Türkiye’nin ilk ve tek dizi kültürü dergisi Episode, 66. sayısıyla karşınızda!
Kapak dosyamız HBO Max’in yeni dizisi Mira, umut aşılamak için birebir. Nehir Erdoğan, Yiğit Özşener ve Nezaket Erden’le gerçekleştirdiğimiz kapsamlı söyleşilerde, hayatı bir anda dağılan bir kadının yeniden ayağa kalkma hikâyesini konuştuk. Meltem Bozoflu’nun yazıp yönettiği ve Elif Yakarçelik’in yapımcılığını üstlendiği bu dramedi, ayrılık acısını karanlık bir dram yerine şefkatli bir mizahın içinden anlatıyor.
Yasemin Şefik, “Yüz Eskitmeden Yok Olma Sanatı” başlıklı yazısında oyunculuğun iki ayrı yüzünü inceliyor: zanaat ve celebrity. Görünür kalma kaygısının yarattığı psikolojik gerilimi masaya yatırırken Emine Meyrem’le gerçekleştirdiği söyleşiyle oyunculuğun başka bir katmanına da ışık tutuyor.
Episode Dergi olarak sahnelerden yükselen seslere kulak verdiğimizde ise Orçun Onat Demiröz’ün Sürüklenmiş oyunu üzerine Tuğrul Tülek ve Rıza Kocaoğlu ile yaptığı derinlikli söyleşiyi buluyoruz. Toksik masküliniteden yasın şifasına uzanan “yetişkin” bir hikâyeye ortak oluyoruz.
Sevtap Tuzcu’nun yazısı bizi bu kez bir aşk hikâyesinin ötesine götürüyor. John F. Kennedy Jr. ve Carolyn Bessette-Kennedy’nin ilişkisi üzerinden medya, moda ve Amerikan mitolojisinin iç içe geçtiği modern bir trajediyi okuyoruz. Ru! ise Oscar gecesinin sandığımızdan çok daha karmaşık bir sosyal sahne olduğunu hatırlatıyor: Ödüllerin verildiği bir gece değil yalnızca, ilişkilerin de sınandığı bir alan.
Oben Budak da ayrıca Netflix’te canlı yayınlanan ve çoğunluğu ekran başına kilitleyen o muazzam Harry Styles konserini tüm coşkusuyla satırlara döktü. Müzik demişken Sinem Vural, Sezen Aksu’nun dizi ve filmler için yaptığı müziklerin hikâyeye nasıl dramaturjik bir katkı sunduğunu anlatıyor. Deneyimli radyocu Esin Görür ise müziğin bir hafıza biçimi olduğunu hatırlatan yazısıyla karşınızda.
Episode Dergi olarak bu sayıda ekranın ve kültürün farklı köşelerine de bakıyoruz. Eren Ekici, Younger dizisinden yola çıkarak “Youngerlamak” kavramını tartışıyor; güç, görünürlük ve yerini kaybetme korkusu üzerine keskin bir okuma sunuyor. Su Karacan ise Atıf Yılmaz’ın kadın hikâyeleri üzerinden Türkiye sinemasında açtığı cesur anlatı damarını hatırlatıyor.
İletişimci Ali Saygel, dizilerin ve filmlerin lansman süreçlerinin perde arkasını anlatırken bir projenin duyurusundan gala gecesine kadar geçen o yoğun ve görünmez maratonu gözler önüne seriyor. Zeynep Atakan ise sinema sektöründe kadın olmanın neredeyse kırk yıllık deneyimini, setlerden festival salonlarına uzanan bir yolculukla paylaşıyor. Tuluğ Özlü ise dizilerde anlatılan romantik hikâyeleri sorgulayarak aşk ile patriyarka arasındaki ince çizgiyi tartışıyor. Cengizhan Özcan, Masumiyet Müzesi üzerinden İstanbul’un kırılgan belleğinde dolaşırken Alev Kurtuluş da Yeraltı dizisinin yıldız haritasını çıkarıyor.
Episode’un her sayısında olduğu gibi bu ay da Episode Dergi olarak ekranın, sahnenin ve kültür dünyasının farklı katmanlarını bir araya getirmeye çalıştık. Çünkü inanıyoruz ki hikâyeler yalnızca anlatılmak için değil, paylaşılmak için var. Ve bazen bir hikâye, tam da ihtiyacımız olduğu anda karşımıza çıkar.
