Episode Dergi olarak Mart 2026 sayımızda Şenay Gürler, Bu Hikaye Senden Uzun Osman‘ı anlatıyor.
Şenay Gürler, Aylin Balboa’nın çok okunan kitabı Bu Hikaye Senden Uzun Osman’ın tiyatro uyarlamasıyla bu sezon sahnede. Ayrılığın yasını hem mizahla hem derinlikle ele alan metni her akşam yeniden kurarken, oyuncunun kişisel yolculuğu da sahne ışıkları altında başka bir anlam kazanıyor. Gürler, Episode için kaleme aldığı bu yazıda, bir kitabın sayfalardan sahneye uzanan serüvenini ve “Osman”larla vedalaşmanın dönüşen halini anlatıyor.
Her oyun benim için bir yolculuk hikâyesi. Bu kez yolum, Aylin Balboa ve Bu Hikâye Senden Uzun Osman kitabıyla kesişti. Mehmet Küçükgünaydın’la yaklaşık bir yıldır süren oyun arayışımız vardı. Mehmet kitabı bana gönderdiğinde ve ben de kitabı okuduğumda çok etkilendim; ancak kitabın sahneye nasıl uyarlanacağı ve nasıl oyunlaştırılacağı konusunda kafamızda soru işaretleri vardı. Tam bu noktada devreye yönetmenimiz Salih Usta girdi. Daha önce Salih Usta ile çalışma fırsatımız olmamıştı ve onunla çalışmayı çok istiyordum.
Bu Hikaye Senden Uzun Osman kitabı, bir ayrılık hikâyesini bütün aşamalarıyla hem muzip hem de derin bir yerden ele alıyordu. Özellikle bir kadının, tüm bu yaşananların sonunda kendine doğru çıktığı yolculuk beni çok etkiledi. Hangimiz ayrılıklar sonrası karalar bağlamadık? Hangimiz ayrılığın yas sürecini yaşamadık? Sadece aşk ilişkisinden söz etmiyorum; bence bu durum, hayatından çıkardığın ya da çıkarıldığın her ilişki için sözkonusu. Hangimizin Osman’ı ya da Osmanları yok ki?
Aylin bu mektupları yazarken ve sonra kitap haline getirirken mutlaka zorlu süreçler yaşamıştır. Benim zorlu yolculuğum ise provalarla başladı. Örneğin kalabalık bir ekiptik ve ben daha önce bu kadar kalabalık bir ekiple hiç çalışmamıştım. Zaman zaman farklı diller konuşsak da ortak noktada buluşmayı başardık. Hepimiz iyi bir oyun ortaya çıkarma gayretindeydik. Salih, oyuncunun sınırlarını zorlamayı seven, çok iyi bir yönetmen. Onunla çalıştığım için çok heyecanlı ve mutluyum.
Oyuncuya alan tanıyan, oynandıkça gelişen ve dönüşen bir yapısı var bu oyunun. Bu nedenle bana yüklediği sorumluluk da oldukça büyük. Birçok okurun gönlünde taht kurmuş bir kitabı sahneye uyarladık. Bence her performans, izleyiciye bir öncekinden farklı duygular hissettirecek. Bu oyun, her seyirciyle birlikte başka bir nefes alacak. Aylin’le ve onun kitabıyla tanıştığım için, ayrıca böyle bir ekiple çalışma fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Kısacası, bu yolculuk benim için gerçekten çok kıymetli oldu.
Yani bu yolculuk iyi oldu be, Osman.
