Hafif Müzik, Aranjman, Kötü Kalpli Zenginler: Karşınızda ‘Yeşilçam’

     Hafif Müzik, Aranjman, Kötü Kalpli Zenginler: Karşınızda ‘Yeşilçam’

    Yasemin Şefik’in bu Yeşilçam incelemesi Episode’un 26. sayısında yayımlanmıştır.

    Türkiye’de batı müziğinin, apartman kavramının, kıyafetlerin, caz gruplarının yılları 50’ler, 60’lar. Batıdan gelen, özellikle Amerikan yaşam biçiminin estiği dönemler. Öyle ki, özenilip icra edilmesinden ziyade birebir kopyalama haliydi. Telif yasası da henüz yok. Aranjmanlar havada uçuyor. Yurtdışından gelen İngilizce, Fransızca plaklarla müzisyenler kendilerini geliştirmeye çalışıyor. Hal böyleyken sinemalarda aşk hikâyelerinin afişleri şehirleri, kasabaları dolduruyor. 

    Yeşilçam’da film mantığı “eğlencelik” kategoride. Henüz suya sabuna dokunmama hali hâkim. Sinema salonları artıyor, Anadolu’ya yayılıyor. Hızlı ancak o yılların şartlarına göre sakin bir açılım. Yeşilçam, derdi olan işleri de, hikâyesini anlatmak isteyen yönetmenleri de yetiştirmeye başlıyor. Piyasa romanların (aşk temalı) filmlere çekilmesinden 60 darbesine kadar sinema, zaman geçirmelik bir unsur olarak izleyiciyle buluşuyor. Kötü kalpli zenginler ve yoksul delikanlı/ kızlar dünyası. Yapımcıların çok para kazandığı ancak sinema adına pek de bir şey yapmadığı yıllar. 

    Müzik dünyasının akışı da aslında farklı değil. Popüler müzik ve batı müziği eş gidiyor. Ancak az önce de belirttiğim gibi, özgün üretim yerine “aranjman” şarkılar var. Adı: Hafif Müzik. 

    Bu tanım her şeyi açıklıyor. Hafif Müzik yani çok da şey etmeyin gibi. Derdini alır ama kaç dakikaysa o kadar gibi…Tabii ki tanımı böyle yapmak yanlış; yumuşak melodiler, daha basit sözlerden oluşan bir müzik.  Özgün beste o zaman pek yok ama aranjman şarkılara Türkçe söz yazan çok değerli söz yazarları var; Fecri Ebcioğlu gibi.

    Şimdi bu girizgâh lazımdı. Gelelim esas konuya; Yeşilçam

    O dönemi son günlerde ikinci sezon onayı da alan Yeşilçam ile izliyoruz. Çağan Irmak’ın Yeşilçam dünyası izleyenlere iyi geldi. Kendi adıma bunu genellemekten çekinmiyorum. Yeşilçam’ın bugüne kadar konu olarak işlenmemiş olması da ilginç. Malzemesi geniş, tarihi akışı kurguya cuk diye oturuyor. Çemberimde Gül Oya yapımında da Çağan Irmak’ın kült ekran işi yaratmasının en büyük sebebi dönemi çok iyi yansıtması. Çağatay Ulusoy, Selin Şekerci, Bora Akkuş, Afra Saraçoğlu, Yetkin Dikinciler, Özgür Çevik, Altan Erkekli ve oyuncu kadrosunda yer alan isimler, mekânlar, renkler ve müzik Yeşilçam dünyasını her yere taşıyor. Eskiden eve taşıyor derdik, şimdi ekranlar kısmı her anlamda doğru. Dizinin ses miksajını da ayrıca alkışlıyorum. 

    Yeşilçam dizisinin müzikleri ARİA’ya ait. Bora Ebeoğlu, (Oya-Bora olarak tanıştık kendisiyle), Cengiz Onural ve ekibe süreçte birçok ismi ekliyorlar. Baba Evi ve Sıcak Saatler dizilerine yaptıkları müziklerle bugüne kadar bir çok yapımda ARİA görüyoruz hatta duyuyoruz. Yeşilçam’da da müzikler dönemin tuşları olarak karşımızda. Öyle iyi melodiler yakalamışlar ki, bu nedir biliyorum, diye bakıyorsunuz ama bulamıyorsunuz. (Kaç kere shazamladım anlatamam.)  Dizide çalan şarkılar arasında Mavi Işıklar “Geze Geze”, Sevinç Tevs “Ve Ben Yalnız” hemen kucağımıza çalınıyor.

    Çağatay Ulusoy ve Afra Saraçoğlu dans sahnesini de es geçmemek lazım. 

    Dizilerde Çalan Şarkılar

    TOP5

    1.Nova Norda – Kuzeye Kaç ( Cam Tavanlar / Show TV)

    2.Harun Kolçak – Ölürüm Elinde ( Doğu / BluTV)

    3.Barış Diri – Derinden (Masumlar Apartmanı / TRT)

    4.Cem Öğet – Entrika (Sadakatsiz / Kanal D)

    5.Ozbi – O Bi Karamel (Menajerimi Ara / Star TV)

    Benzer İçerikler