İstanbul’un tarihi, kültürü ve gastronomiyi harmanlayan gözde buluşma noktası Fişekhane, Ağustos ayında sinemaseverleri tarihi su kulesinin eşsiz ambiyansında ağırlamaya devam ediyor.
World Cinezone iş birliğiyle hazırlanan Fişekhane Ağustos ayı seçkisi, 1994 ile 2018 yılları arasında sinema dünyasına damga vurmuş, aşk, bağlılık ve insan psikolojisini derinlemesine işleyen ödüllü yapımları Fişekhane’deki çimenlerin üzerindeki büyüleyici atmosfere taşıyor.
Yaz gecelerine iz bırakacak bu Fişekhane özel programında sinema tarihinin kült yapımlarından Leon: The Professional, modern bir klasik haline gelen müzikal La La Land, duygusal derinliğiyle hayran bırakan A Star Is Born ve zihinlerde iz bırakan Eternal Sunshine of the Spotless Mind gibi izleyicilerden tam not almış unutulmaz filmler açık havada sinema keyfi yaşatmak üzere Fişekhane beyaz perdede yerini alıyor.
1 Ağustos Cumartesi – Senden Bana Kalan
Yönetmenliğini Abdullah Oğuz’ın yaptığı 2015 yapımı duygusal filmin başrollerini Ekin Koç ve Neslihan Atagül paylaşıyor. 2006’da çekilen Güney Kore yapımı Bir Milyonerin İlk Aşkı filminden uyarlanan film, Elf ve Özgür’ün aşk hikayesini anlatıyor. Çekimleri Adatepe, Kaz Dağları ve Cunda’da gerçekleşen film, Ege’nin huzurlu atmosferinde geçmişin sırları ve büyük bir aşkı konu alıyor.
5 Ağustos Çarşamba – 500 Days Of Summer (Aşkın 500 Günü)
Yönetmenliğini Marc Webb’in üstlendiği romantik komedi-dram türündeki 2009 çıkışlı filmin başrollerinde Joseph Gordon-Levitt ile Zooey Deschanel yer alıyor. Film,aşkın doğrusal olmayan, inişli çıkışlı 500 gününü, kronolojik olmayan yaratıcı bir kurguyla gözler önüne seriyor. Hikaye, kaderdeki aşka inanan Tom ile aşka ve ciddi ilişkilere inanmayan Summer’ın modern, buruk ve alışılmadık ilişkisine odaklanıyor.
7 Ağustos Cuma – Fleabag
BBC’nin hit TV dizisi Fleabag’e ilham veren Phoebe Waller-Bridge’in yazıp canlandırdığı Fleabag, kendine özgü şekilde yaşayan bir kadının iç dünyasına bir bakış sunuyor. Aile ve arkadaşlık ilişkilerinde yaşadığı sıkıntıların yanı sıra işlettiği kafeyi ayakta tutmaya çalışan Fleabag, bir anda kendini kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış olarak buluyor.
8 Ağustos Cumartesi – Leon: The Professional (Leon: Sevginin Gücü)
Luc Besson’ın yönetmenliğini üstlendiği bu kült yapımın başrollerinde Jean Reno, Gary Oldman ve ilk uzun metrajlı filmi ile Natalie Portman yer alıyor. Film, ailesi katledilen 12 yaşındaki Mathilda ile ona kol kanat geren soğukkanlı bir tetikçi olan Léon’un, New York’un tekinsiz sokaklarında kesişen yollarını anlatıyor. İnsan doğasının yalnızlığını, şiddetin ortasındaki naif bir dostluğu ve Sting’in “Shape of My Heart” şarkısıyla devleşen unutulmaz vedası ile sinema tarihinde önemli bir yer tutuyor.
12 Ağustos Çarşamba – A Star Is Born (Bir Yıldız Doğuyor)
Yönetmenliğini Bradley Cooper’ın üstlendiği ve müzikleriyle popüler kültürde devleşen yapımlar arasına adını yazdıran A Star Is Born, yetenekli ama tanınmayan Ally ile kariyeri düşüşte olan alkol bağımlısı ünlü müzisyen Jackson’ın tutkulu aşkını ve müzikal yolculuğunu konu alıyor. 2018 yapımı film, şöhretin bedelini, büyük bir aşkı ve Lady Gaga ile Bradley Cooper’ın düeti olan Oscar ödüllü “Shallow” şarkısının büyüleyici enerjisini sinemaya taşıyor.
14 Ağustos Cuma – La La Land (Aşıklar Şehri)
Damien Chazelle’in yazıp yönettiği, romantik müzikal komedi-drama türündeki La La Land’in başrollerinde Ryan Gossling ve Emma Stone yer alıyor. Film, Los Angeles’ta hayallerinin peşinden koşan caz piyanisti Sebastian ile aktris olma hayali kuran Mia’nın yollarının kesişmesini anlatıyor. Amerikan Film Endüstrisi tarafından, yayınlandığı 2016 yılının en iyi 10 filminden biri seçilenyapım, Akademi Ödülleri’nde de 14 adaylıkla Oscar tarihinde en fazla adaylık elde eden üç filmden biri unvanına sahip. 6 dalda Oscar kazanan, ayrıca elde ettiği 7 adaylığın hepsini kazanarak Altın Küre tarihinde de rekor kıran film, unutulmaz başyapıtlar arasında yer alıyor.
15 Ağustos Cumartesi – Love Me If You Dare (Cesaretin Var mı Aşka?)
Yann Samuell’in yazıp yönettiği 2003 yapımı romantik komedi-drama türündeki filmin başrollerinde Guillaume Canet ve Marion Cotillard yer alıyor. Film, çocukken cesaret gerektiren bir oyun oynamaya başlayan ve büyüdükçe bu oyunu bırakamayan, hatta hayatlarını mahvetme riskine rağmen oynamaya devam eden iki iyi arkadaşı konu alıyor. “Cesaretin var mı?” sorusu etrafında şekillenen hikaye; gururun, aşkın ve tutkunun sınırlarını zorlarken, romantik dram türüne gerçeküstücü ve ezber bozan bir bakış açısı getiriyor.
19 Ağustos Çarşamba – The Prestige (Prestij)
The Prestige, 19. yüzyılın sonlarında Londra’da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden adındaki iki dahi sihirbazın, birbirlerinin sırlarını açığa çıkarma uğruna girdikleri ölümcül ve saplantılı rekabeti konu alıyor. Yönetmen Christopher Nolan’ın zekice kurguladığı film, Hugh Jackman, Christian Bale, Scarlett Johansson ve David Bowie gibi dev isimlerden oluşan kadrosuyla sinema tarihinin en büyük gizem-gerilim başyapıtlarından birini oluşturuyor. İllüzyonun üç aşaması olan “Vaat”, “Dönüşüm” ve “Prestij” kavramları üzerinden ilerleyen hikaye, hırsın ve kusursuzluk arayışının bir insanı nasıl tamamen yok edebileceğini çarpıcı ve ters köşe bir finalle gözler önüne seriyor.
21 Ağustos Cuma – Inception (Başlangıç)
Inception, insanların rüyalarına girerek bilinçaltındaki en derin sırları çalma yeteneğine sahip bir hırsız olan Dom Cobb’un, bu kez bir fikri çalmak yerine bir zihne yeni bir fikir ekleme (başlangıç) görevini üstlenmesini konu alıyor. Yönetmen Christopher Nolan’ın rüya katmanları, zaman algısı ve insan psikolojisi üzerine kurduğu bu başyapıt; Leonardo DiCaprio, Elliot Page, Tom Hardy, Cillian Murphy ve Marion Cotillard gibi dev bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor. Bilimkurgu ve soygun türünü felsefi bir derinlikle harmanlayan film, zihnin labirentlerinde kaybolurken gerçeklik ile rüya arasındaki o ince çizgiyi sorgulayan unutulmaz bir finale imza atıyor.
22 Ağustos Cumartesi – The Water Diviner (Son Umut)
The Water Diviner, Çanakkale Savaşı’nın ardından Gelibolu’ya gelerek savaşta kaybolan üç oğlunun izini süren Avustralyalı bir çiftçi olan Joshua Connor’ın dramatik ve umut dolu arayışını konu alıyor. Hem yönetmen koltuğunda oturan hem de başrolü üstlenen Russell Crowe’un imzasını taşıyan film, Olga Kurylenko’nun yanı sıra Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz gibi Türk sinemasının dev isimlerini bir araya getiriyor. Savaşın yıkıcılığını her iki tarafın gözünden de objektif ve insani bir dille ele alan hikaye; bağışlama, dostluk ve bir babanın evlatlarına duyduğu sarsılmaz sadakati etkileyici bir atmosferle beyaz perdeye taşıyor.
26 Ağustos Çarşamba – Whiplash
Whiplash, dünyanın en prestijli müzik okullarından birinde okuyan genç ve hırslı bir davulcu olan Andrew Neiman ile onun sınırlarını psikolojik ve fiziksel şiddetle sonuna kadar zorlayan acımasız caz eğitmeni Terence Fletcher’ın arasındaki sarsıcı güç savaşını konu alıyor. Yönetmen Damien Chazelle’in dehasını kanıtladığı film, Miles Teller ve bu rolüyle Oscar kazanan J.K. Simmons’ın akıllara kazınan dev performanslarına ev sahipliği yapıyor. Başarı, kusursuzluk saplantısı ve deha ile delilik arasındaki o ince çizgiyi ritmik bir gerilimle işleyen hikaye, sinematografinin en ikonik ve nefes kesici final performanslarından biriyle son buluyor.
28 Ağustos Cuma – The Notebook (Not Defteri)
The Notebook, farklı sosyal sınıflardan gelen Allie ve Noah adındaki iki gencin 1940’ların başında tutkuyla başlayan ancak araya giren savaş ve aile engelleriyle yarım kalan zamansız aşk hikayesini konu alır. Yönetmen Nick Cassavetes’in imzasını taşıyan film, başrollerdeki Ryan Gosling ve Rachel McAdams’ın sinematik kimyasıyla modern romantik sinemanın en popüler kült yapıtlarından birini oluşturuyor. Yaşlı bir adamın, huzurevinde demans hastası bir kadına sararmış bir defterden okuduğu anılar üzerinden ilerleyen hikaye; zamanın, mesafelerin ve hafıza kaybının bile yok edemediği sarsılmaz bir bağlılığı gözler önüne seriyor.
29 Ağustos Cumartesi – Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan)
Eternal Sunshine of the Spotless Mind, iki yıllık fırtınalı ilişkilerinin ardından birbirlerine dair tüm anılarını tıbbi bir operasyonla hafızalarından sildiren Joel ve Clementine’ın sıra dışı hikayesini konu alıyor. Yönetmen Michel Gondry’nin sürrealist görsel dili ve Charlie Kaufman’ın Oscar ödüllü dahi senaryosuyla şekillenen film, Jim Carrey ve Kate Winslet’ın kariyer zirvesi performanslarına ev sahipliği yapıyor. Joel’un hafızası silinirken anılarının içinde geriye doğru yaptığı umutsuz yolculuğu anlatan yapım; aşkın acısını, bağların gücünü ve insan zihninin labirentlerini işleyen zamansız bir başyapıt unvanını taşıyor.
Film gösterimleri için biletler World Cinezone tarafından Biletinial platformu üzerinden satışa sunuluyor.
Detaylı bilgi ve bilet satın alımı için https://biletinial.com/tr-tr/mekan/world-cinezone-fisekhane-acik-hava-sinemasi adresini ziyaret edebilirsiniz.
