Ayşe Erbulak Episode Okurları İçin Öneriyor

 Ayşe Erbulak Episode Okurları İçin Öneriyor

Episode yazarları, editörleri, oyuncular, senaristler, yönetmenler, her gün sizin için kitap, film, dizi, program, aktivite, aplikasyon öneriyor.

Oyuncu ve polisiye yazarı Ayşe Erbulak, okurlarımız için sevdiği filmleri, dizileri, kitapları ve çizgi romanları sıraladı.

Filmler

Peau d’âne – Donkey Skin (1970)

Fransız oyuncu Catherine Deneuve’nün başrolde olduğu bu Fransız yapımı fantastik ve masalsı film, yıllarca en sevdiğim filmler içinde yer almıştır.

Hair (1979)

Benim için klasikleşmiş bir müzikal filmdir. Amerikan ve Alman ortak yapımı filmin yönetmen koltuğunda 2018’de kaybettiğimiz, Amedeus ve Guguk Kuşu filmlerinin de yönetmeni Çekoslovak Milos Forman var. Treat Williams, John Savage ve Al Pacino’ya 2001 yılında ikiz çocuk doğurmuş olan Beverly D’Angelo, güçlü baş rollerden sadece bazıları. Bin kere seyretsem bıkmayacağım filmlerden biri.

Kramer vs. Kramer (1979) 

Dustin Hoffman ve Meryl Streep’in başrolde olduğu bu çok ödüllü filmde, sinemada bulunan hiçkimse göz yaşlarına hakim olamamıştı, çok ağlamıştık. Boşanmış bir çiftin hikayesinin çok naif bir şekilde anlatıldığı bu film benim için klasikler arasında yerini almıştır.

Once Upon a Time in America (1984)

Sergio Leone’nin yönettiği bu 3 saat 49 dakikalık uzun filmi Emek Sinemasında seyretmiş ve uzun zaman etkisinden kurtulamamıştım. Müzikleri, İtalyan müzisyen Ennio Morricone’nin elinden çıkma. Tam bu noktada yine Morricone’nin müziklerini yaptığı, Robert De Niro ve Jeremy Irons’ın başrollerde olduğu The Mission filminden bahsetmeden geçemeyeceğim. Çünkü filmin kendi kadar müziği de yıllarca unutulmadı ve klasikler arasında yerini aldı. Once Upon a Time in America‘nın oyuncu kadrosu da çok güçlü, efsanevi aktörler Robert De Niro ve Joe Pesci’nin yanı sıra her biri birbirinden mükemmel rollerle sinemaseverler için gerçek bir şölen.

Mediterraneo (1991)

2.Dünya Savaşı sırasında bir avuç İtalyan askeri, bölgenin kontrolünü ele alabilmek için Ege Denizinde küçük bir adaya gönderilir. Savaş filmi olmasına rağmen bu kadar hümanist bir film daha seyretmedim. Zamanın tüm ödüllerini ve özellikle 1992’de En İyi Yabancı Film dalında Oscar ödülünü almıştı. İnsanın içine mutluluk tozları serpen çok tatlı bir filmdi.

The Piano (1993)

Harvey Keitel ve Holly Hunter’in başrolde olduğu bu film ya sinemada ya da dev ekranda seyredilmeli. Yeni Zelanda’nın Batı Kıyılarının doyumsuz manzarası eşliğinde çok ilginç, sıra dışı bir aşk hikayesi seyrediyoruz.

Diziler

Captains and the King (1976)

Bu 540 dakikalık mini diziyi TRT’de izlediğim zamanlar, dizinin ne demek istediğini tam olarak anlamamıştım. Ama günümüze baktığımızda ne kadar global bir anlatımı olduğunu gördüm. Dünya kurulalı beri yönetimlerin nasıl oluşturulduğunu anlatan bir dizi. Güçlü oyuncu kadrosuna ek olarak, dönemin tatlı yakışıklı aktörü Perry King de başrolü oynuyor.

Everwood (2002 – 2006)

Bizim neslin Hair müzikalindeki rolüyle hayran olduğu Treat Williams’ın yer aldığı bu dizi, çok tatlı bir kasaba dizisi. Karısının ölümü üzerine oğlu ve kızını alıp küçük bir kasabaya yerleşen beyin cerrahının hikayesi.

Everybody Loves Raymond (1996 – 2005)

9 Sezon ve 210 bölümden oluşan bu dizide New York’un kırsalı Long Island’da karısı ve ikiz çocukları ile yaşayan İtalyan asıllı Raymond karakterini izliyoruz. Çok sevdiğim sitcomlardan biridir. Başrolü oynayan Ray Romano’yı son olarak The Irishman‘de seyrettik.

The Crown (2016 – )

Son yıllarda seyrettiğim en güzel tarih dizilerinden biri. Henüz 3 sezon seyredebildik ama devamını heyecanla bekliyorum.

Kitaplar

Genelde polisiye okurum ancak bunun dışında biyografik romanları da çok severim. Bu türler dışında beni etkileyen çok kitap olmasına karşın burada Episode okurları için sadece birkaç tanesini paylaşabilirim.

Büyük Defter / Kanıt / Üçüncü Yalan, Agota Kristof

Çok uzun yıllar önce bu üçlemeyi ayrı ayrı okumuştum. İlk okuduğum kitap Büyük Defter olmuştu. Sonra kitaplar zamanla ortadan kalktı. Yapı Kredi Yayınları üçlemeyi yeniden basınca hemen aldım. Hatta hediye olarak arkadaşlarıma aldığım kitaplardan biridir. Savaş, yıkım, insanlık ve göçmenlik sorunlarının acımasız sertliğini çok sade bir dille anlatmış yazar.

Struma: Karanlıkta Bir Ninni, Hakan Akdoğan 

İkinci Dünya Savaşı’nda Romanya’dan kalkıp İsrail’e gideceğini zanneden Struma Gemisindeki Yahudilerin gerçek hikayesini bir başka pencereden anlatmış yazar bize. Ayrıca Nü Peride ve Kirpi Mesafesi de Akdoğan’ın mutlaka okunması gereken kitaplarıdır diye düşünüyorum.

Çizgi Romanlar

Daha okuma yazma bilmediğim zamanlarda başlamıştı kitap okuma sevdam. Babamın çizer olması, beni bir çok çizgi kitapla tanıştırmıştı. En belirginlerinden biri, Charles Addams yani Addams Family çizeri. Fransız çizer Sempé de 5-6 yaşlarımda okuduğum çizerlerden. Akbaba ve Tef dergileri ve tabii efsanevi Gırgır dergisi vazgeçilmezlerim. Aramızdan genç yaşta ayrılan Galip Tekin çizgi romanları ve Ergün Gündüz kitapları da kütüphanemin en güzel yerinde duruyor.

Benzer İçerikler