Aşkın, insanın yaralarını kanatan mı yoksa kapatan mı olduğu sorusu, hayatın en büyük ikilemlerinden biridir. Disney+’ın Ay Yapım imzalı yeni filmi Öngörü, bu ikilemi geleceği görme yetisiyle sarsıcı bir noktaya taşıyor. Biz de filmin yaratıcısı Sema Ergenekon ile Öngörü’nün zihninde nasıl filizlendiğini, geleceği bilme sorusunun yaratıcı dünyasındaki karşılığını ve aşkın yaraları iyileştirme gücünü konuştuk.
Öngörü’nün ilk fikri zihninizde nasıl filizlendi? Bu hikâyeyi kaleme alırken sizi kişisel olarak en çok besleyen, tetikleyen ne oldu?
“İnsan kendini öldüreceğini bildiği birine âşık olur mu?” sorusunun çekiciliği bu hikâyenin doğmasına sebep oldu. Aşkın engellenemez akışını ölüm durdurabilir mi?
Selen, rüyalarında gördüğü kötü olayları engellemeyi başaran bir karakter ama bir gece kendi ölüm tarihiyle yüzleşiyor. İnsanın kendi sonunu bilmesi insanlık tarihinin en eski varoluşsal sorularından biri. Sizce ölüm gününü bilmek insanı daha cesur mu yapar yoksa daha korkak mı?
İnsanın öleceği zamanı öğrenmesi delicesine ürkütücü bir bilgi. Bu bilgiye ulaşmak cesaret ister ama sonrası korku dolu bence.

Selen ve Kemal, çocukluklarından itibaren taşımak zorunda kaldıkları yaralarla birbirini iyileştirmeye çalışan iki karakter. Bu iki yaralı insanın çatışmasını ve bağını kurgularken en çok nerede zorlandınız ya da hassas davrandınız?
Aşkın insanın yaralarını kanatıcı ya da kapatıcı bir gücü var. Hangisini yaşayacağınız karşınızdaki kişiye ve sizin seçimlerinize bağlı. Filmin karakterlerinin birbirinin yaralarına iyi gelmesini seçtim ben. Bu yaraları ajite etmeden kullanmaya özen gösterdim. Umarım başarabilmişimdir.
Filmin çok güçlü bir sorusu var aslında: Geleceği bilmek mi daha zor, bilmemek mi? Bu hikâyenin yaratıcısı olarak sizin cevabınız ne olur bu soruya?
Bence geleceği bilmek daha zor.
Türkiye’de ve dünyada çok sevilen, başarılı ve uzun soluklu dizilerin senaristi olarak bu ilk filminiz. Süre ve yapı olarak dizi matematiğinden çok farklı olan film yazma süreci size senarist olarak nasıl hissettirdi?
Aslında ister dizi ister film olsun dramatik yapı hep aynıdır. Sadece dizi yazarken daha hacimli, daha geniş kitlelere ulaşacak ve televizyon kriterlerine uygun bir hikâye tasarlamak gerekiyor. Filmde ise daha özgür ama sıkıştırılmış bir sürede daha görsele dayalı bir hikâye kurmak gerekiyor. Bir hikâyeyi daha keskin, net ve köşe sahnelerle anlatmayı deneyimlemek oldukça keyifli bir süreçti.
Öngörü’den sonra yeni film ve dizilere dair çalışmalarınız neler?
Şu an Susuz Yaz’ın yazım süreci devam ediyor.
Ve Öngörü sorusu: Hayatınızın beş yıl sonrasından yalnızca bir görüntü görme hakkınız olsa bakar mıydınız? Bakarsanız ne görmek isterdiniz?
Filmi yazarken de geleceğe dair bilgi sahibi olmak ister miyim diye sorguladım. Cevabım ise hayır oldu.
Hilal Altınbilek, ‘Öngörü’yü Anlatıyor
Serkan Çayoğlu, ‘Öngörü’yü Anlatıyor
Yönetmen Ali Bilgin, ‘Öngörü’yü Anlatıyor
