Masumiyet Müzesi: Aşkın Takıntıya, Şehrin Hafızaya Dönüştüğü Yer

Yasemin Şefik
Yasemin Şefik
TarafındanYasemin Şefik
Uzun yıllardır "Yasemin Şefik'le HİTNOZ" radyo programını yapıyor. Best FM'de hafta içi her gün dinleyici karşısında anlatıyor. Radyoculuğunun yanı sıra; skeç yazarlığı, Show Tv "Dördüncü Aranıyor”,...
7 dakikalık okuma

Bir romanın ekranla buluşması her zaman risklidir. Hele de sözkonusu eser Masumiyet Müzesi gibi hem edebi hem kültürel hafızada derin iz bırakmış bir metinse. Orhan Pamuk’un romanını ilk okuduğumda Kemal karakterini rahatsız edici bulmuştum. Hatta bir noktada onun bencil hali yüzünden kitabı odanın bir tarafına fırlattığımı, bir süre yüzüne bakmadığımı hatırlıyorum. Sonra merakıma yenilip tekrar elime almıştım. Çünkü Kemal sinir bozucuydu ama vazgeçilecek kadar yüzeysel değildi. Roman yayımlandığında yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyordu; sınıf, arzu, hatıra, utanç ve sahip olma üzerine kurulmuş bir Türkiye panoraması çiziyordu. İstanbul’u bir mekân değil, bir hafıza biçimi olarak konumlandırıyordu.

Netflix uyarlaması ise bu hafızayı görsel bir arşive dönüştürüyor. Kemal’i Selahattin Paşalı, Füsun’u Eylül Lize Kandemir canlandırıyor. Yönetmen koltuğunda Zeynep Günay var. Ortaya çıkan şey yalnızca bir uyarlama değil; dönemi, sınıfı ve aşkın karanlık tarafını cesurca teşhir eden bir görsel anlatı.

Ve belki de en önemlisi: Bu dizi aşkı yüceltmiyor. Onu soyuyor.

masumiyet müzesi

Kemal Basmacı: Aşkın İçindeki Mülkiyet Hissi

Kemal karakteri, romanı okuyan herkes için tartışmalıydı. Hatta çoğu okur gibi bir noktada onu dayanılmaz bulmak mümkündü. Onun bencilliği, narsisizmi ve sahip olma arzusunun “aşk” diye sunulması, rahatsız edici bir okuma deneyimi yaratıyordu.

Dizide bu rahatsızlık daha görünür. Selahattin Paşalı, Kemal’i romantik bir kahraman olarak değil; ayrıcalıklarına alışmış, duygusunu büyütmeyi seven ama karşısındakini eşitlemeyen bir adam olarak kuruyor. Kemal sevdiğini söylüyor ama aslında sevdiği şey, kendi duygusunun dramatik büyüklüğü.

Onun aşkı ilerlemiyor. Donuyor. Saklanıyor. Nesneleşiyor.

Kemal’in en tehlikeli tarafı, her şeyi kendi “şeyler serisi”ne dönüştürmesi. Füsun’u bir özne olarak değil, bir hatıra nesnesi olarak konumlandırması. Sahip olamadığını saklıyor, sakladığını kutsuyor.

Burada baba figürü belirleyici. Ercan Kesal ve Bülent Emin Yarar’ın canlandırdığı erkeklik halleri, dönemin ayrıcalıklı erkek profilini temsil ediyor. Haz merkezli, duygusal olarak mesafeli ama sosyal olarak güçlü. Kemal’in babasının izinden gittiği açık. O da hazlarının peşinden giderken bir bütünü yok edebiliyor.

İzlerken insan hem öfkeleniyor hem merak ediyor. Çünkü Kemal, karizmatik bir bencillik sergiliyor. Ve bu karizma tanıdık.

Füsun: Sessizliğin İçindeki Dirençli Delirme

Eylül Lize Kandemir’in Füsun’u edilgen bir kurban değil. Kamera çoğu zaman onun yüzünde kalıyor çünkü hikâye bakışında yazılıyor. Suskunluğu boşluk değil; bilinçli bir geri çekilme.

Füsun’un ailesi özellikle anne karakterinde Gülçin Kültür Şahin ile güçlü bir katman kazanıyor. O anne figürü, alt sınıfın hem umut hem korku taşıyan yüzü. Kızının yükselmesini istiyor ama bunun bedelini sezebiliyor.

Kemal’in nişanlısını canlandıran Oya Unustası ise dönemin üst tabaka yüzünü temsil ediyor. Zarif, kontrollü, sınıfsal olarak güvenli. Onun varlığı Füsun’un kırılganlığını daha görünür kılıyor.

Tilbe Saran’ın replikleri su gibi akışı, Onur Ünsal’ın doğal varlığı, dizinin ansambl gücünü yükseltiyor. Bu dünya bilinçli kurulmuş. Hiçbir oyuncu rastlantısal değil. Neslihan Arslan’ın sahnesi kısa ama çok etkileyici mesela.

70’ler İstanbul’u: Nişantaşı’nın Kaybolan Zarafeti

Dizi, 70’ler İstanbul’unu yalnızca kostüm ve dekorla anlatmıyor; davranış kalıplarıyla kuruyor. Nişantaşı, Batılılaşma arzusunun vitrini. Kristal avizeler, ağır perdeler, şık akşam yemekleri…

Hepsi bir sınıf göstergesi.

Zeynep Günay’ın mekân kurulumunda steril bir nostalji yok. Üst sınıfın düzenli alanları ile Füsun’un dünyası arasındaki fark, yalnızca ekonomik değil; psikolojik. Şehir bir arka plan değil; karakter.

İzlerken insanın içinden, “Güzelim şehir, keşke bu zarafetle bugüne gelebilseydi,” demek geçiyor.

Bölüm Girişlerindeki Insert Kurgular: Bir Hafıza Defteri

Dizinin en özgün anlatı tercihlerinden biri, her bölümün başındaki özel kurgulanmış insert girişleri. Bu bölümler yalnızca “özet” değil; bir hatırlama pratiği.

Kimi zaman bir obje kadraja giriyor. Bir elbise, bir sigara izmariti, bir takı… Ardından o nesnenin hikâyeyle kurduğu bağa dair kısa, neredeyse müze etiketi gibi bir anlatı akıyor. Bu girişler romanın müze fikrini görselleştiriyor.

Zeynep Günay burada klasik televizyon anlatısını kırıyor. Bölüm başları dramatik değil; arşivsel. Seyirciye, “Bir hikâye izleyeceksin,” demiyor. “Bir hatıranın içine gireceksin,” diyor.

Bu insertler, Kemal’in takıntılı hafızasının görsel karşılığı. Hatırlama, lineer değil. Parçalı. Nesneler üzerinden kurulan bir bilinç akışı.

Bu tercih diziyi sıradan bir dönem melodramı olmaktan çıkarıyor; estetik olarak daha cesur bir yere taşıyor.

“Seni Bana Katsam” Sekansı Kült Olmaya Aday

Dizinin nokta şarkısı olan Neco’nun “Seni Bana Katsam” parçası, açığa çıkan sokak sahnesini mühürlüyor. Şimdiden kült olarak anılacak sahneler arasında konuşulmaya başladı bile.

Şarkının romantik tonu ile yaşanan yıkım arasındaki tezat, hikâyenin ironisini güçlendiriyor. Sözlerdeki sahiplenme arzusu ile Kemal’in takıntısı arasında kurulan paralellik, sahneyi unutulmaz kılıyor.

O sahne yalnızca bir müzik kullanımı değil; bir dönemin ruhunun kapanış cümlesi gibi.

Dizinin Kitaba Etkisi: Görselden Metne Dönüş

Dizinin yayınlanmasının ardından romanın satışlarının ciddi oranda artması dikkat çekici. Yeni jenerasyon hikâyeyi bir de okumak istiyor. Bu sevindirici ama düşündürücü bir durum.

Çünkü bazı kitapların görsel dünyaya düşmeden geniş kitlelere ulaşamaması edebiyatın bugünkü konumunu sorgulatıyor. Metnin tek başına etkisinin zayıflaması üzücü. Ancak bu uyarlama, edebiyat için bir kapı işlevi görüyor. İzleyici ekranı kapatıp sayfayı açıyor.

Belki de çağımızda hikâyeler mecralar arasında dolaşarak yaşıyor.

Günümüzde Kemal’e Âşık Olur muyduk?

Ve şimdi asıl soru.

Bugün Kemal Basmacı gibi bir karakterle aşka düşer miydik?

Karizmatik, yoğun, ayrıcalıklı ama bencil bir adamla?

Muhtemelen evet. Çünkü karizma hâlâ etkileyici. Yoğunluk hâlâ derinlik sanılabiliyor. Sahiplenilmek bazen sevilmekle karıştırılıyor.

Zaten Kemal ne fiziken ne de duygusal olarak DİK duran bir adam değil. Tipolojisine bakınca bu mu aşkına sahip çıkacak diyor insan.

Bugünün Kadınları Füsun Kadar Sabreder miydi?

Onun yerinde olsak hikâyeyi başka bir yere çevirir miydik?

Belki Füsun bugün beklemezdi.

Belki koleksiyonun parçası olmayı reddederdi.

Belki, “Beni seviyorsan eşit olalım,” derdi.

Belki de ilk kırılmada giderdi.

Ama aşk sözkonusu olduğunda bilinç her zaman yeterli olmuyor. İnsan bazen en rahatsız edici hikâyede bile kalabiliyor.

Ve son olarak; tüm bu estetik cesareti, güçlü oyunculukları ve edebiyattan beslenen derinliğiyle dizi, yalnızca yerel değil global ölçekte de yüksek bir izlenme grafiğine ulaşmaya aday görünüyor.

*Masumiyet Müzesi özel röportajlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bu içeriği paylaş
TarafındanYasemin Şefik
Takip et:
Uzun yıllardır "Yasemin Şefik'le HİTNOZ" radyo programını yapıyor. Best FM'de hafta içi her gün dinleyici karşısında anlatıyor. Radyoculuğunun yanı sıra; skeç yazarlığı, Show Tv "Dördüncü Aranıyor”, TRT Haber "Haber Sizsiniz" gibi televizyon programlarının sunuculuğunu yaptı. "Anladım Bozukluğu", "Dünlük" ve "Hiç Kurusu”, “Öyle Vakti” isimli kitapları yayınlandı. “Beni Bilirsin! Arkandan Konuşmam” isimli stand-up şovuyla BKM’de tek kişilik gösterisiyle 2016 yılında stand-up-up showlarına başladı. Yeni gösterisi ise “Ne Münasebet” ile sahnede.

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Berlin Film Festivali Jüri Başkanı Wim Wenders Tepki Çekti

76. Berlin Film Festivali (Berlinale) başladı. Berlin'deki "Berlinale Palast"ta No Good Men…

Editör
Tarafından Editör

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Çok Okunanlar

Sanatçılar ve Akademisyenler Ambargoya Karşı Küba’yla Dayanışma Çağrısı Yaptı

ABD merkezli kuruluşlar, sanatçılar ve akademisyenler ambargo ve Trump’ın yeni kararnamesine karşı…

Editör
Tarafından Editör
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!