Episode Dergi olarak Mart 2026 sayımızda iletişimci Ali Saygel‘in günümüzdeki iletişimsizliği mercek altına almasına yer veriyoruz.
Bugün herkesin söyleyecek bir sözü var, olmalı da. Ama dijital çağda öyle bir yere geldik ki artık herkes konuşuyor fakat kimse birbirini dinlemiyor. Bu durum haliyle her sektöre yansıyor, dizi–film sektörü de bundan payını alıyor.
Her proje kendini dinletmek için daha fazla konuşmaya, daha fazla görünmeye çalışıyor. Bu konuda gerçekten başarılı olanlar da var. Ama şu soruyu sormadan edemiyorum: Bu gerçekten bir başarı mı?

Kontrolden çıkan iletişim, fayda üretmesi gerekirken tam tersine bir iletişimsizlik yaratıyor. Her şeye fazlasıyla maruz kalıyoruz. Buna tuzak (clickbait) başlıklar, bağlamından koparılan açıklamalar, sertleşen dil eklendikçe tablo daha da zorlaşıyor. Bir de sosyal medyanın 15 saniye daha fazla izlenmek için her şeyi hızla tüketen yapısı devreye girince… Bazı projeler daha yolun başında kendi yarattıkları gürültünün içinde kaybolabiliyor.
Bu durumun tek bir sorumlusu yok. İçinde yaşadığımız çağ buna hizmet ediyor. Çoğu zaman konunun başladığı yer ile tartışmanın vardığı yer arasında bir bağ kalmıyor. Ama biz o tartışmanın içinden konuşmaya devam ediyoruz.
Peki, bu yapı dizi-film sektörünü nasıl etkiliyor?
Bu kadar içerik arasında yer bulmak zor ama fazla yer bulmak da ayrı bir risk. Aynı projeye dair yüzlerce içerikle karşılaşan izleyicide iki şey oluşuyor; ya antipati ya da kaçırma korkusu. İki durumda da işin özü geri planda kalıyor. Hikâyenin ne anlattığı değil, etrafındaki gürültü konuşuluyor. Oysa her hikâyenin bir derdi var. Olmalı.
Her gün “bomba projeler”, “yılın en beklenen işleri”, “çok konuşulacak yapımlar”… Belki gerçekten konuşulacak. Ama bir noktadan sonra kelimeler anlamını yitiriyor. Abartı arttıkça güven azalıyor.
ESNAF NOTU: Güven, hayatta en temel reflekslerden biri. Ben esnaf bir ailede büyüdüm, sonra iletişimci oldum. Aslında ikisi birbirinden o kadar da uzak değil. Esnaflık günü kurtarma işi değildir; ilişki biriktirme işidir. İletişim de öyle. Kısa vadede görünürlük kazanabilirsiniz. Ama uzun vadede kalıcı olan şey güven olur. Dizi–film sektöründe de durum farklı değil. En çok bağıran değil, en tutarlı olan hatırlanır.
