‘Daha 17’ Senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener’le Konuştuk

Eda Akça
12 dakikalık okuma

Eda Akça, Ağustos sayımızda Kanal D‘nin popüler dizisi Daha 17‘nin senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener’le konuştu.

“Ailesini arayan bir çocuktan daha güçlü hiç kimse yoktur,” cümlesinden yola çıkarak kurulan Daha 17, Aras’ın kardeşini bulma yolculuğunu merkeze alırken aile, kardeşlik, yalnızlık, aidiyet ve büyümek gibi temaları da hikâyenin içine taşıyor. Bodrum’un atmosferinde ilerleyen dizi, karakterlerin geçmişiyle bugünü arasındaki bağları madalyon üzerinden kurarken her bölümde yeni soruların kapısını aralıyor.

Dizinin senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener ile Daha 17’nin ortaya çıkışını, karga sembolünün hikâyedeki yerini, kardeşlik temasını ve izleyicinin bundan sonra karşılaşacağı dünyayı konuştuk.

Daha 17’nin senaryo ekibi var. Aynı hikâyeyi farklı kalemlerle yazarken ortak bir anlatı oluşturma süreciniz nasıl ilerliyor?

Temelde iki kişiyiz. Birlikte uzun yıllardır çalıştığımız için bir hikâyeyi kurarken ve anlatmanın birçok yolundan birini tercih ederken birbirimizi kolaylıkla anlayabiliyoruz. Bu hem yaratıcılık anlamında besleyici hem de teknik anlamda kolaylaştırıcı oluyor. Bu proje özelinde 9. bölümden itibaren ekibimizi genişlettik. Onlar da hikâye hattı belli, anlatım dili oturmuş bir projeye dahil oldukları için adaptasyon zor olmadı.

Daha 17’nin hikâyesi nasıl doğdu?

Bu hikâye için bir çıkış cümlemiz vardı: “Ailesini arayan bir çocuktan daha güçlü hiç kimse yoktur.” Bu cümlenin peşine düşerek yarattığımız bir karakter Aras. Yarattıkça onu daha çok anlamaya başladık. Onu anladıkça ruh dünyasını, yaralarını, geçmişini, hatıralarını, hayallerini ve tutunduklarını bizim yarattığımız değil de tanıdığımız biriymişçesine içselleştirdik. Beraberinde dünyası, çevresi, ilişkileri meydana geldi. Bunlar onun hikâye evreninin oluşmasını sağladı. Klasik bir hikâye kurma biçimi aslında ama önce Aras vardı.

'Daha 17' Senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener'le Konuştuk

Daha 17 ismi büyümeden hemen önceki o eşik gibi hissettiriyor. Bu ismi tercih etmenizin nedeni neydi? Sizin için 17 yaşında olmak ne ifade ediyor?

Her şeyden önce 17 yaş bize sabırsız olmayı ifade ediyor. Bedenen, zihnen, ruhen insanın her anlamda sabırsız olduğu bir yaş. Yani âşık olmak, kavga etmek, çığlık atmak, bir şeyi sonsuz savunmak ya da bir şeyden sonsuz nefret etmek için harika bir yaş. Geniş anlamda hata yapmaya da çok müsait. Bununla birlikte yetişkinliğin eşiğinde gibi görünen ama aslında ona çok uzak bir çağdan bahsettiğimiz. Sen kendine henüz doğru soruları soramamışken senden net cevapların istenmeye başladığı bir yaş. İnsan ömründe varoluş sancılarının görünür hale geldiği çağlardan biri. Bir kimlik oluşturma süreci de olduğu için bu sancıların en çok acı verdiği ya da bu acının olduğundan çok daha fazla hissedildiği yaş.

Bizim Daha 17 ismini tercih etmemizin nedeni ise bu saydıklarımızın yanında kahramanımızın çektiği acıların yaşının çok üzerinde oluşu. Bazen Aras’ın yaşını kendimize bile hatırlatmak zorunda kalıyoruz.

Hikâyenin Bodrum’da geçmesi bilinçli bir tercih miydi? Bodrum’un atmosferi ve yazlık dünya, Daha 17’nin hikâyesine nasıl katkı sağladı?

Aklımızda hep denize kıyısı olan bir kasaba hikâyesi anlatmak vardı. Toplumun ekonomik ve sosyal anlamda farklı statülere sahip kesimlerinin, mekânın dayatmasıyla bir arada olmak zorunda kaldığı bir hikâye evreni kurgulamıştık. Bunun için kâğıt üzerinde ilk başlarda farklı mekân alternatiflerimiz vardı. Ancak proje ayaklandıkça Bodrum’un birçok açıdan daha elverişli olduğuna kanaat getirildi. O aşamada anlatımızdaki bazı teknik noktaları yeniden ele aldık ve şu anki hikâye atmosferi meydana geldi.

Madalyon, dizinin en güçlü sembollerinden biri. Bir yüzünde Aras, diğer yüzünde Demir yazıyor. Ama hikâye ilerledikçe sanki yalnızca iki kardeşi değil, dizideki herkesin eksik kalan parçasını temsil etmeye başlıyor. Madalyon sizin için ne ifade ediyor?

Herkesin eksik bir parçası olduğu tespitiniz doğru. Hikâye anlatımımızın tematik tarafı da buradan besleniyor. Bu tema en temelde kardeşlik olmakla birlikte aile, kimsesizlik, ev, yalnızlık, dayanışma gibi birçok başlıkla bölümlerde hikâyeleşiyor. Bu, karakterlerimizin o eksik parçayı arayış yolculuklarında bir izlek yaratırken bölümlerimiz arasında da bağlar oluşmasını ve hikâyenin kendine ait bir hafıza oluşturmasını sağlıyor.

Bir örnek vermek gerekirse 1. bölümde Aras için çıkarılan yurt isyanı ile 9. bölümde Aras’ın yurttaki kardeşleri için önderlik ettiği isyan, dayanışma temasında birleşiyor. Madalyon ise bizim için insanın görünen yanıyla gölge tarafını temsil ediyor. Bir tarafta Aras, diğer tarafta Demir. Aras bilinçli bir arayışken Demir bilinçdışı bir bekleyişin temsili. Birinin ışığı diğerine, bir diğerinin karanlığı ise öbürünün üzerine mutlaka düşüyor. İkisinin birbirinden bağımsız var olabilmesi bizce imkânsız.

'Daha 17' Senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener'le Konuştuk

Aras ve Teoman aynı olayın etkisiyle bambaşka yönlere savruluyor. Birini özlem, diğerini öfke büyütüyor. Bu iki kardeşi yazarken nasıl bir denge kurdunuz?

Madalyon sorusuna verdiğimiz cevap aslında bu soruyu büyük ölçüde cevaplıyor. Hikâyedeki en temel dramatik nesne olmasının sebebi de bu. Aras hiçbir zaman bulabileceğinden emin olamasa da umudunu kaybetmeden arayışını sürdürmüş ve unutmamak için çabalamış. Kardeşinin yüzünü, sesini, kokusunu, sevdiği şeyleri, korkularını, kendisine “abi” deyişini her gün yeniden yeniden hatırlatmış.

Teoman ise bilinçdışı hafızasının etkisiyle hayatında bir şeylerin yanlış olduğunu hep sezmiş ama bunu tanımlayamamış. Yaşadığı baskılanma onun, bırakın cevapları bulmasını, sorularını bile unutmasına neden olmuş. Bu da onda dünyaya karşı kuşandığı bir öfkeye ve gösterişli bir alaycılığa dönüşmüş. Aras’ın gelişi ise bu bilinçdışı belleğin kendini yer yer bedende hatırlatmasına neden oluyor. Aras’a bu kadar çok çekilmesi biraz da bundan.

Biri bütün hayatını aramaya adamış, diğeri ise ne kaybettiğini bilmeden bulunmayı beklemiş. Sizce hangisinin yükü daha ağır?

Eğer Demir sadece evlat edinilmiş ve sevgi gördüğü bir ailede yetişmiş olsaydı bu soruya kolaylıkla Aras yanıtını verebilirdik. Hikâyemizde Aras’ın kardeşini ararken yaşadığı zorluklar ve çocukluğundan itibaren ona yaşatılanlar yanında her yeni güne yeni bir umutla başlayıp gün sonunda kırgın ve yorgun bir uykuya daldığı uzun yıllar var.

Demir ise kimliği, hafızası, kişiliği elinden zorbalıkla alınmış, koşullu bir bağlılığın gerçek sevgi olduğuna inandırılmış, evi olarak bildiği yerde içten içe hep yalnız hissetmiş. Bu iki yükten hangisinin daha ağır olduğuna biz de karar veremiyoruz açıkçası.

Leyla’nın Aras’a, “Uzaydan gelmiş gibi bakıyorsun,” dediği bir sahne var. Aras uzaydan gelmiyor ama sanki başka bir zamandan, geçmişten geliyor gibi. Leyla’nın onun hayatına girmesiyle birlikte Aras’ın bugüne dönmeye başlamasını nasıl kurguladınız? Aras ve Leyla’nın birbirine etkisini nasıl tanımlarsınız?

Aras ve Leyla’nın birbirinde yarattığı en büyük etki bocalama. Aras hedefi belli, amacına kararlılıkla yürüyen, inatçı ve bu uğurda engel tanımayan bir genç. Onun hayattaki en temel amacıyla dünyanın geri kalanı arasında hatta tabiri caizse dünyevi zevkler arasında kalın perdeler var. Leyla bu perdeyi Aras’ın bütün inatçılığına, ayak diremelerine rağmen aralama cesareti gösteren ve onun dünyasına ismiyle tezat biçimde ışık olarak doğan, çok cesur bir karakter. Aras’ın bocalamasına neden olan bu. O ışık içeri bir kere sızdı ve Aras gözünü ne kadar kapatsa da ışıktan kaçış olmadığını aslında biliyor.

Leyla içinse durum Aras’ın tanık olduğu kişiliğinin yanında kendi varoluşsal süreciyle de ilgili. Aras’ı tanımak şaşırtıcı ve onun için ezber bozucu, evet ama Leyla, kendisinin de Aras’ın kalın perdelerini aralayabilecek kadar cesur olduğunu onunla fark ediyor. Bu, Leyla’nın bocalamasının en temel nedeni. Herkesin prenses olarak gördüğü kız, hapsedilmeye çalışıldığı sırça bir fanusun duvarlarını parçalamak için bedeninde yaralar açmaktan çekinmiyor. Ona bu cesareti veren de aşk kadar ahlaki bağımsızlığı.

Bunun yanında Leyla aşkın insan için ne denli derin bir anlamı olabileceğini gösteriyor aslında. Onun aşkı, romantizmden ibaret de değil, o Aras’ın en derin yaralarını görebilen ve bu yaraları acıtmaktan çok korkan, son derece nazik birisi. Üstelik bu aşkı Aras olmasa da yaşayabilecek kadar güçlü.

'Daha 17' Senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener'le Konuştuk

Madalyonun yanı sıra karga sembolü de hikâyede önemli bir yer tutuyor. Demir’in çocukluk sevgisinden Teoman’ın dövmesine, Deniz’in Aras’a çizdiği resme kadar pek çok anda karşımıza çıkan bu motif için neden özellikle kargayı tercih ettiniz?

Kabil, Habil’i öldürdüğünde onun cesedini ne yapacağını bilemeden günlerce sırtında gezdirmiş. Sonunda bir karganın başka bir karganın ölüsünü toprağa gömdüğünü görüp o da aynısını yapmış, bir mit böyle anlatır. Başka bir mitte, bir tufan sonrası suların ortasındaki gemiden uçurulan bir karga geri gelmez ve bu sayede insanlığa ulaşılabilecek bir toprak yaşam ümidi verir. Başka bir mit onun haberci olduğundan söz eder.

Bir diğeri aslında beyazken lanetlenip karardığından söz eder. En eski metinlerden çocuk masallarına, tarih öncesi mağara resimlerine kadar o hep bir yerlerde vardır. Yani insanın yeryüzündeki serüveninin en eski tanıklarından biridir. Bu da onun, insanlığın serüvenini kaydetmiş bir hafıza olduğunu düşündürür hep bize.

Daha 17 de bir anlamda hafızanın, hatırlamanın, unutmaya bilinçli ya da bilinçdışı direnmenin hikâyesidir. Karga bizim için unutmayan birilerinin hep olduğunun ve tüm acılara, baskılara rağmen unutmaya direnmenin sembolüdür hikâyede.

Karga motifi, Deniz ve Teoman arasında da görünmez bir bağ kuruyor gibi. Onları da hikâyedeki bir başka madalyonun iki yüzü olarak düşünebilir miyiz?

Hikâyede ilk bakışta birbirine çok zıt görünen iki karakter Deniz ve Teoman. Örneğin Deniz ne kadar içe dönükse Teoman o denli görünme arzusunda. Teoman cevabından kaçtığı soruları gürültüyle bastırmaya çalışırken Deniz alacağı cevaplardan korkmayan birisi. Birinin çocuksuluğunun yanında diğerinin alaycılığı bile daha yetişkin. Ancak ikisi de aynı sorulara cevap veremeyen iki çocuk gibi.

Örneğin ev nasıl bir duygudur? Aşk aslında nedir? Büyümek ne anlama gelir? Bu sorular onlar her bir araya geldiğinde farklı biçimlerde ortaya çıkıyor. Üstelik cevaplayan da sadece olgun taraf olan Deniz değil. Teoman ona bakıp, “Senin kimsen var mı?” diye sorduğunda Deniz’in nur topu gibi yeni bir sorusu oluyor hayatta. Onlarınki tüm kavgaları, çatışmaları, farklılıkları ve sınıfsal çelişkilerinin yanında bir birlikte büyüme hikâyesi.

Daha 17, ilk bölümlerden itibaren izleyicinin karakterlerle güçlü bir bağ kurduğu dizilerden biri oldu. Hikâyenin bu kadar sahiplenileceğini tahmin ediyor muydunuz?

Hikâyenin bir karşılık bulacağını ve izleyiciyle duygusal bağ kuracağını hep düşünüyorduk. Ancak açıkçası beklentilerimizin ötesinde bir etki ve sahiplenmeyle karşılaştık. İnsan gerçekleşmeden önce bu kadarını hayal edemiyor, en azından bizim için öyle oldu. İzleyicilerimize bunun için teşekkür ederiz.

Spoiler vermeden soralım; izleyicileri bundan sonrası için nasıl bir yolculuk bekliyor?

Aras’ın zorlu yolculuğu devam edecek her şeyden önce, ancak bir noktada şekil değiştirerek. Bazı soruları cevap bulacak ama o cevaplar onda yeni sorulara yol açacak. Bu yolculukta her karakter sınanmaya ve büyümeye devam edecek.

Hikâyedeki karakterler arasında kendinize en yakın hissettiğiniz hangisi?

Hepsinde kaçınılmaz olarak bizden bir parça var herhalde.

'Daha 17' Senaristleri Gökhan Korkusuz ve Redife Zerener'le Konuştuk
Bu içeriği paylaş

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Üyelik Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası metinlerini okudum ve onaylıyorum.

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

JustWatch Türkiye’de ‘House of the Dragon’ Zirvede, ‘Spider-Man’ İlk Üçte

Türkiye’deki dijital platformlarda izleme alışkanlıklarını analiz eden JustWatch, 3-9 Ağustos 2026 haftasının…

Editör
Tarafından

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!
E-Bülten'imize Abone Olun!

Çok Okunanlar

‘Alıkara’dan İlk Fragman: Miray Daner ve Halit Özgür Sarı Aynı Hikâyede Buluşuyor

TOD’un yeni dizisi Alıkara, ilk afiş ve fragmanıyla izleyici karşısına çıktı. Karga7…

Editör
Tarafından
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!