Türk sinemasının ödüllü oyuncularından Elit İşcan, yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk kısa filmi Uyuyamadım, Eve Gidiyorum (I Couldn’t Sleep, I’m Going Home) ile uluslararası arenada ses getirmeye hazırlanıyor.
Film, dünya prömiyerini Baltık dünyasının en prestijli sinema etkinliklerinden biri olan 30. Riga Uluslararası Kısa Film Festivali 2ANNAS kapsamında gerçekleştirecek.
Letonya’nın başkenti Riga’da düzenlenen festivalin ana yarışma bölümüne seçilen yapım, dünyanın dört bir yanından gelen iddialı projelerle birlikte “En İyi Film” ödülü için jüri karşısına çıkacak.

Oyunculuktan Yönetmenliğe: Elit İşcan’ın Yeni Heyecanı
Beş Vakit (2006) ve Hayat Var (2009) gibi kült yapımların yanı sıra, Oscar® adayı Mustang (2015), Sibel (2018) ve son dönemde çok konuşulan Buradayım, İyiyim (2025) filmlerindeki performansıyla tanıdığımız Elit İşcan, bu kez hikâyeyi kameranın arkasından anlatıyor.
İşcan’ın hem senaryosunu kaleme aldığı hem de yönetmenliğini üstlendiği Uyuyamadım, Eve Gidiyorum, oyuncunun çok yönlü sanatçı kimliğini uluslararası platformda tescillemiş oldu.
Yapımcılığını Elit İşcan ile Benjamin Kobusch’un üstlendiği ve Hamburg Schleswig-Holstein Film Fonu tarafından desteklenen film; Letonya’nın başkenti Riga’da düzenlenen ve 10-16 Nisan 2026 tarihleri arasında 30. kez gerçekleşecek festivalin Uluslararası Kısa Film Yarışması bölümünde jüri karşısına çıkacak.
Sabahın ilk ışıklarında bir çift
Elit İşcan’ın yönetmenlik kariyerini başlatan Uyuyamadım, Eve Gidiyorum, sabahın erken saatlerinde bir adam ve bir kadının paylaştığı sessiz ve kırılgan bir ana odaklanıyor. Seda Kaçak ve Benjamin Kobusch’un oynadığı filmin görüntü yönetmenliğini Rafael Kuhn, kurgusunu Elit İşcan üstlendi.
30 yıllık kısa film geleneği
Bu yıl 30. kez gerçekleşecek olan Riga Uluslararası Kısa Film Festivali 2ANNAS, Baltık Devletleri’nin en köklü ve prestijli sinema platformlarından biri sayılıyor. Avrupa Film Ödülleri (EFA) için aday belirleyen 30 festival arasında yer alan 2ANNAS, bu yılki “Alternatif” temasıyla yaratıcı özgürlüğü ve sinemanın deneysel doğasını ön plana çıkarıyor.
