Apple TV’nin En İyileri: Mutlaka İzlenmesi Gerekenler

Orçun Onat Demiröz
Orçun Onat Demiröz
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve...
12 dakikalık okuma

Orçun Onat Demiröz, Ekim sayımızda Apple TV’nin mutlaka izlenmesi gerekenlerini listeledi.

Apple TV’nin Türkiye pazarına girmesi uzun süredir bekleniyordu. Apple TV ve Apple Arcade ile genişletilen iCloud+ paketi, Türkiye’nin yanı sıra Hindistan, Suudi Arabistan, Singapur ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde eylül ayının sonunda kullanıma sunuluyor.

Bu heyecan yaratan gelişme sayesinde Apple’ın orijinal film, dizi ve diğer yapımlardan oluşan içerik kütüphanesine doğrudan erişilecek. İlk olarak 2019’da kullanıma sokulan yayın hizmeti Apple TV, özellikle niş yapımları ve bilimkurgu seçkisindeki başarıyla dikkat çekmişti. Otantisite, markalaşma, kaliteli standardı ve hikâye anlatıcılığı yolunda HBO’nun izinden giden Apple TV, sinefiller ve dizi müptelaları için sağlam bir durak.

Öte yandan Apple TV’nin kataloğuna 2027’de William Gibson’ın siberpunk türünü yaratan, The Matrix’e ilham veren kült romanı Neuromancer uyarlaması ve Jessica Chastain’in başrolde yer aldığı The Savant gibi fazlasıyla merak uyandıran yapımlar eklenecek.

Ancak öncelikle Apple TV’nin en iyi dizilerine ve mutlaka izlenmesi gerekenlere göz atalım. Sizin için Apple TV’nin en iyi dizilerini listeledim, keyifli okumalar!

THE STUDIO

apple tv

Seth Rogen’ın yaratıcılarından olduğu The Studio serisi, 2025’e damga vuran yapımlardan biriydi. 77. Primetime Emmy Ödülleri’nde tam 13 ödül kazanan The Studio, tarihi bir başarıya imza atmıştı. Hollywood’a ve TV/sinema sektörüne dair çarpıcı bir “cringe komedi” olan seri, yapımcılık hakkındaki klişeleri yerden yere vuran tarzıyla da hayli yenilikçi bir işti.

Aynı zamanda parlak yazarlığıyla dikkat çeken The Studio, plan sekans tekniğini kullanma biçimi ve detaycılığı ile de çıtayı farklı bir yere koydu. Özellikle ilk sezonundaki “The Golden Globes” (Altın Küre) ile “CinemaCon” bölümlerindeki mizansenleriyle, alaycılığıyla ve komedi dozuyla kırıp geçiren seri, 2. sezonuyla çok yakında dönecek. Maalesef dizinin kadrosunda yer alan ve Patty Leigh karakterini canlandıran efsane oyuncu Catherine O’Hara 2026’da vefat etti. Onun varlığı seriye başka türden bir aura katıyordu.

The Studio’nun yeni sezonunun 2027’de yayınlanması bekleniyor.

SEVERANCE

Severance, Apple TV’nin ezber bozan dizilerinden biri olarak katalogda yer alıyor. İlk sezonuyla büyük beğeni toplayan seri, 2. sezonuyla da ilgi görmeye devam etti. Özellikle 2. sezonun finali “Cold Harbor” serinin en iyi bölümlerinden biriydi.

Açıkçası Dan Erickson’ın yarattığı Severance’ı izlerken Charlie Kaufman’ın zihninin derinliklerinden, kimlik bunalımlarından ve meta anlatılarından izler buluyorsunuz. Distopik bir drama olan Severance, ofis yaşamının manipüle ediciliğine, röntgenciliğe ve otoriteryanlığa dair birçok mesaj veriyor. Şirketokrasi çağının işleyişini ve kurumsal hayat içerisinde kaybolan benlikleri ele alan seri, varoluşsal bir umutsuzluk çukuru kazıyor.

Bu yönden Severance‘ın incelikli bir senaryosu ve merak uyandıran bir olay örgüsü bulunuyor. Tabii serideki yönetmenliğinin de çok stilize olduğunu belirtmem lazım. Kullanılan anamorfik lensler ve Jessica Lee Gagne’nin görüntü yönetmenliği de kurulan hapishane dokusunu tamamlıyor. Ayrıca Adam Scott, Britt Lower, Tramell Tillman, Patricia Arquette, Christopher Walken ve John Turturro gibi isimleri bir arada izlemek büyük bir keyif.

Severance’ın 3. sezonunun 2027’nin sonlarına doğru gelmesi planlanıyor.

PLURIBUS

The X Files, Breaking Bad ve Better Call Saul gibi TV’de çığır açan serilere imza atan Vince Gilligan’ın son işi Pluribus, Apple TV kütüphanesinin gözdelerinden. Doğrusu Vince Gilligan, Pluribus ile The X Files köklerine geri dönen ve “Invasion of the Body Snatchers”ın paltosundan çıkan bir işe imza atıyor.

Kara mizah ve bilimkurgu türleri arasında dans eden Pluribus’u kendine has gerçekçi bir tür draması olarak tanımlamak mümkün. Seride viral bir enfeksiyon olarak yayılan hedonizm tutulmasına, bencil mutluluk anlayışına, aşırılıklar çağına, istismarcı ilişkilere ve günümüz ABD’sine yapılan alegorik sondajlar çok zekice. Vince Gilligan, kendine özgü kalemiyle ve yavaş yanan hikâye anlatıcılığıyla yine derin portrelemeler yapıyor, sosyopolitik açılımlar sunuyor.

Pluribus; The X Files, Breaking Bad ve Better Call Saul’da olduğu gibi TV’ye meydan okuyan, kendi izleyicisini seçerek büyüyen bir yapım. Pluribus’un 2. sezon çekimlerinin de önümüzdeki ekim ayında başlaması planlanıyor. Fakat serinin yeni sezonu 2028’de yayınlanacak gibi görünüyor.

SLOW HORSES

İngiliz yazar Mick Herron’ın yaratıcısı olduğu Slow Horses, Apple TV’nin vitrin işleri arasında bulunuyor. Mick Herron’ın The Slough House isimli casusiye roman serisinden uyarlanan Slow Horses, son yılların en iyi polisiyelerinden biri konumunda. 2022’de yayınlanmaya başlayan seri, 7. sezon onayını da çoktan aldı. Hatta yeni sezon The Slough House serisindeki “Bad Actors” adlı romandan uyarlanıyor. Kendine has İngiliz mizahı, kara komedi unsurları ve yüksek tempolu aksiyonuyla tüm dünyada sevilen Slow Horses, romandan ekrana layıkıyla taşınan yapımlardan.

Karakterlerinin arka planlarını ya da travmalarını aktararak oyalanmak yerine esasında kim olduklarını göstererek yol alan seri, keskin diyaloglarıyla da fark yaratıyor. Usta oyuncu Gary Oldman’ın “Jackson Lamb” karakterine hayat verdiği Slow Horses, aynı zamanda Apple TV’nin en uzun soluklu serisi. İngiliz istihbaratının gözden çıkarılan ajanlarının hikâyesini anlatan Slow Horses, tam olarak İngiliz polisiyesi sevenlere göre. Serinin 7. sezonu da 2027’de yayınlanacak.

WIDOW’S BAY

Widow’s Bay, 2026’nın en güzel TV sürprizleri arasındaydı. Katie Dippold tarafından yaratılan seri, son yıllarda yükselişte olan korku-komedi melezliğinin incelikli bir yansıması. Açıkçası serinin kalbinde de Stephen King’den ödünç alınan lanetli bir evren var. Tekrar eden lanet döngüsü ve doğaüstü korku fenomenleri üzerine kurulan küçük balıkçı kasabası atmosferi King’in kâbuslarını çağrıştırıyor. Zaten adanın “New England” açıklarında olması da boşuna değil.

Öte yandan bu kıyıda köşede, gizemleriyle ve garip karakterleriyle kalmış balıkçı kasabasının hikâyesi, Amerikan tarihinin, edebiyatının, işgalciliğin, terörize etmenin ve doğa ile mücadelenin köklerine, Herman Melville’e kadar da uzanıyor.

Bununla birlikte Katie Dippold’un kurduğu bu melez evren, Hollywood’daki yeni paradigmanın keyifli bir tezahürünü sunuyor. 30 yaş altındaki Z kuşağı korku sinemasına tutkun ve korkuyu tüketiyor. Curry Barker’ın 2026’ya damga vurarak sinema tarihine geçen hit’i Obssession bu yeni paradigmanın son örneğiydi.

Keza Kane Parsons’ın A24’ün gişe rekorlarını kıran ve David Lynch’in gerçeklik ile düşler arasında kalan, kolektif bilinçaltını kazarak boyutlar atlayan sinemasını takip eden Backrooms’u da benzer bir örnek.

Bu açıdan Widow’s Bay, zamanın ruhuna uygun ve trendleri takip eden şekilde türler arasında gelip giden bir korku-komedi kolajı. Ayrıca seride The Fog, The Wicker Man gibi paranormal, folk korku kültlerine ve Jaws’a harika referanslar var. Karakterlerin arada kalmışlığı ve adaya yönelik tarihsel tuhaflığı da çok iyi kaleme alınıyor. Komedi unsurları alttan alta çalışıyor.

Widow’s Bay, 78. Emmy Ödülleri’nde toplamda 14 ödül kazanarak önemli bir başarı da elde etti.

TED LASSO

Başrolünde Jason Sudeikis’in yer aldığı Ted Lasso, TV’nin en iyi hissettiren serileri arasında. Doğrusu bu serinin bu kadar sevilmesinin sebebi de Ted Lasso’nun iyimserlikte sınır tanımayan, sürekli pozitif kalan ve nazik bir karakter olması. Ancak serinin gücü sadece bu olumlama ve “toksik pozitiflik” üzerinden gelmiyor.

Ted Lasso, esasen bir “Amerikan futbolu” koçuyken kendisini bir anda İngiltere’de ve hiç anlamadığı futbol endüstrisi içinde buluyor, Premier League’de teknik direktör oluyor. Fakat bu işin sadece görünen kısmı. Seri ironik futbol anlatısını incelikli psikolojik çözümlemeler ve karakter analizleri ile büyütüyor.

Ted Lasso’nun içsel çatışmaları, içten içe duyduğu gerilim ve travmaları gün yüzüne çıktıkça seri derinleşiyor. Öte yandan Ted Lasso, terapi sürecinin gücünü aktaran ve iyileşmeye odaklanan bir seri. İnsan ilişkileri, insan yönetimi ve liderlik konusunda da önemli mesajlar veren bir yapım.

Aslında Ted Lasso, 2023’te yayınlanan 3. sezon sonrasında bir daha dönmemek üzere ortadan kaybolmuştu ama bu yıl içinde tekrar döndü. İyi ki döndü!

SILO

Amerikalı yazar Hugh Howey’nin popüler postapokaliptik bilimkurgu serisi Wool’dan uyarlanan Silo, Apple TV’nin ses getiren ve sevilen yapımlarından. İnsanlığın dünya üzerindeki zehirli koşullardan korunmak için yeraltına inşa ettiği devasa bir silodaki hayatta kalma mücadelesini anlatan seri, klostrofobik ambiyansı ve gizemlerini yavaşça açığa çıkaran senaryosu ile ilgi çekiyor.

Kimin tarafından inşa edildiği muamma olan bir siloda yaşayan insanların kurduğu iktidar düzenini ve sosyal sistemi ele alan yapım, katmanlı bir distopik drama sunuyor. Özellikle evren inşasıyla dikkat çeken seri, Sovyet mimarisinin steampunk akımı ile buluşmasından izler taşıyor. İsveçli oyuncu Rebecca Ferguson’ın başrolünde yer aldığı Silo, heyecan verici ve giderek karmaşıklaşan olay örgüsüyle merak uyandırıyor. Bununla birlikte seride cevaplanması gereken sorular ve polisiye bir damar da bulunuyor.

Aynı zamanda Güney Kore sinemasının yıldızı Bong Joon-ho’nun Snowpiercer filminde olduğu gibi bir sınıf eleştirisi sunan Silo, final sezonuyla 2027’de yayında olacak.

PACHINKO

Güney Kore doğumlu Soo Hugh’un yaratıcısı olduğu Pachinko, son yıllarda yapılmış en iyi dönem dramalarından. 1920’lerden 1989’a kadar uzanan geniş bir zaman dilimini kapsayan Pachinko, bir roman uyarlaması. Lee Min-Jin’in 2017’de aynı isimle yayımlanan romanından uyarlanan seri, Japonya’nın Kore işgalinin yansımalarını uzun yıllara yayılarak ele alıyor.

Pachinko’nun hikâyesinin merkezinde Sun-Ja yer alıyor. Seri 1920’lerde Sun-Ja’nın küçüklüğünden başlıyor ve yaşlılığına kadar uzanıyor. Dönemin önemli toplumsal olaylarına ışık tutulurken Sun-Ja’nın gençliği ve yaşlılığı arasında da gelip gidiliyor. Farklı zaman aksları üzerinde hareket eden seri, Sun-Ja’nın yaşadıkları ve ailesi üzerinden Japonya’ya göç etmek zorunda kalan Korelilerin yaşadığı ayrımcılığı da tarihin karanlık sayfalarını açarak kazıyor.

Çok satanlar listesine giren Pachinko’nun yapım bütçesi de hayli yüksek. Bu nedenle serideki tasarımlar ve dönem atmosferi de dikkat çekici.

Pachinko, 2024’te yayınlanan 2. sezonuyla sona erdi ama yavaş yanan hikâye anlatımından ve dönem dramalarından hoşlanıyorsanız mutlaka izlemelisiniz.

SHRINKING

Ted Lasso’nun yaratıcılarından Bill Lawrence tarafından yaratılan Shrinking, ilk sezonuyla 2023’te yayınlanmaya başladı. Başrollerinde efsane oyuncu Harrison Ford ve How I Met Your Mother’dan tanıdığımız Jason Segel’in yer aldığı seri, ilk sezonunun ardından da sıkı bir izleyici kitlesi yarattı.

Açıkçası Ted Lasso’nun hissettirdiklerine benzer hisleri takip eden Shrinking, ufak ufak kalbe işleyen bir seri. Bir psikoloğun eşini trajik bir şekilde kaybetmesiyle açılan Shrinking, yas sürecini ayrıntılarıyla ele alan bir durum komedisi. Özellikle yas olgusunun getirdiği dönüşümü, içsel dinamikleri ve kurulan insani bağların önemini vurgulayan seri, terapi metotlarına dair de farklı yaklaşımlar sergiliyor.

Harrison Ford ve Jason Segel’in kimyasıyla sıcak bir izleme deneyimine dönüşen Shrinking, 4. sezonuyla 2027’de dönecek.

SUGAR

Listemi İrlandalı yıldız oyuncu Collin Farrell’ın başrolünde yer aldığı Sugar ile tamamlıyorum. Doğrusu Sugar, Apple TV’nin kataloğundaki en özel işlerden. Türler arasında geçiş yapan bir dizi olan Sugar, incelikli bir dedektif hikâyesi. Özellikle neo-noir türünü sevenlerin izlemesi gereken bir seri olan Sugar, melankoli ve umutsuzluk ile kaplı bir sis perdesi gibi.

Tokyo’daki görevini tamamladıktan sonra Hollywood yapımcısı Jonathan Siegel’in kayıp torununu bulmakla görevlendirilen John Sugar karakterine odaklanan yapım, hem karakter çalışmasıyla hem de sunduğu sürprizlerle şaşırtıcı bir yol izliyor. Aynı zamanda izleyicisini daha önce gördüğü her şeyi yeniden bağlamlandırmaya davet eden seri, şiddet, suç ve utanca yönelik farklı okumalar sunuyor.

Toplamda 2 sezondan oluşan ve 2. sezonu bu yıl içinde tamamlanan Sugar’ın görsel dokusu da büyüleyici. Serinin 3. sezonunun gelip gelmeyeceği ise henüz belli değil ama 3. sezon onayını da en kısa sürede alır.

Bu içeriği paylaş
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve çeşitli kültür/sanat dergilerinde, eklerde, bloglarda yazarlık yaptı. Aynı zamanda birçok ajansta da metin ve içerik yazarı olarak çalıştı. Hayatına yazar, yorumcu ve DJ olarak devam ediyor.

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Üyelik Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası metinlerini okudum ve onaylıyorum.

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Kırmızı Halının Asıl Sınavı: O Mikrofon Uzandığında

Aleyna Alkan Ağustos sayımızda ünlülerin kırmızı halıdaki İngilizcelerine bakıyor. Kabul edelim, hepimiz…

Aleyna Alkan
Tarafından

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!
E-Bülten'imize Abone Olun!

Çok Okunanlar

‘MUTTER: Bir Annenin Hatıra Defteri’ Altın Koza’da Türkiye Prömiyerini Yaptı

Alphan Eşeli’nin yazıp yönettiği, Hazar Ergüçlü’nün başrolünde yer aldığı MUTTER: Bir Annenin…

Editör
Tarafından
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!