Ekrandaki Gizli Cevherler – Bölüm I

 Ekrandaki Gizli Cevherler – Bölüm I

Bu dosya yazısı, Episode’un 25. sayısında yayınlanmıştır.

Episode editörleri, siz okuyucularımız için “Ekrandaki Gizli Cevherler”i inceledi. Muhtemelen gözden kaçırdığınız ancak çok iyi eleştiriler alan 30’dan fazla diziyi ele alan kapak dosyamızın ilk bölümü yayında.

Detroiters (2017-2018)

İki sezon olarak yayınlanan bu Amerikan sit-comu, aslında son yılların en eğlenceli işlerindendi ama nedense beklenen ilgiyi görmedi ve üçüncü sezon onayını alamadı. Yine de Sam Richardson ve Tim Robinson’ın başrollerini paylaştığı Zach Kanin ve Joe Kelly tarafından yaratılan Detroiters iki sezonluk macerasıyla bile anılmaya değer bir dizi olmayı başardı. 

Sam Richardson ile Tim Robinson’ın Zach Kanin ve Joe Kelly’yle beraber yaratıcısı oldukları Detroiters, adından da anlaşılacağı üzere ABD’nin Detroit şehrinde geçiyor. Dizi, Sam Duvet (Richardson) ve Tim Cramblin (Robinson) isminde iki arkadaşın hikâyesine odaklanıyor. Aynı zamanda kapı komşusu olan ikili, Tim’in babasının reklam ajansında birlikte çalışıyor ve dizi, onların bu ajansta yaşadıkları eğlenceli hikâyeleri anlatıyor.

Enlightened (2011-2012)

Amerikalı oyuncu ve yazar Mike White tarafından yaratılan Enlightened, HBO’da yayınlandı. Dizi, eleştirmenlerden tam not almasına rağmen düşük reyting kurbanı oldu ve ikinci sezonun ardından iptal edildi.

Enlightened’ın oyuncu kadrosunda Laura Dern, Luke Wilson, Diane Ladd, Sarah Burns, Timm Sharp, Mike White gibi isimler bulunuyor. Dizi, Amy Jellicoe (Laura Dern) isminde bir beyaz yakalı kadının psikolojik çöküşün eşiğine geldikten sonra ruhani bir aydınlanma yaşamasını ve rehabilitasyon yoluyla hayatını yeniden rayına koymaya çalışmasını konu alıyor.

Komedi dram türündeki Enlightened’da canlandırdığı Amy Jellicoe rolü, Laura Dern’e 2012’de Komedi ya da Müzikal Diziler kategorisinde, En İyi Aktrist dalında Altın Küre kazandırmıştı.

Halt and Catch Fire (2014-2017)

Halt and Catch Fire, Christopher Cantwell ve Christopher C. Rogers ikilisi tarafından yaratılan ve çok ilginç bir devrimi konu alan bir dönem dizisi: Bilgisayar ve internet devrimi! 

Dört sezonluk macerasında Halt and Catch Fire, 1980’lerde başlayıp önce bilgisayarları kişiselleştiren ardından da küresel internet ağını kuran teknoloji devriminde rol almış kurgusal kişilerin hikâyesini konu alıyor. Silikon vadisinde geçen dizi, bilgisayar ve internet çağının başlangıcında bilgisayar mühendislerinin yaşamına odaklanıyor. Dizinin başrollerini ise Lee Pace, Scoot McNairy, Mackenzie Davis, Kerry Bishé, Toby Huss ve Aleksa Palladino paylaşıyor.

High Maintenance (2012-2020)

2012’de Vimeo üzerinden bir internet dizisi olarak başlayan High Maintenance, 6 sezonun ardından HBO’ya transfer oldu. 4 sezon da HBO’da gösterilen dizi, geçen yıl final yaptı.

Katja Blichfeld ile Ben Sinclair tarafından yaratılan ve komedi türündeki High Maintenance, tek ortak yönü bir torbacı (Ben Sinclair) olan New York sakinlerinin yaşamlarını konu ediniyor. Belirli bir ana hikâyeye bağlı kalmak yerine çeşitli “hikâyecikler” anlatan dizi, komedi tarafının yanı sıra dram tarafıyla da epey beğeni topladı. Ancak nedense yurtdışında ilgi gördüğü kadar ülkemizde ilgi görmedi. 

Lovesick (2014-2018)

Tome Edge tarafından yaratılan Lovesick, İngiliz komedisi sevenler için birebir.  Channel 4 kanalında iki sezon yayınlanan dizinin üçüncü sezonu ise Netflix tarafından yayınlandı. Dizinin başrollerini  Johnny Flynn, Antonia Thomas, Daniel Ings, Hannah Britland ve Joshua McGuire paylaşıyor.

Lovesick, eğlenceli bir “cinsel hastalık” hikâyesi anlatıyor. Soru şu: Cinsel hayatı çok aktif birisiniz ve cinsel yolla bulaşan bir hastalık kapıyorsunuz. Ne yaparsınız? Genç Dylan Witter (Johnny Flynn), geçmişte birlikte olduğu her bir kişiyi aramaya başlıyor! Ona bu arayışında ev arkadaşları Luke Curran ve Evie Douglas (Antonia Thomas) da eşlik ediyor. Ancak zamanla Dylan’ın ev arkadaşlarıyla ilişkisi epey karışıyor ve işler hepten karmaşık, bir o kadar eğlenceli hale geliyor. 

Safe (2018)

Amerikalı ünlü polisiye yazarı Harlan Coben tarafından yaratılan,  Danny Brocklehurst’ün senaryosunu kaleme aldığı Safe, korunaklı ve lüks bir sitede yaşanan bir çocuk cinayetini konu alıyor. İki kız babası, eşini yakın zamanda kaybetmiş başarılı cerrah Tom Delaney’in (Michael C. Hall) kızlarından biri sevgilisiyle beraber ortadan kayboluyor. Kızın sevgilisinin cesedi bulununca Tom Delaney kendini büyük ve ürkütücü bir gizemi araştırırken buluyor.

Spoiler vermemek adına hikâyeden daha fazla bahsetmiyoruz çünkü Safe, gizem unsuruna dayanan bir “katil kim” hikâyesi. Üstelik sağlam şaşırtmacalara sahip. Hiç düşmeyen temposuyla belki bir şaheser değil ama polisiyeseverlerin kaçırmaması gereken bir mini dizi. 

8 bölümlük bu yapımın başrollerinde Dexter’dan tanıdığımız Michael C. Hall’un yanı sıra Amanda Abbington, Marc Warren, Audrey Fleurot, Amy James-Kelly, Hannah Arterton gibi isimler bulunuyor.

Channel Zero (2016-2018)

American Horror Story’yi seviyor musunuz? Öyleyse Channel Zero tam size göre! Dört sezon olarak yayınlanan dizi tıpkı American Horror Story gibi bir korku antolojisi. Bu antolojide anlatılanlar ise internette paylaşılan kısa öykülere dayanıyor. Her sezonda başka bir öykü konu ediliyor. 

Channel Zero ilk sezonda, kardeşinin ortadan kayboluşunu araştıran bir çocuk psikoloğunun hikâyesini anlatıyor. İkinci sezon, insanların kendi korkularıyla yüzleşebildikleri bir evi konu alıyor. Dizinin üçüncü sezonunda genç bir kadın ve şizofren kocası, bazı kişilerin kaybolduğu bir şehre taşınıyor. Dördüncü sezonda ise yeni evli bir çift, bodrum katlarında ilişkilerini tehdit edecek bir kapı keşfediyor.

The Shield (2002-2008)

Michael Chiklis’in başrolünü üstlendiği The Shield, prömiyerini 2002 yılında yapmış ve yedi sezonluk macerasını 2008’de tamamlamıştı. Televizyon tarihinin en iyi suç dizileri arasında gösterilen The Shield, nedense ülkemizde dünyadaki kadar büyük bir ilgi görmedi. Halbuki Shawn Ryan’ın yaratıcılığını yaptığı dizi, En İyi Televizyon Dizisi dalında Altın Küre (2002) ve başrolüne hem Altın Küre hem de Primetime Emmy kazandırmış bir yapım.

The Shield, Los Angles Polis Departmanı’nda çalışan Vic Mackey (Chicklis) isimli bir polis ve onun başında olduğu birimin hikâyesini konu ediniyor. Mackey, kimi zaman işini doğru dürüst yapsa da kirli işlere de bulaşan bir polis. Öyle ki bazen en azılı suçlularla işbirliği yapmaktan çekinmiyor. 

Michael Chiklis’in yapımcılığını da üstlendiği dizi, güçlü karakterleri ve hikâyesiyle gelmiş geçmiş en iyi suç dizileri arasında sayılıyor.

La Foret (2017)

Delinda Jacobs’ın yaratıcılığını, Julius Berg’in yönetmenliğini yaptığı La Foret, bir Fransız polisiyesi ve altı bölümlük bir mini dizi. Başrollerini ise Samuel Labarthe, Suzanne Clément, Alexia Barlier, Frédéric Diefenthal, Patrick Ridremont gibi isimler üstleniyor.

La Foret, Ardenler’deki küçük bir kasabada geçiyor. Jennifer Lenoir (Isis Guillaume), henüz ergenlik çağında bir genç kız, bir gece ortadan kayboluyor. Dedektif Gaspard Deker (Labarthe) ile kızı yakından tanıyan kasabanın polislerinden Virginie Musso (Clément), olayı araştırmaya başlıyor. Onlara, yalnız yaşayan Eve (Barlier) adında tuhaf bir kadın yardım ediyor. Ancak soruşturma sırasında olaylar iyice çetrefil bir hal alıyor ve yalnızca bir kızın kaybolmasından fazlasının sözkonusu olduğunu anlıyoruz.

La Foret, karanlık ve sürükleyici bir polisiye. Bir şaheser olmasa da aldığı alkış kesinlikle hak ettiğinden az. 

Dérapages (2020)

Bir futbol meraklısıysanız Eric Cantona’yı seversiniz; sadece müthiş bir futbolcu olduğu için değil, değişik bir karakter olduğu için de. Futbolu hem de zirvedeyken aniden bıraktığında herkesi çok şaşırtmıştı. Aktörlüğe başlayacağını açıkladığında da insanlar bir o kadar şaşırdı. Ancak o ne kadar iyi futbolcuysa o kadar iyi bir aktör oldu. Ken Loach’un Looking For Eric filminde çok iyiydi, başrolünü üstlendiği Dérapages dizisinde ise harika! 
Fransız yazar Pierre Lemaitre’nin Cadres Noirs kitabından uyarlanan Dérapages, kapitalizmin ve işsizliğin insanı nasıl çileden çıkarabileceğini anlatan altı bölümlük bir mini dizi. Yaşlandığı için işten çıkarılan Alain Delambre’nin (Cantona) hikâyesi özünde, suç kavramıyla kapitalizm arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Delambre, iş bulamadıkça ailesiyle sıkıntılar yaşamaya başlayan ve özgüveni zedelenen bir adam… Nihayet büyük bir şirket tarafından mülakata çağrıldığında ise işi alabilmek için her şeyi yapmaya hazır ancak hayatının radikal biçimde değişeceğinin henüz farkında değil.

Benzer İçerikler