Buse Sinem İren – Özel Röportaj

Yasemin Şefik
Yasemin Şefik
TarafındanYasemin Şefik
Uzun yıllardır "Yasemin Şefik'le HİTNOZ" radyo programını yapıyor. Best FM'de hafta içi her gün dinleyici karşısında anlatıyor. Radyoculuğunun yanı sıra; skeç yazarlığı, Show Tv "Dördüncü Aranıyor”,...
9 dakikalık okuma

Episode Dergi Mayıs sayısında Yasemin Şefik, stand-up sahnelerinin ünlü isimlerinden Buse Sinem İren’le konuştu.

Buse Sinem İren sahnede kendi duygularını, kırıldığı yerleri, neşesini ve karanlığını da seyircinin önüne bırakıyor. Bu yüzden anlattıkları komik, bazen de insanın içine dokunan bir yere dönüşüyor. Yeni special stand-up gösterisi “Kalbim 8 Katlı Apartman” da tam olarak böyle bir dünyadan çıkıyor. Biz de onunla sahneyi, yalnızlığı, kadın komedyen olmayı ve insanın kendisi olmaya cesaret etmesini konuştuk.

“Ben sahnede büyüdüm,” diyorsun… Peki, bugün dönüp baktığında seni gerçekten büyüten şey alkış mıydı yoksa kırıldığın anlar mı?

Hepsiydi. Hayatımdaki tüm kırılma anlarını yaşarken hep sahnedeydim. Beni büyüten, başına ne gelirse gelsin yola devam etmek zorunda olduğunu idrak etmek oldu. Ne yaşarsan yaşa, insanların belirli seviyede umurunda oluyor, herkes kendi mücadelesinde…

buse sinem iren

Bu special’da çok “çıplak” bir yerden konuşuyorsun. İnsan bazen sahnede güldürürken aslında kendini mi kurtarıyor?

Genelde komedyenler travmalarını anlatıyor gibi bir algı var, bu büyük oranda doğru. Travma çıkıp anlatınca geçecek kadar basit bir şey değil. Öyle olsa tek seansla herkes iyileşirdi. Başka bir yerden bakabilecek ve bunu objektif ele alabilecek duruma geldiğinde tabii ki baskısı hafifliyor. Sahne, bir şeylerden kurtarıyor ama başka şeylere de bulaştırıyor. Herkesin, hakkında yorum yapabilmesi gibi bir sayfa açılıyor hayatında.

Çok fazla yıldırıcı müdahale oluyor. Yüzlerce insanın karşısında dimdik konuşmak apayrı bir güç de veriyor. Kazandığın bu gücü yine bu işi yapabilmek için motivasyonunu korumaya harcıyorsun. Kaçmayıp kalmayı kendin seçtiğinde kurtulmana da gerek kalmıyor özetle. Sahnede de kaçamıyorsun, hem kendinle hem de oradakilerle yüzleşiyorsun.

Seyirci yıllardır senin tökezleyip yeniden ayağa kalkışını izledi. Hiç, “Bu kadarını anlatmayayım,” dediğin bir şey oldu mu?

Büyük tökezlediğim bir dönem var. Ailemin yarısını aynı anda kaybettim, kalanların mutluluğundan, sağlığından sorumlu hissettim, sorumluydum da. O dönem hem TV dizisinde oynuyordum hem de şovlara devam ediyordum… Bunları hiç anlatmadım mesela, hiç yakınmadım, şikâyet etmedim. Bir tek o dönemdir anlatmayayım dediğim. Onun dışında biz oraya zaten anlatılmayanı anlatmaya, konuşulmayanı konuşmaya çıkıyoruz.

Stand-up’ta insanlar genelde punchline’ı konuşur. Ama senin işlerinde bir “hikâye hissi” de var. Komedi senin için savunma mekanizması mı anlatıcılık mı?

Ben dört farklı disiplinden senaryo yazımı eğitimi aldım, ayrıca yıllardır aralıklı oyunculuk eğitimi alarak oyunculuk da yapıyorum. Şovumu da bir film omurgası gibi tasarladım. Hikâyeler ve finalde vurucu bir cümleyle bitiyor şakalarım. Bu hikâyelerin tamamı da şovun ana temasına bağlanıyor. Hikâyeyi anlatırken de hikâyedeki farklı karakterleri oynuyorum. Bana şive komedisi yapıyor diyorlar ama ben o hikâyedeki Karadenizli kişiyi oynuyorum aslında. Mizah, evet, savunma mekanizması ama hikâyeyi yazmak ve oynamak benim sanatım. Komedi, sanatımı icra ederken kullandığım içgüdüsel, yaradılışıma has bir tavır.

“Olduğum halimle örnek olmak isterim,” diyorsun. Bu çok zor bir cümle aslında. Çünkü insanlar genelde kusursuz versiyonlarını göstermek istiyor. Sen neyi saklamamayı seçtin?

İçimden gelen neşeyi saklamamayı seçtim; yaşama sevincimi, bir umuda, bir amaca bağlanma dürtümü. Sadece kendim için değil, bu dünyadan geçişime şahit olan herkesi eğlendirmek istememi de saklamamayı seçtim. İyiler kazansın isteğimi, hep daha iyi olmak için çırpınışımı… Kusursuz değilim, bazılarına göre bu işte iyi de değilim, hiç sorun değil. Ben çabaladım, elimden geleni yaptım ve bunu bilmek bana yetiyor.

“Kalbim 8 Katlı Apartman” fikri çok sinematik. Bu apartmanın en karanlık katı mı daha dürüst, en neşeli katı mı?

Hepsi dürüst, bizde kolpa olmaz Yasemin 🙂 Ama bu apartmanın 8. katında bir intihar şarkısı bekliyor dinleyiciyi. Artık atlar mı, inip daha da güçlü hayata mı tutunur? O, dinleyiciye kalmış. Her duygu bize ait, olumlu duyguları yüceltip olumsuz duygulardan kaçmak, onları inkâr etmek bana akıl dışı geliyor. Asıl olumsuz duygulardan öğreniyoruz hayatımızda en çok ihtiyaç duyduğumuz cevapları. Öfke, asıl ihtiyacının sinyali; kıskançlık, olmak istediğinin gibi… Hep mutlu olmak ya da hep mutsuz olmak diye bir şey yok, hepsini dengeli yaşamak var bende, o yüzden duygularımı yaşamakta ve ifade etmekte dürüst buluyorum kendimi ve ürettiklerimi.

Albümde her kat ayrı bir duygu diyorsun… Gerçek hayatında en çok çıkıp indiğin kat hangisi?

Ben genelde ortalarda seyretmeyi öğrendim yıllar içinde. Ne kadar düşersem düşeyim, o duygu durumunun geçici olduğu bilgisi zihnimin arka planında dönüyor sanki. Kendimi teskin edebiliyorum. Çok aşırı bir mutluluğun da peşinde değilim, o yüzden genel olarak memnun, tatmin yaşıyorum hayatımı.

Bir komedyen için “intihar şarkısı” gibi ağır bir ifadeyi final kata koymak cesur bir tercih. İnsanların seni yanlış anlamasından korktun mu?

buse sinem iren

Yanlış anlaşılmaktan korkmuyorum, çoğunlukla yanlış anlaşılıyorum zaten 🙂 İnsanların beni anlamasına gerek yok; kendilerini anlamalarına yardımcı olursa yazdıklarım, oynadıklarım, söylediklerim zaten amacıma ulaşmış oluyorum. Beni anlayan insanlar var, bence anlamayanlar da var, hepsinin canı sağ olsun.

Sahnede anlattığın kadınla kulisteki Buse arasında büyük fark var mı? Yoksa artık ikisi aynı kişiye mi dönüştü?

Sahnede hep kendim olabilmeyi prova ettim ama farklı olduğu anlar da oluyordur muhakkak. Normalde daha utangaç biriyim aslında. Sahnede bir bütünün parçasıyım, kendi halimdeyken daha içekapanık ve yalnızlığına düşkün biriyim.

Seyirci bazen komedyenden sadece eğlendirmesini bekliyor. Sen ise onları biraz da kendi duygularının içine çekiyorsun. İnsanları rahatsız etmeyi seviyor musun?

Evet. Rahatsız oldukları yerler hayattaki engelleri çünkü. Ayaklarına dolanan fazlalıklar, kabullenemeyişleri, aşamayışları. Asla yapmam dediğimiz, bundan nefret ettim dediğimiz çoğu şey içimizde olan ama kabullenemediğimiz ve kendimize yakıştırmadığımız yanlarımız. Genelde cinsel içerikli şakalar yaptığım söyleniyor ama ben aslında hiç seks şakası yapmıyorum ya da cinsel hayatımla ilgili konuşmuyorum ama don dediğimde öyle anlıyorlar.

Şimdi bu benimle mi ilgili öyle anlayanla mı? Rahatsızlıkları benimle mi ilgili bastırdıkları duygularla mı? Ben böyle bir içerik izleyip rahatsız olsam, “Beni burada rahatsız eden kendimle ilgili hangi karanlığım?” diye sorardım. Kendimize bu soruları sormadan huzurla yaşayamayız.

Bu special gösteriyi izleyen biri senden tek bir duygu alsın istesen bu ne olurdu? “Yalnız değilim” mi “Ben de buyum” mu, başka bir şey mi?

Neşe. Hayatın geçiciliğini idrak edip kendimiz olmaya cesaret etmeliyiz ve evet, buyum. Bu kadarım, evet, bu kadarı elimden geliyor ve bu kadarını yapıyorum, yine de kendimi takdir ediyorum diyebilmek kadar rahatlatan başka bir şey yok.

Sen yıllardır sahnede kendini arıyorsun. Bugün aynaya baktığında, “Tamam galiba bu benim,” diyebiliyor musun?

Bu, üstüne tez yazılacak bir soru. Felsefe külliyatı bu soru üstüne inşa edilmedi mi? Ben özümü biliyorum, varlığımla da onu yansıtmaya çalışıyorum diyeyim. Bazen başarıyorum, bazen başaramıyorum, başaramadıklarımdan da bir sonraki hamlemin içime sinen versiyonunu, özümü yansıtan versiyonunu öğreniyorum. Ben şuyum, buyum diyemiyorum açıkçası, herkes her şey olabilir diye düşünüyorum. Bugün öylesindir, yarın öyle bir olay yaşarsın ki asla olmam dediğin insana dönüşürsün. Bilemeyiz…

Türkiye’de stand-up kültüründe YouTube’a special koymak artık başka bir eşik gibi konuşuluyor. Özellikle TuzBiber Stand Up ekolünden çıkan işler için de seyirci artık sadece sahnede değil, dijitalde de kalıcılık bekliyor. Senin için bu special’ı YouTube’a bırakmak “özgürleşmek” miydi yoksa biraz savunmasız hissettiren bir şey mi?

Özgürleşmekti. Yenisi için sıfırdan başlama cesaretiydi. Uçurumdan atlamaktı. Ben aslında yıllardır yayınlamak istiyordum ama oyunculuk da yaptığım için öyle bir vakit yaratamadık hiç. Bu special’ı yayınlayabilmek için bir işi kabul etmedim mesela. Şovu yayına hazır etmek, ekibi kurmak, mekânını belirlemek bunlar bir süreç ve aylar sürüyor. Baktım, ben bu vakti yaratmazsam bu iş çıkmayacak ve artık zamanı gelmişti. Çok da içime sindi.

Ve tabii şu “kadın komedyen” meselesi… Erkeklere sadece “komedyen” denirken kadınlara hâlâ özellikle “kadın komedyen” denmesinin altında sence nasıl bir küçümseme ya da sinir bozucu ayrım yatıyor? Sen bunu yıllardır sahnede nasıl hissediyorsun?

Sahnede olmaya gerek yok, dünyada kadın olmak başlı başına bir güç. Bu güçten korktukları için de saldırmaları normal. Bana her saldırdıklarında ben daha da güçlü hissediyorum, yine de kendileri bilir:) Kadın komedyenleri destekleselerdi belki de yapmazdım bu işi. Yıldırmaya çalıştıkları için yılmadım ki yapmak isteyen bir genç kız olursa bana yaslayabilsin umudunu.

buse sinem iren
Bu içeriği paylaş
TarafındanYasemin Şefik
Takip et:
Uzun yıllardır "Yasemin Şefik'le HİTNOZ" radyo programını yapıyor. Best FM'de hafta içi her gün dinleyici karşısında anlatıyor. Radyoculuğunun yanı sıra; skeç yazarlığı, Show Tv "Dördüncü Aranıyor”, TRT Haber "Haber Sizsiniz" gibi televizyon programlarının sunuculuğunu yaptı. "Anladım Bozukluğu", "Dünlük" ve "Hiç Kurusu”, “Öyle Vakti” isimli kitapları yayınlandı. “Beni Bilirsin! Arkandan Konuşmam” isimli stand-up şovuyla BKM’de tek kişilik gösterisiyle 2016 yılında stand-up-up showlarına başladı. Yeni gösterisi ise “Ne Münasebet” ile sahnede.

Episode Dergi

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Son Bölümlerimiz...

Podcast

Kritik Eşik – 58: Yabani

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Yabani dizisini konuşuyor.

LISTEN
58. Bölüm
Süre: 7:13

Kritik Eşik – 57: Kirli Sepeti

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Kirli Sepeti'ni konuşuyor.

LISTEN
57. Bölüm
Süre: 11:21

Kritik Eşik – 56: Dilek Taşı

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Dilek Taşı dizisini konuşuyor.

LISTEN
56. Bölüm
Süre: 15:36

Kritik Eşik – 55: Bambaşka Biri

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Bambaşka Biri dizisini konuşuyor.

LISTEN
55. Bölüm
Süre: 19:07

Kritik Eşik – 54: Aile ve Adım Farah Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Aile ve Adım Farah'ı konuşuyor.

LISTEN
54. Bölüm
Süre: 18:18

Kritik Eşik – 53: Ömer ve Yargı Yeni Sezon

Episode’un editörleri Özlem Özdemir, Yasemin Şefik ve Engin İnan, Kritik Eşik'in yeni bölümünde Ömer ve Yargı dizilerinin yeni sezonları.

LISTEN
53. Bölüm
Süre: 19:30

Son Bölümlerimiz...

Video

Episode TV’nin Sevilen Programı ‘Oben Budak’la Falan Filan’ Yeni Bölümüyle Yayında

Episode TV’nin sevilen programlarından Oben Budak'la Falan Filan heyecan verici yeni bölümüyle…

‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’nin Yeni Bölümünde Mutluluk Konuşuldu

Episode TV'nin sevilen programlarından Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi'nin 4. bölümü, 8…

Episode TV’nin ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Programının 3. Bölümü Yayınlandı

Bugün yayınlanan Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi 3. bölümünde "Nikahta Keramet Var…

Episode TV’den ‘Deniz Tezuysal ile Kesin Bilgi’ Kendine Has Üslubuyla Devam Ediyor

Episode Dergi YouTube kanalı Episode TV’nin yeni içeriklerinden Deniz Tezuysal ile Kesin…

Mehmet Kurtuluş Episode’a Konuştu

Kurz und schmerzlos (1998), Im Juli (2000), Gegen die Wand (2004) gibi…

Popüler İçerikler

TOD STUDIOS’tan Yeni Komedi Dizisi: ‘Her Şey Mümkün’den İlk Afiş Geldi!

​Dijital içerik dünyasına iddialı bir giriş yapmaya hazırlanan TOD STUDIOS, yeni orijinal…

Editör
Tarafından Editör

E-Bülten'imize Abone Olun!

En yeni içeriklerimizden ilk siz haberdar olun! Bültenimize abone olun!

Çok Okunanlar

‘Job’: Gücün El Değiştirdiği Yer – Özel Röportajlar

Episode Dergi olarak Nisan 2026 sayımızda Yasemin Şefik'in yakın zamanda sahnelenmeye başlayan…

Yasemin Şefik
Tarafından Yasemin Şefik
Dizi dünyasının tek adresi: Episode Gelişmeleri takip etmek için yeni sayıyı okumayı unutmayın!