ORTA! KAFA! AŞK: Aşk sahası, yeşil sahalara taşınırsa

     ORTA! KAFA! AŞK: Aşk sahası, yeşil sahalara taşınırsa

    Arjantinli eski efsanevi futbolcu Jorge Valdano, futbolun yaşadığımız hayatın metaforu olduğunu söyler. Büyük oranda doğrudur. Futbolda yaşamdaki hemen her şeyi bulabilirsiniz: Karapara, kader değiştiren hatalar, son anda ulaşılan zaferler, öfke, telaş, heyecan, sevgi, nefret, kavga, estetik… Peki, yaşadığınız bir ilişkide, aşkta futbolu bulabilir misiniz? 10 bölümlük ilk sezonu Gain’de yayınlanan Orta! Kafa! Aşk! dizisini izlerseniz, emin olun, bulabileceğinize ikna olursunuz. 

    Norveç yapımı Match dizisinden uyarlanan, yönetmenliğini Can Evrenol’un yaptığı ve senaryosunu Zeki Enes Akkan’ın kaleme aldığı Orta! Kafa! Aşk, Semih (Can Sipahi) isimli bir gencin aşk hayatını anlatıp yorumlayan iki futbol spikerini odağına alıyor. Bu iki spikerden Fikri Bilir’i Engin Hepileri, Mesut Çak’ı ise Cengiz Bozkurt canlandırıyor. İki başarılı oyuncu böylesine matrak bir tema etrafında genç ve yetenekli isimlerle buluşunca da ortaya insanı sürekli kahkahalara boğmasa bile durmaksızın gülümseten bir iş çıkıyor.

    Espriyle değil, çizgilerle güldürmek

    Orta! Kafa! Aşk her şeyden önce sıcak ve samimi bir dizi. Komikliği, Cem Yılmaz filmlerindeki gibi bir espri bombardımanından kaynaklanmıyor. Orta! Kafa! Aşk! komik ve eğlenceli çünkü bir bakıma çok absürt, bir bakıma da çok hayatın içinden. Semih’in ilk bölümde sevgilisi Banu’dan (Buse Demirel) ayrılmama çabası da sonrasında yeni aşkı Selin (Su Kutlu) ile ilişkisi de hepimizin ilişkilerinde yaşadığı enstantelere sahne oluyor. Yalnız, bunları iki futbol yorumcusunun coşkulu anlatımından dinlerken, bir karikatür okur gibi hissediyoruz. Bunu olumlu anlamda söylüyorum. Hani karikatürlerde hiçbir şey komik olmasa bile çizgiler komiktir; Orta! Kafa! Aşk!’ın da en az komik sahnelerinde bile spikerler Fikri ile Mesut’un anlatımı öyle matrak ki insan kendini gülmekten alamıyor. 

    Orta! Kafa! Aşk!, kurgusu ve konsepti itibarıyla da komikliğe yazgılı bir dizi. Düşünün; spikerlerimiz, “uzman konuk” sıfatıyla her bölümde bölümün konseptine uygun bir konuğa bağlanıyor. Bu konuklar arasında Burak Kut da var, Apache Necati adında çorap kokusundan Semih’in kişiliğini çözümleyen bir avcı da, ünlü İtalyan porno yıldızı (aman, pardon, dizideki adıyla “ilişki uzmanı”) Ricco Siffredi de! Hani hepsini anlıyorum da Ricco Siffredi’nin, hem de “ilişki uzmanı” gibi eğlencesi ironisinde gizli bir sıfatla karşıma çıkmasını hiç beklemiyordum. Kimin aklına Ricco Siffredi’yi Orta! Kafa! Aşk!’ta oynatmak geldiyse ona binlerce alkış!

    Orta! Kafa! Aşk!
    Semih (Can Sipahi) ve Selin (Su Kutlu)

    Tabii, Orta! Kafa! Aşk! dizisinin olayı, aşkı yeşil sahalara taşımak (ya da tam tersi). Hal böyle olunca, Semih, sevgilisinden ayrılınca Bekârlar Ligi’ne düşüyor. Yine Semih’in olaylara atıldığı mekanlar da çıktığı stadyumlar oluyor. Örneğin Semih, bir olayı kendi evinde yaşayacaksa, “Kadıköy bilmemne sokak bilmem kaç numara”da sahaya çıkıyor. Yok, başkasının evindeyse, bu defa deplasmanda oluyor. 

    Şimdi dizinin komedisine buralardan yaklaşınca hiç kahkaha attıran espri yokmuş gibi anlaşılabilir ama öyle değil. Özellikle spikerler Mesut ve Fikri, arada öyle komik cümleler sarf ediyor, öyle eğlenceli tepkiler veriyorlar ki insanın çevirip tekrar tekrar kahkaha atası geliyor!

    Orta! Kafa! Aşk!: Futbol spikeri olmanın dayanılmaz hafifliği  

    Cengiz Bozkurt ile Engin Hepileri, Episode Yerli’nin Ekim dijital sayısında yaptığımız röportajda metne daima sadık kalmadıklarını, sık sık doğaçlama da yaptıklarını belirtiyorlar. Bu işte çok başarılı olduklarını söylemem lazım. Rollerini öyle iyi özümsemişler ki, “Keşke gerçekten maç anlatsalar!” diyorsunuz. Karşımızdaki iki adam, futbol spikerliğinin iyi kotarılırsa Türk izleyicisine rahatlıkla temas edebileceğini fark etmiş ve bu iki karakteri gerektiğinden bile iyi kotarmış. 


    Gerçi, bu başarıda senaryonun da ufak bir katkısı olduğunu söylemek gerek. Rejide görevli ve hiç görmediğimiz, duymadığımız karakterin adı Uğur olunca, Türk spor televizyonculuğunun kült repliği “Oynat Uğurcum”u da sık sık duyuyoruz. Bu da, en azından sıkı futbol takipçilerini iyiden iyiye hikâyenin içine çekiyor. Öyle ki bazı anlarda siz de Mesut ve Fikret ile “Gol!” diye ayağa fırlıyor, onlar birbirine sarılırken sarılacak birini arıyorsunuz. 

    Orta! Kafa! Aşk!’ı oyunculuklarıyla yükseltenler sadece Cengiz Bozkurt ile Engin Hepileri değil. Diğer oyuncular da gayet iyi iş çıkarmışlar. Ancak özellikle Semih’in ev arkadaşı Değer rolündeki Barış Kıralioğlu’na bir parantez açmak istiyorum. Dizinin yan rollerinden olsa da 35 yaşındaki oyuncu, vurdumduymaz, olmadık yerlerden çıkan, bir aşkın fitilinin ateşleneceği anları baltalamakta üstüne olmayan ama ihtiyaç anında da bir acil butonu gibi dostluğunu sergileyen Değer’i çok iyi canlandırmış. Sırf duruşu ya da bir bakışıyla bile insanın gülesi geliyor. 

    Son söz yerine

    Orta! Kafa! Aşk!, gülmeye ve eğlenmeye fazlasıyla ihtiyaç duyduğumzu bu günlerde bu ihtiyacımızı çok samimi ve sevimli bir şekilde gideriyor. Gain, son dönemde birçok önemli projeye imza attı. İşte, son olarak Hamlet, epey ses getirdi. Ancak sanki Orta! Kafa! Aşk!’ı seyirci biraz es geçti. Aman diyeyim, gülmeyi seviyorsanız, bu diziye ayıp etmeyin; hiç değilse iki bölüm şans verin!

    Benzer İçerikler