlerle buluşuyor. İlk yıldan bugüne baktığınızda bu beş yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Beş yılda izleyici sayımızı 4.000’den 12.000’e çıkarmayı başardık. Hem Ayvalıklılar hem de Körfez Bölgesi, İzmir, Çanakkale gibi civar illerdeki izleyiciler festivali benimsedi. Ayvalık artık adı anılan bir festival haline geldi. Genç Sinema programı kapsamında tanıştığımız öğrencilerin bazıları festival ekibine dahil oldu, sektörde kendilerine yer buldu. Yarışmasız, daha başka bir festival modelinin de mümkün olduğunu gördük. Dayanışmayla, düzenlendiği şehirle iç içe geçmiş halde yapılan bir festival Ayvalık. Bu süre zarfında Ayvalık’ta da değişiklikler oldu. Bu yıl yeni açılan bir salonumuz var: Rauf Denktaş Kültür Merkezi.

Festivalin ilk yıllarından bu yana Ayvalık ile festival arasında özel bir ilişki oluştu. Ayvalık’ın kendine özgü yapısı beş yıl içinde festivalin kimliğine nasıl yansıdı?

Artık filmlere çok çeşitli platformlarda ulaşmak mümkün. Bir filmi Ayvalık’ta izlemenin gelen izleyici için özel bir anlamı olsun istiyoruz. O nedenle Ayvalık’a özgü mekânları kullanmaya çalışıyoruz mümkün olduğu kadar. Konuklarımızı da o şekilde ağırlıyoruz. Ayvalık’ın bilmedikleri yüzünü görsünler istiyoruz. Her yıl Ayvalıklı ya da Ayvalık’ta yaşayan bir sanatçının eserlerini festival afişinde kullanıyoruz.

Bu yıl Arif Buz’un bir resmini kullandık. Resim eğitimi almamış ama kendini yetiştirmiş ve ne yazık ki 2022 yılında genç sayılabilecek bir yaşta vefat eden, Altınoluklu bir sanatçı. Festival logosunda bile rüzgâr var, Ayvalık’ın meşhur poyrazına gönderme olarak. Seyircilerimizle çok organik bir ilişkimiz var. Ayvalık sinefil bir festival, Ayvalık seyircisi sinemacılar arasında da artık konuşulur oldu. Ayvalık’ın mimarisi, tarihi, mutfağı festivalin de karakterini belirleyen özellikler.

Bir festivalin kendi seyircisini oluşturması zaman alır. Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin beşinci yılında artık festivali her yıl takip eden, kendine ait bir seyirci kitlesinden söz edebilir miyiz?

Evet. Bunu sadece seyirci sayısındaki artışta değil, seyircilerin bizimle kurduğu iletişimle de anlayabiliyoruz. Festival tarihlerinin erken açıklanmasını çünkü kalacak yer ayarlayacaklarını söylüyorlar. Ayvalık’ta evi olup yurtdışında yaşayanlar festival tarihlerinde gelmeye çalışıyor. Festival, okullar açıldıktan sonra başlıyor. Tam Ayvalık’ta turizm mevsiminin sonuna gelindi derken festivalle birlikte sokaklar yine kalabalıklaşıyor. Mekânlar da artık festival tarihlerini göz önünde bulundurup ona göre hazırlık yapıyor.

Festivalde filmi olmasa da gelen, filmleri takip eden sinemacılar var. Kuzey Ege’de sanat sinemasını takip eden bir kitle var. Pandemi sonrası buraya ciddi bir göç de oldu. Ayvalık Uluslararası Film Festivali, temmuz ayında düzenlediğimiz Ayvalık Açık Hava Film Geceleri ve gelen talep üzerine son iki yıldır gerçekleştirdiğimiz Kış Festivali ile sadık izleyici kitlesini yıl boyu kaliteli filmlerle buluşturuyoruz. Yakın zamanda başka güzel haberlerimiz de olacak.

Herkes nasıl devam edebildiniz diye sorduğunda verdiğim cevap aynı; inatla. Ayvalık’ta güzel bir potansiyel var, zorluklarla karşılaştığımızda bunu aklımızda tutup vazgeçmiyoruz. Biz, festival emekçilerinin kurduğu tamamen bağımsız bir festivaliz. Bu noktaya gelebilmeyi bize destek olan herkesin ve seyircilerimizin bir başarısı olarak görüyorum. Dayanışmayla bugünlere gelebildik.”

Ayvalık Film Festivali Direktörü Azize Tan ile Özel Röportaj

2023 yılında Episode’a verdiğiniz röportajda Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin “herkesin yaptığı festivallere benzemek yerine Ayvalık’ın ruhuna uygun” bir festival olmasını istediğinizi söylemiştiniz. Aradan geçen üç yılın ardından bu festival ruhunun nasıl şekillendiğini düşünüyorsunuz? Bugün Ayvalık Uluslararası Film Festivali dendiğinde sizin için onu diğer festivallerden ayıran en belirgin özellik nedir?

Ayvalık, sinefil bir festival. Kırmızı halımız, gösterişimiz yok ama çok iyi bir izleyici kitlemiz var. Gelen konuklarımız da filmleri sıkı bir şekilde takip ediyor. Sevdiğimiz filmlerden oluşan bir program yapmaya gayret ediyoruz. Filmler etrafında konuşma alanı yaratmaya çalışıyoruz. Film gösterimleri kadar panel ve söyleşilerimiz de ilgi görüyor. Kısa filmlerimiz çok ilgi görüyor. Bu yıl Akbank Sanat destek vermeye başladı kısa filmlere. Artık yabancı kısa filmler de göstereceğiz. Her yıl sessiz filmlerle ilgili bir şey yapmaya çalışıyoruz. Program danışmanımız Fatih Özgüven ile sabit temalar kadar o yıl gösterilen filmler etrafında yeni temalar oluşturmaya, farklı bir bakış geliştirmeye çalışıyoruz.

Festivalin yarışmasız yapısı, kimliğinin önemli bir parçası. Bu tercihin filmler, sinemacılar ve seyirciler arasındaki ilişkiye nasıl bir etkisi olduğunu düşünüyorsunuz? Yarışmanın olmadığı bir festival deneyimini nasıl tanımlarsınız?

Bir yarışmamız yok ama bir ödülümüz var. Genç Sinema gibi gençlere yönelik projeleri desteklemeye hep çaba gösterdik. Bu yıl Kurukahveci Mehmet Efendi’nin destekleriyle ilk ya da ikinci filmini çekmiş yönetmenlere verilecek “Kahve İçen Yorulmaz Geleceğin Sinemacıları Ödülü” ödülümüz var. 200.000TL değerindeki bu ödülü Alin Taşçıyan, Berkay Ateş, Cem Kaya, Elif Ergezen ve Pelin Esmer’den oluşan jürimiz değerlendirecek ve ödül açılış töreninde verilecek. Son bir yıl içinde festivallerde gösterilmiş ya da vizyona girmiş tüm yerli birinci ve ikinci filmler doğal aday.

Ödülü açılışta verince festival sırasında yarışma stresi olmuyor. Sinemacılar da seyircilerle birlikte filmden filme gidiyor. Filmler üzerine sohbet derinleşiyor. Festival sinefil kimliğini biraz da yarışmasız olmasına borçlu. Yarışmalar elbette sinemacılar için önemli ama Ayvalık gibi bir festivalde yeniden seyirci olmanın tadına varıyorlar.

Genç Sinema, festivalin önemli parçalarından biri. Festivalin ilk yıllarından bu yana Genç Sinema’nın gelişimini nasıl gözlemliyorsunuz? Programa katılan gençler adına planladığınız yeni çalışmalar var mı?

Genç Sinema çok gurur duyduğumuz bir program. Kontenjanımız 30 kişiyle sınırlı olduğu için tüm başvurulara olumlu dönemiyoruz ama gelen öğrencilerin farklı bir deneyim yaşamaları için çabalıyoruz. Türkiye genelinden başvuru alıyoruz ve elden geldiği kadar şehir ve üniversite çeşitliliğine dikkat ediyoruz. Bu yıl özel bir proje grubu oluşturduk. Festival sonunda bir kısa film çekmiş olacaklar, bir de festival gazetesi çıkartmalarını planlıyoruz. Genç Sinema’yı daha uluslararası hale getirmek ve farklı ülkelerden öğrencilerle bir değişim programı yapmak istiyoruz. Kültür İçin Alan desteğiyle iki yıl önce İsveç’ten öğrenciler ağırlamıştık. Bunu sürekli hale getirmek istiyoruz. Ancak bazı hayalleri gerçekleştirmek zaman alıyor.

Ayvalık, sinefil bir festival. Kırmızı halımız, gösterişimiz yok ama çok iyi bir izleyici kitlemiz var. Gelen konuklarımız da filmleri sıkı bir şekilde takip ediyor. Sevdiğimiz filmlerden oluşan bir program yapmaya gayret ediyoruz. Filmler etrafında konuşma alanı yaratmaya çalışıyoruz.”

Son yıllarda Türkiye’de festivallerin karşılaştığı zorlukları düşündüğümüzde Ayvalık Uluslararası Film Festivali’ni beşinci yılına taşımak kolay bir yolculuk olmasa gerek. Bu noktaya ulaşmak sizin için ne ifade ediyor?

Herkes nasıl devam edebildiniz diye sorduğunda verdiğim cevap aynı; inatla. Ayvalık’ta güzel bir potansiyel var, zorluklarla karşılaştığımızda bunu aklımızda tutup vazgeçmiyoruz. Hem Türkiye hem dünya zor zamanlardan geçiyor. Ekonomik zorluklar, savaşlar bu tip etkinlikleri ayakta tutmayı da zorlaştırıyor ancak Ayvalık’la kurduğumuz ilişki, şehrin bizi sahiplenmesi ve bize destek olması, belediyeyle ilişkilerimizin giderek iyileşmesi, sinema sektöründen gördüğümüz destek, uzun süre bizi destekleyen markaların varlığı, festival dostları bir şekilde devam etmemizi sağlıyor. Biz, festival emekçilerinin kurduğu tamamen bağımsız bir festivaliz. Bu noktaya gelebilmeyi bize destek olan herkesin ve seyircilerimizin bir başarısı olarak görüyorum. Dayanışmayla bugünlere gelebildik.

Ayvalık Film Festivali Direktörü Azize Tan ile Özel Röportaj

Bu yıl izleyiciyi nasıl bir film seçkisi bekliyor? Programın bölümlerini oluştururken üzerinde durduğunuz temalar neler oldu?

Bu yıl yerli uzun metraj filmleri “Orta Sınıflar Nereye Gidiyor?” başlığı altında bir araya getirdik. O yıl çekilen filmlere farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışıyoruz. Sarı Zarflar, En Güzel Cenaze Şarkıları, Bir Arada Yalnız, İsimsiz Eserler Mezarlığı, Günyüzü, Karanlıkta Islık Çalanlar gibi filmleri bu çerçevede göstereceğiz ve bu konu etrafında bir de söyleşimiz olacak. Akademisyen Polat Akman, yapımcı-senarist Arda Ekşigil, yönetmen Pınar Yorgancıoğlu ve yapımcı Enis Köstepen, Fatih Özgüven moderatörlüğünde bu panelde konuşacak.

Animasyon filmlerden oluşan bir bölümümüz var bu yıl. Hepsi birbirinden farklı tekniklerle çekilmiş, büyükler için animasyon filmler. Demir Çocuk (Le Corset) bu yıl Belli Bir Bakış bölümünde jüri ödülü kazandı Cannes’da. Çok beğendiğim yönetmen Sylvain Chomet’nin Marcel Pagnol hakkında çektiği son filmi de bu bölümde. Yine Cannes’ın Eleştirmenler Haftası’nda gösterilen Dalgalarda (In Waves) çok dokunaklı bir hikâye anlatıyor. Kutlukhan Kutlu da festivalde konuğumuz olacak ve bu bölümdeki filmler ve animasyon sineması üzerine bir konuşma yapacak.

Bunlar dışında Bremen Sanat Üniversitesi’nde ve Lahey’deki Kraliyet Sanat Akademisi’nde Medya Teorisi ve Görsel Kültür dersleri veren Prof. Dr. Füsun Türetken ile yaşadığımız yerlerdeki dönüşüm ve tahribatı anlatan filmleri bir araya getirdiğimiz bir bölüm hazırladık. Lucretia Martel’in Landmarks, Angela Melitopoulos’un Unearthing Disaster ve Yeşim Ustaoğlu’nun Kuru Taşın Başı filmleri bu kapsamda gösterilecek.

Bunun dışında Fantastik Çiçekler (Fantastic Flowers) adlı sessiz filmi müzik eşliğinde göstereceğiz ve Hollanda Eye Film Müzesi’nden Elif Rongen eski filmlerin renklendirilmesi üzerine bir konuşma yapacak. Drakula İstanbul’da filminin Kurukahveci Mehmet Efendi katkılarıyla yenilenen kopyası Sinematek işbirliğiyle gösterilecek ve yazar Şaziye Karlıklı ve filmin restorasyonunu yapan Atlas Post Prodüksiyon Stüdyosu’ndan Ahmet Hızarcı film üzerine bir sohbet gerçekleştirecek.

Bunun dışında Sundance, Berlin, Cannes gibi festivallerde gösterilmiş filmleri, tanıdığımız yönetmenleri, yeni keşifleri, kurmaca ve belgeselleri bir araya getirdiğimiz zengin bir programımız ve bir de konserimiz var. Caner Kaya’nın yönettiği Yaşamaya Mecbursun filmine paralel olarak 18 Eylül Cuma akşamı Ayvalık’ın yeni mekânlarından Pür Cunda’da bir Bulutsuzluk Özlemi konserimiz de olacak.

Bir filmi izlediğinizde onun Ayvalık Uluslararası Film Festivali’nin programında yer alması gerektiğini size hissettiren şey nedir?

Yukarıda da söylediğim gibi, sevdiğimiz filmleri göstermeye çalışıyoruz. Bizi düşündürecek, sarsacak, eğlendirecek, bazen kızdıracak, dünyada yalnız olmadığımızı hissettirecek filmler. Bu yıl Cannes’da Belli Bir Bakış yarışmasını kazanan Her Defa (Everytime) bu filmlerden biri. Yas tutmaya kimsenin vaktinin olmadığı bir çağda bir kaybın ardından hissedilenleri zaman zaman gerçeküstü bir şekilde anlatan bir film. Ya da Pedro Almodovar, Radu Jude gibi çok sevdiğimiz yönetmenlerin son filmleri. Beğensek de beğenmesek de üzerine konuşacağımız filmler.

Beş yılın ardından Ayvalık Uluslararası Film Festivali için nasıl bir gelecek hayal ediyorsunuz?

Beş yılda festivali düzenleyen Seyir Derneği’nin kurumsallaşmasını tamamlamaya çalıştık. Ayvalık’ın adı bilinen bir festival haline gelmesi için uğraştık. Bundan sonra bir ana sponsor da bulabilirsek festivalin uluslararası tarafını biraz daha güçlendirebileceğimizi hayal ediyorum. Daha fazla yabancı konuk, Genç Sinema için farklı ülkelerle değişim programı, komşumuz Midilli’yle ortak bir şeyler yapmak. Bu hayallerin gerçekleşmeleri zaman alabiliyor ama sabırla ve inatla yavaş yavaş bunları da yapabileceğimize inanıyorum. Sadece yerel değil daha ulusal boyutta markaların da el vermesine, biraz daha desteğe ihtiyacımız var.

Ayvalık Film Festivali Direktörü Azize Tan ile Özel Röportaj
Bu içeriği paylaş

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Üyelik Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası metinlerini okudum ve onaylıyorum.

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Ayvalık Film Festivali Direktörü Azize Tan ile Özel Röportaj

Eda Akça, Ağustos sayımızda Ayvalık Uluslararası Film Festivali'nin Direktörü Azize Tan'la konuştu.…

Eda Akça
Tarafından

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!
E-Bülten'imize Abone Olun!

Çok Okunanlar

Harry Potter Dizisinde Dobby, Ginny Weasley ve Tom Riddle Belli Oldu

HBO’nun J.K. Rowling’in Harry Potter dizisinin ikinci sezonunda Dobby, Ginny Weasley ve…

Editör
Tarafından
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!