Episode Dergi olarak Nisan 2026 sayımızda Yasemin Şefik’in yakın zamanda sahnelenmeye başlayan Job oyununun başrollerinden Sarp Akkaya ile röportajına yer veriyoruz.
Her karakter için sustuğu ya da konuştuğu yerler oyuncu ve yönetmenin seçtiği kadar tehlikelidir. Bu karakter özelinde -terapistlerin çok konuşmayı değil konuşturmayı tercih ettiğini düşünürsek- konuştuğu yerler daha tehlikelidir diyebilirim.”
Sarp Akkaya, Job’da canlandırdığı karakter üzerinden güç, manipülasyon ve insanın karanlık tarafıyla kurduğu ilişkiyi sahneye taşırken izleyiciyi yargılamak yerine anlamaya çağırıyor.
Job oyununda güç kimde? Sen bunu nasıl yorumluyorsun?
Oyunda güç, iki karakter arasında gidip geliyor. Job interaktif bir oyun olmamasına rağmen seyirci de bunu biraz belirliyor. Bazı seyirci gücü bende bazısı Leyla’da hissedebilir. Bu nedenle de benim ilgimi çeken bir oyundu.
Karakterinin manipülasyon alanını oynarken sınırı nerede çiziyorsun?
Sınırı yazarımız çizmiş aslında, benim bu konuda bir şey yapmama gerek kalmıyor. Yazarın belirlediği ölçüde manipüle edebildiğim noktaları zorluyorum.
Bu rol önceki karakterlerinden nasıl ayrışıyor?
Oynadığım her karakter birbirinden ayrışıyor ya da ben ayrıştırmaya çalışıyorum. Bunun diğerlerinden farkı; 15 senedir tiyatro oyunu oynamadığım için tiyatrodaki performansın gerektirdiği eforu sarf etmek çok kolay olmadı. Tiyatro bambaşka disiplin istiyor. Buna adapte olmak zordu benim için. Ama hem rol arkadaşım Leyla Tanlar hem de yönetmenlerimiz Kerem Deren ve Çisil Hazal Tenim ve yönetmen yardımcımız Sevi Yılmaz bana çok yardımcı oldular.
Terapist figürünü klişeye düşmeden kurmak için nelere dikkat ettin?
Öncelikle kendi terapistime dikkat ettim. Uzun yıllar klinik psikologla çalıştım. Bunun faydasını bu oyunda fazlasıyla gördüğümü düşünüyorum.
Karakterinin sessizlikleri mi yoksa sözleri mi daha tehlikeli?
İkisi de birbirinden tehlikeli. 🙂 Her karakter için sustuğu ya da konuştuğu yerler oyuncu ve yönetmenin seçtiği kadar tehlikelidir. Bu karakter özelinde -terapistlerin çok konuşmayı değil konuşturmayı tercih ettiğini düşünürsek- konuştuğu yerler daha tehlikelidir diyebilirim.
Sahnedeki psikolojik gerilimi fiziksel olarak nasıl taşıyorsun?
Fiziksel olarak değil, psikolojik olarak taşıyorum aslında. Sahnedeki psikolojik gerilim benim de psikolojimin gerilmesine neden oluyor. Bunu taşımak için de tiyatroyla ilgili antrenman yapmak lazım. Bu oyun sürecinde bu antrenmanı hakkıyla yaptığımızı düşünüyorum.
Partnerinle kurduğun gerilim, prova sürecinde nasıl gelişti?
Partnerim, çok sevdiğim bir oyuncu arkadaşım. Onunla sahneye çıkmak gerilimi bir oyuna dönüştürmek adına çok işe yaradı. Çünkü sevdiğiniz kişiyle karşılıklı oynuyorsanız size çok yardımcı oluyor. Leyla da sınırsız yardımını esirgemedi benden.
Seyircinin karakterine duyduğu güveni sarsmak bilinçli bir tercih mi?
Ben seyircinin karaktere duyduğu güveni sarsmayacağımı düşünüyorum.
Karakterinin en “insani” tarafı nerede başlıyor?
Çoğu karakterde olduğu gibi “insani” tarafı, zaaflarında başlıyor. İçinde hem başkalarına yardım etmek isteyen güvenilir bir doktoru hem de şeytani bir tarafı -herkesin barındırdığı gibi- barındırdığını düşünüyorum. Burada, “kadar” değil, “gibi” kısmı benim için önemli.
Job metninin seni en çok provoke eden tarafı neydi?
Metnin tamamı beni provoke etti ve etmeye devam ediyor.
Bu rol seni oyuncu olarak daha karanlık bir yere götürdü mü?
Hayır, götürmedi. Benim için oyun bittiğinde rol de biter, oyun başladığında rol de başlar.
İzleyicinin seni sevmeme ihtimaliyle barışık mısın?
İzleyicinin oynadığım karakteri sevmesini değil, anlamasını diliyorum. Ben de oynadığım her karakterleri anlayarak oynadım… Birinci sıraya koyduğum prensip; karakteri anlamak, sevmek değil.
Bu karakterle empati kurdun mu yoksa dışarıdan mı gözlemledin?
Elbette empati kurmadan herhangi bir rolü oynamam mümkün değil. Her oynadığım karakterle empati kurmaya ve her oynadığım karakteri gözlemlemeye çalışıyorum. Karakterin kendisiyle değil, karakterin içinde bulunduğu durumla empati kurmaya çalışıyorum.
Oyunun sonunda seyircinin karakterinle ilgili ne hissetmesini istersin?
En temelde, gerçek olduğunu ve var olduğunu hissetmesini isterim.
Job senin için bir oyunculuk sınavı mı?
Her rol benim için oyunculuk sınavı…
