‘Sürüklenmiş’: Tuğrul Tülek ve Rıza Kocaoğlu ile Özel Röportaj

Orçun Onat Demiröz
Orçun Onat Demiröz
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve...
9 dakikalık okuma

Episode Dergi olarak Mart 2026 sayımızda Sürüklenmiş eserinin oyuncuları Tuğrul Tülek ve Rıza Kocaoğlu ile röportajımıza yer verdik.

Tim Foley; çağdaş tiyatronun önde gelen İngiliz oyun yazarlarından. 2023’te sahnelenmeye başlayan ve oldukça güncel bir metin olan Driftwood (Sürüklenmiş) oyunu da İbrahim Çiçek rejisiyle ülkemize taşındı.

İki kardeşin ölüm döşeğindeki babalarıyla ilişkisine ve yas sürecine odaklanan yapım, vedalara ve yeniden buluşmalara dair duyguları sağıyor. Aynı zamanda birbirine uzaklaşmış ve yabancılaşmış iki kardeşin hikâyesini anlatan Sürüklenmiş; anılara, kırgınlıklara, beklemeye dair sorgulamalar yapıyor.

Ölü yengeçlerin ve denizci masallarının yön verdiği bir oyun olan Sürüklenmiş’te Tuğrul Tülek ile Rıza Kocaoğlu aynı sahneyi paylaşıyor. Sezonun dikkat çeken oyunlarından biri olan Sürüklenmiş için Tuğrul Tülek ve Rıza Kocaoğlu ile bir araya geldik.

Keyifli okumalar!

Yeni oyununuz Sürüklenmiş hayırlı olsun. Süreçten bahsederek başlayalım isterseniz, yollar nasıl kesişti ve hazırlık süreci nasıldı?

TUĞRUL TÜLEK: Aslında yollarımız uzun zamandır kesişmiş durumdaydı. Rıza’yla benim DOT geçmişimiz var. Birlikte ilk kez 2007’deki Kürklü Merkür oyunuyla sahneye çıkmıştık. 2010’da Malafa oyununda da beraberdik. Birbirimize çok kez partnerlik yaptık sahnede.

Ayrıca 2019’da yönetmenliğini yaptığım Aşk Geçmişim’de de birlikte çalışmıştık. Yani yönetmen-oyuncu olarak da çalıştık. İbrahim Çiçek de ilk yönetmenliği Yutmak’tan beri yolculuğunu çok yakından izlediğim bir arkadaşım. Şimdiye kadar bir türlü beraber çalışma fırsatımız olmamıştı ama bir gün illa olacaktı. Demek ki onun bu oyun olması gerekiyormuş. 🙂

RIZA KOCAOĞLU:  Bir süredir İbrahim Çiçek’le çalışmak istiyorduk. Benim için çalışmak mutluluktur. Doğrusu evde oturup kendimde kaybolmaktan tek çıkış yolum da en mutlu olduğum yerde, tiyatroda olmak diye düşünüyorum. Onun için ara ara İbrahim’e hatırlatmalar yapıyordum. Sonunda doğru metinle buluştuk ve başladık.

sürüklenmiş

Sürüklenmiş, İngiliz oyun yazarı Tim Foley’in güncel bir metni. O nedenle hikâye ve karakter temsilleri oldukça yenilikçi. Temelde de bir vedaya ve ailevi yüzleşmelere dair hüzünlü bir eser. Metin size neler hissettirdi ve nereden yakaladı?

TUĞRUL TÜLEK: Sahnede bir hikâye anlatırken en değer verdiğim kriter, ele aldığı konuyu suiistimal edip etmemesi olur. Bu oyunda da ölüm, yas, toksik maskülinite, parçalanmış bir aile, eve, aileye yabancılaşma gibi son derece önemli ve bir o kadar da ajite edilmeye açık mevzular var.

İşin güzel tarafı ise yazar Tim Foley, bütün bu mevzulara çok “yetişkin” bir yerden yaklaşıyor. Kabul etmek, deneyimlemek, dönüşmek ve bu şekilde hayatına devam etmek. Yaşamın sana verdiği iyi kötü tüm deneyimleri kabul edip büyümek, olgunlaşmak, daha az söylenmek, daha çok yaşamak ile ilgili bir oyun Sürüklenmiş. Evet, hüzünlü bir hikâye ama komik ve umutlu bir hikâye. Beni en çok etkileyen tarafı bu oldu.

RIZA KOCAOĞLU: Sürüklenmiş’in bir metin olarak beni yakaladığı temel nokta, yas sürecinin farklı yollarla yaşanabilme ihtimalini mizahi duraklarla da anlatabilmesi oldu. Aileye ve hayata yaklaşımın alternatif yollarını araması, yas ya da başka sorunların paylaşılması, oyunlaştırılıp başa çıkılması, farklı önermeler yapması beni çeken yanlardı.

Bir yandan da oyunda baba zorbalığı, bastırılmak zorunda kalınmış cinsel yönelimler ve öfkeyle ilgili bir katman var. İki farklı sınıftan iki farklı kardeşin birbirini anlama ve affetme çabasını da izliyoruz. Karakterlere nasıl yaklaştınız ve aranızdaki kimyayı nasıl kurdunuz?

TUĞRUL TÜLEK: Biz birlikte çalışmaya alışık olduğumuz ve birbirimizin dilinden çok iyi anladığımız için hazır bir kimya vardı ortada. Bir oyunda en büyük konforlardan biri sahnede % 100 güvenebileceğin biriyle oynamak.

Rıza’yla ben hep öyle hissetmişimdir, ona sonsuz güvenirim ve onun da bana güvenmesi için varımı yoğumu ortaya koyarım. Bu çekincesizlik, bu güven durumu her zaman lehimize işleyen bir şeye dönüşür. Burada da öyle oldu. İbrahim de bizi çok iyi dengeledi, sinerjimizi dengeli ve izlenebilir bir esere dönüştürdü.

RIZA KOCAOĞLU: Farklı dinamikleri olan iki karakterin uyumsuzluğunu ortaya çıkarırken oyuncu arkadaşınla uyum yakalama gerekliliği, oyunun zor ama çalışması keyifli yanıydı. Sanırım Sürüklenmiş metninin temel derinliğini de karakterlerin olaylara yaklaşımındaki fark belirliyor.

Açıkçası metinde en sevdiğim taraf, aynı zamanda yerel bir mit sunması ve büyülü gerçekçi bir gemici masalı anlatmasıydı. Hayal ile gerçek arasındaki bir denizci masalının simgeledikleri, iki kardeşi birbirine yakınlaştırıyor. Bu yönden oyundaki sahneleme de ilgi çekici, buna dair neler söylemek istersiniz?

RIZA KOCAOĞLU: Hikâye anlatıcılığı insanlık var olduğundan beri var ve olacak. Çağlardan çağlara aktarıma yardımcı olan ve iyileştirici bir yanı da bulunan bir durum. Hikâyeler paylaşıldıkça aktarana da dinleyip izleyene de biraz şifa verir.

Bu oyun özelinde bir mite inanarak acıyı bu yolla yönetme çabasına, iki farklı davranışa ve onların dönüşümüne tanıklık ediyoruz.

sürüklenmiş

Oyunu, son yıllarda sahneye koyduğu işlerle dikkat çeken İbrahim Çiçek yönetiyor. Tuğrul’un da tiyatrodaki yönetmenlik gözünü ve geçmişini düşününce çatışmalarınız oldu mu ve yönetmen-oyuncu ilişkiniz nasıl gelişti?

TUĞRUL TÜLEK: O tarafları ayırabildiğimi düşünüyorum. O sınırları geçmemeye gayret ettim. Aslında yönetmenlik deneyimim, oyuncu olarak çalışırken bir yönetmenin alanını kendi kafamda daha iyi çizmeme, anlamama neden oluyor. Kendimce çizgiyi aşmamaya çalıştım, umarım becerebilmişimdir. 🙂

RIZA KOCAOĞLU: Bence çatışma, tiyatronun temelidir. En iyiyi bulma çabasına hizmet edecek çatışmalar her prova sürecinin olmazsa olmazıdır. Ancak bu oyun ve prova süreci özelinde yönetmene teslim olmanın bana çok şey öğrettiğini söyleyebilirim.

Bu arada oyunun İngiltere’deki sahnesinde deniz dokusunu daha gerçekçi kılmak için çeşitli ekranlardan ve soyut manzaralardan, videolardan da yararlanılıyor sanırım. Bu tür bir görselleştirmeyi ilerleyen zamanlarda oyuna eklemeyi düşünüyor musunuz ve tiyatroda izleyici deneyimini artırmaya yönelik bu tür yenilikçi denemeleri nasıl görüyorsunuz?

RIZA KOCAOĞLU: Biz yorumumuzu yaptık ve oyuna kilitledik. Bundan sonra oyunu değiştirmek gibi bir durum olmaz. O onların yorumu, bu da bizimki.

Tiyatroyu sinemadan ayıran temel şey, sinemada bir karede her seyirci aynı şeyi görür, tiyatroda ise her seyircinin kafasında başka bir atmosfer yaratabilirsiniz. Bu da izleyiciyi daha dinamik kılan bir süreç oluşturur.

sürüklenmiş

Öte yandan Türkiye’deki sahnelerde ve oynanan oyunlarda niceliksel bir artış bulunuyor, tiyatro ekosistemi büyüyor gibi görünüyor. Peki, sizce nitelik açısından tiyatrolarımız ve sahnelenen oyunlar ne durumda?

TUĞRUL TÜLEK: Ne yazık ki nicelik ve nitelik paralel ilerlemiyor. Yeni bir “yapımcı” türü ortaya çıktı son
zamanlarda. Tiyatronun nasıl işlediğini bilmeyen, konuyla alakası olmayan, işin sanatsal/estetik tarafıyla ilgilenmeyen, olaya sadece para kazanmak olarak bakan bir yapımcı türü.

Elbette olaya salt bu taraftan yaklaşmak tiyatronun amacına ve sürecine zarar veriyor. Bu tavır, oyunların oyuncu kadrosundan yönetmenine, yazarına kadar kendini belli ediyor. Dolayısıyla çoğu oyunda bir “samimiyet” eksikliği ortaya çıkıyor. Ben bunu en kibar tabiriyle “seyircinin duygularıyla oynamak” olarak açıklayayım. Kaba tarifini okurlara bırakıyorum. 🙂

Bütçeniz ne kadar kabarık olursa olsun tiyatro, içinde duygu, merak, heyecan, araştırma, özgür yaratım olmadan tam manasıyla yapılamaz. Yoksa genetiği bozuk oyunlar mezarlığına döner ortalık ki son dönemi kendi adıma biraz böyle değerlendiriyorum.

RIZA KOCAOĞLU: Tabii ki tiyatro hayatının canlı olması sevindirici. Ancak bunun yan etkilerini de düşünmek gerekiyor. Tiyatro, diğer ciddi meslekler gibi işinin ehli olanlarca yapılmazsa bu, sanatın kendisine zarar verebilir. Kötü oyunlara giden seyircileri küstürebilir ve bu da tiyatroya zarar verebilir diye düşünüyorum.

Son olarak, izleyicilerinize oyunla ilgili söylemek istediğiniz şeyler var mı? Önünüzde nasıl bir takvim var ve Sürüklenmiş’i nerelerde oynayacaksınız?

TUĞRUL TÜLEK: Sürüklenmiş, insana dair çok hassas bir konuyu çok sakin tonlardan ele alan, anlamlı konulara saygı duyan bir oyun. Sezon boyunca seyirciyle güzel bir buluşma yaşayacağımızı düşünüyorum. Umarım Sürüklenmiş’i bizim sevdiğimiz kadar seyircimiz de sever, üzerine konuşur, çevresine tavsiye eder. Biz her şeye rağmen inandığımız biçimde bir oyun yapma isteğiyle yola çıktık, bundan sonrası seyircimizde.

RIZA KOCAOĞLU: “Tiyatro insanın insana bakma cesaretidir.” Buyurun gelin, bu deneyimi hep beraber yaşayalım ve şifalanalım.

sürüklenmiş
Bu içeriği paylaş
Lisans öğrenimini 2010 yılında İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinde tamamladı. Akabinde yüksek lisans için Viyana’ya gitti ve 4 yıl kadar Avusturya’da yaşadı. 2015 yılında Türkiye’ye döndü ve çeşitli kültür/sanat dergilerinde, eklerde, bloglarda yazarlık yaptı. Aynı zamanda birçok ajansta da metin ve içerik yazarı olarak çalıştı. Hayatına yazar, yorumcu ve DJ olarak devam ediyor.

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

Berlin Film Festivali Jüri Başkanı Wim Wenders Tepki Çekti

76. Berlin Film Festivali (Berlinale) başladı. Berlin'deki "Berlinale Palast"ta No Good Men…

Editör
Tarafından Editör

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Çok Okunanlar

Sanatçılar ve Akademisyenler Ambargoya Karşı Küba’yla Dayanışma Çağrısı Yaptı

ABD merkezli kuruluşlar, sanatçılar ve akademisyenler ambargo ve Trump’ın yeni kararnamesine karşı…

Editör
Tarafından Editör
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!