“FEEL GOOD”: GÜLÜNECEK NE VARDI? GÜLÜYORDUN YA ÖPERKEN! I YASEMİN ŞEFİK

 “FEEL GOOD”: GÜLÜNECEK NE VARDI?  GÜLÜYORDUN YA ÖPERKEN! I YASEMİN ŞEFİK

İŞTE BUNA KARA KOMEDİ DENİR!

Kötü bir olaya ya da derbeder eden bir mevzuya hep şöyle bakıyorum; ileride bu konuya gülebilir miyim? Benim için hüzünlü ya da agresif bir durumun gülerek anlatabileceğim hale gelme ihtimali önemli. Ancak bu karantina günlerine şu aşamada gülmek pek mümkün değil. Hatta önümüzdeki zaman dilimlerinde ölümler, ölüm şekilleriyle ilgili hikâyeler karşımıza çıktıkça daha da vahim bir tabloya bakacağız. Yine de deniyorum… Bugünlere dönüp baktığımızda bize ne komik gelebilir diye… Stand-up gösterimi hazırlarken de aslında aynı şeyi yapıyorum. Geçmiş zamanın gözleminde olan biten bir şekilde mizaha dönüşebiliyor.

Bir de geleceğin mizahı var. Distopyalar komedisi. Aklımda en çok uydurduğum şeylerin başında geliyor. Gelecek en çok neyimize gülecek?

Gelecekten, çok uzak bir gelecekten bugünlere baktığımda şöyle anekdotlar geliyor aklıma:

Kâğıt nedir bilmiyorlar. Ve kâğıdın üzerinde duran virüsün benden sana, senden bana geçişini anlayamıyorlar. Para zaten artık kâğıt biçiminde değil…Tokalaşmak ve sarılmak bir muamma… “Neden birbirinize böyle dokunuyordunuz? Bu taciz!” diyebilirler. Akıllı telefonlara bir uygulama indirip hemen check-up gerçekleştirecek ve gerekli müdahele o an bir yapay zekâ ile yapılırken bize üzülecekler. Bir taraftan yürüyüş ve piknik yapmanın yasak olduğunu öğrendiklerinde ilkel hayatımıza çok gülecekler. El yıkama videolarımızı, canlı yayın Instagram konserlerimizi izleyip, “Çok da şekerlermiş!” diyecekler. Romantik bulunacağımız net.

Peki, gelelim bu stand-up gülme işlerine… Böyle buhran dönemlerinde iyi gelebilecek yöntem; iyi hissettiren kitap, müzik ve komedidir. Geçen gün Netflix’te Feel Good dizisine denk geldim. Konusunu okuyunca ,“Aa stand-up bir komedyen, bağımlılıklarından kurtulmaya çalışıyor. Ve başrol kızımızın başka bir kıza aşkı…. Tamam, bu iyi gelebilir,” dedim. Bir taraftan da stand-up komedisiyle ilgili gördüğüm her şeyi izlemeyi görev gibi görüyorum. Madem bu işin içindeyim bileyim duygusu. Yalnız bu bir kara komedi. Nedir kara komedi? Ciddiyetle anılan birçok konuyu, din, cinayet, ölüm, hastalık, savaş, doğal afet, akıl hastalığı gibi, mizahi bir anlayışla ele almak.

Feel Good aslında bir stand-upçı hikâyesinden ziyade bağımlılık üzerine kurulu bir dizi. Alkol, uyuşturucu, seks bağımlılığının aslında birine olan bağımlılıkla eş bir halini anlatıyor. Stand-up komedi ise yan rol bir konu.

Dizinin yaratıcısı, yazarı ve oyuncusu ise Mae Martin. Aslında kendinden yola çıkarak yazdığı ve oynadığı bir yapım.

SEN BİR DİZİ BAĞIMLISI MISIN?

Kariyeri kötü giden, bağımlılığı için grup terapisini devam ettirmeye çalışan, aile ilişkileri kendi olumsuzluğu yüzünden berbat durumda olan, George adında hetero bir kadınla tanışıp onunla aşk yaşayarak onun evine taşınıp kendisiyle ilgili birçok şeyi aslında anlatmayan ancak birbirlerinin hayatlarında çok büyük değişikliklere yol açan bir senaryo.

Mea Martin görüntü itibarıyla genç bir Ellen DeGeneres. Stand-up kariyeri için “samimi” olma anekdotunu öğreniyor. Ancak samimiyet her şeyi anlatmak mıdır? Bu da ayrı bir konu. Ve diyor ki; “Umarım insanlar güler, karakterlerle ilişki kurar ve bir çift olarak Mae ve George’u anlarlar. Hem komik hem yürek parçalayıcı ve zaman zaman bütünüyle tuhaf görünebilecek bir şov hazırlamaya çalıştık, çünkü hayatın kendisi de böyle.”

Bağımlısı olduğumuz aşklar, arkadaşlıklar ya da eşyalar… Bu açıdan bakarsak hepimizin grup terapisine ihtiyacımız olduğunu da düşünüyorum. Alışkanlıklar öyle kolay değişmiyor. Evde şu anda dizi yiyenler olarak soruyorum; siz bir dizi bağımlısı mısınız? Ve bu komik mi?

BUNU İZLEYEN ŞUNA NE BAYILIR!

The Marvelous Mrs. Maisel konusuna gelince…

50’lerde geçen dizide başrolümüz Miriam Maisel evli, iki çocuklu, 20’lerinin başlarında bir kadın. Üniversite bitirmiş, zeki, güzel, bakımlı, New York Manhattan’da yaşayan, eğitimli bir aileden gelen yüksek sosyoekonomik ve sosyokültürel statüde Yahudi bir kadın. Kocası stand-up yapıyor ancak ona inanılmaz fikirler veriyor. Mr. Maisel’ın stand-up yapma aşkına tanık oluyoruz. Ve kocasından ayrılıyor da…

NETFLIX’TE İZLEYEBİLECEĞİN KADIN STAND-UPÇILAR

Bu arada stand-up gösterilerinde özellikle kadın komedyenlerde neler var derseniz hemen sıralayayım: Ali Wong, Katherine Rayn, Enissa Amani, Taylor Tomlinson, Iliza Shelsinger, Tiffany Haddish, Amy Schumer, Chirstina P., Tig Nataro, Joan Rivers, Jen Kirkman…

YERLİ KADIN STAND-UP ŞOVLARINDA BİZ VARIZ!

Bizim de gösteriler başlayınca sahnelerimize gelip izleyeceğiniz zamanlar gelecek.
Ey, Netflix! Bizim yaptığımız gösterileri çekip koysaydın ne iyi olacaktı şimdi…
Yerli stand-up kadınlar arasında yer aldığım için mutluyum.
Ve sahnede bu işi yapan müthiş tanıdıklarım var; Çok da Fifi Hatunlar, Miray Akovalıgil, Lesli Kravil…

Yasemin Şefik

Uzun yıllardır "Yasemin Şefik'le HİTNOZ" radyo programını yapıyor. Best FM'de hafta içi her gün dinleyici karşısında anlatıyor. Radyoculuğunun yanı sıra; skeç yazarlığı, Show Tv "Dördüncü Aranıyor”, TRT Haber "Haber Sizsiniz" gibi televizyon programlarının sunuculuğunu yaptı. "Anladım Bozukluğu", "Dünlük" ve "Hiç Kurusu”, “Öyle Vakti” isimli kitapları yayınlandı. “Beni Bilirsin! Arkandan Konuşmam” isimli stand-up şovuyla BKM’de tek kişilik gösterisiyle 2016 yılında stand-up-up showlarına başladı. Yeni gösterisi ise “Ne Münasebet” ile sahnede.

Related post

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir