Solar Opposites: Yeryüzünde Mülteci Olmak

     Solar Opposites: Yeryüzünde Mülteci Olmak

    Levent Tanıl’ın bu Solar Opposites incelemesi Episode’un 22. sayısında yayımlanmıştır.

    Komedi, sözkonusu animasyon işleri olduğunda dengenin her daim istikrarlı bir çizgide sağlanmasını zorunlu kılan bir temaya dönüşmektedir. Bu durum tamamen çocuk odaklı yapımlarda sıkıntı çıksa bile duygusal çıkarımlara ulaşabilecek bir anlatımla kotarılabilir. Ama sözkonusu yetişkinlere hitap edecek uçuk kaçık bir proje fikrinin yeşillenmesiyse şayet, ipin ucu kaçsa dahi savruk mizahın sonuca ulaşabileceği bir rotada ilerlemesi şarttır.

    Justin Roiland, son yıllarda bu tarzı ortağı Dan Harmon’la Rick and Morty’de beslemeye ediyordu. Roiland, bunu Mike McMhan’la Hulu için hazırladığı komedi dizisi Solar Opposites için de yeşertmeye çalışmış. Rick and Morty‘ye yakın ama bu kez daha sakin bir anlatım kuran yaratıcı, bu tercihini değişime müsait yapıda tutmuş.

    Dört kişilik uzaylı ailenin Amerika’da sığınmacı statüsünde olmasıyla mülteci sorununa doğrudan yaklaşmasa da ince bir hiciv oluşturuyor

    Rick and Morty, her bölümünde referans aldığı eserlere uyum sağlayabilen karakter gelişimleriyle hikâye oluşumunu sürekli besleyen çılgın bir proje. Bu işin bu denli gönüllere taht kurmasındaki esas etmense yaratıcılarının hem karakterlerin hem de öykü akışlarının ipini ilk bölümden itibaren serbest bırakmalarıdır. Birbirlerinden tamamen zıt karakterlerin çoklu evrenler arası çıktıkları maceralara fazlasıyla iyi gelen özgür anlatım, izleyicilerini de depresif ve derinlikleri olan dünyasının içerisine aynı özgürlük hissiyle giriş yapmalarını sağlayan önemli bir etken. 

    Solar Opposites’te ise durum Rick and Morty’ye nazaran çok daha sakin kalmayı tercih eden bir sitcom dizisi kıvamında ilerliyor. Patlayan gezegenlerinden kaçıp Amerika’nın bir kasabasına sığınmak zorunda kalan uzaylı bir ailenin yaşadıklarını konu edinen dizi, oluşturduğu yan öykülerini güçlü bir evren kıvamında tutarak aynı anda birden fazla dünyayı aktarabilme kabiliyetiyle ayakta kalıyor.

    Anlatımı, gerçek hayattan beslendiği dünya betimine kıyasla aşırı hayalperest karakterlerle sade bir ilerleyiş gerçekleştiriyor. Böylece bizi bölümlerde Rick and Morty’yi anımsama beklentilerimizin de bir adım dışına taşıyor. Hatta bu yönüyle Solar Opposites için Rick and Morty evreninde yer edinen, karakterlerin boyutlar arası izlediği kablolu TV yayınlarındaki herhangi bir dünya izlenimi verdiğini söylemek çok daha mantıklı. Bağlantıları var ama doğrudan referans alma konusunda kendi yolundan ilerlemeyi tercih eden bir iş. Dört kişilik uzaylı ailenin Amerika’da sığınmacı statüsünde olmasıyla mülteci sorununa doğrudan yaklaşmasa da ince bir hiciv oluşturuyor. 

    Solar Opposites

    Evrenin gelişim süreci sakin gözükse de kopma noktasının çok uzakta olduğu anlamına kesinlikle gelmemeli

    Yaşamak zorunda olduğu dünyada yabancı ve çaresiz kalan bir canlının ötekileştirilmesinden ziyade çoğu sığınmacının içine düştüğü karmaşık ruh hallerini merkez alarak aktarması dizideki esas ritmin kontrolde kalmasını destekliyor. Farklı kültürleri benimseme aşamaları, sevme ve kabullenme ya da başkarakterlerden Korvo gibi sığınmak zorunda kaldığı bu dünyayı ilk fırsatta yok etme isteği, çoğu insanın hayal gücüyle de olsa eyleme geçirdiği pasif direnişleridir aslında. Bu ruh halleri aşırı depresif bir dille apar topar aktarılmasa da bizi zaman zaman açığa çıkan detaylarla da karşılaştırarak çevresini tanıma evresinde olan kahramanların dönüşüme her an müsait olduklarının hissini yayıyor. 

    Evrenin gelişim süreci sakin gözükse de kopma noktasının çok uzakta olduğu anlamına kesinlikle gelmemeli. Aksine bazı bölümlerde birkaç dakikalığına aktarıldıktan sonra dizinin yedinci bölümünü ele geçiren Duvar hikâyesi genel evrene şaşaalı bir yan öykü etkisi kazandırıyor. Bu etki, yaşadığımız evrende o esnada farkına vardığımız ya da henüz varamadığımız binlerce yaşanmışlığın etrafımızda akıp gittiği vurgusunda bulunuyor.

    Roiland, ortağı Harmony’le birlikte Rick and Morty’de esas kahramanları bir kenara bırakıp dizinin farklı öykülerini açığa çıkarma girişiminde bulunuyordu. Eldeki evrenin çeşitli formlara kavuşmasında bire bir etkili olan bu formül, Rick ile Morty kadar popüler olan Evil Morty karakterinin geniş kitlelerce benimsenmesini sağladı. Zaman zaman kısa süreli sahnelerde karşımıza çıkan bu karakterin tüm bir Rick and Morty bölümünü de hâkimiyetine aldığı oluyor. Böylece seyirci ilgisini güncel tutan bu taktik sayesinde yarım saate sığdırılıp tüketilebilecek bir öykünün ufak aktarımlarla daha nitelikli bir boyuta ulaştırılarak eldeki projenin ömrünün de uzaması sağlanıyor.

    Solar Opposites’in ise içinde minyatür insanların yaşadığı duvardaki hayatı aktardığı bir yedinci bölümü var. Burada, normal hayatında hademe olan fakat Jesse tarafından küçültülüp duvara hapsedilince dikta rejimi başlatan Dük’le emrindeki küçük insanların yaşadıklarına odaklanılıyor. Bu yan öykü, birçok sinema filminde bile yakalanması güç sekansları bölümler arasında birkaç dakikalık anlatımlarla yedinci bölüme hazırlıyor. Ayrıca, dizinin de bütününün ayakta kalmasını sağlayan devasa bir anlatıma dönüşüyor.

    İlk sezon itibarıyla şimdilik kendi mahallesi sınırlarında kalmayı tercih eden Solar Opposites yaratıcılarının bu sınırlar içerisinde kalmayacakları çok belli

    Çok fazla sürpriz bozmak da istemiyorum. Fakat tipik bir karınca yuvasını andıran ve uzaylı Jesse’nin attığı şekerlemelerle beslenen küçük insanların yaşadığı bu duvar, George Orwell’ın 1984’ü ile Suzanne Collins’in Hunger Games eserleri arasında gidip gelen, aynı zamanda tüm distopik türlere saygı duruşunda bulunan sayısız güzelliğe sahip. Üstelik tüm bunları sadece 22 dakikalık tek bir bölüm üzerinden aktarması, dizinin yarattığı dünyadaki kaliteyi de besleyici faktör oluyor. 

    Justin Roiland, izlediği filmlerden referans almayı çok seven bir yaratıcı. Bunu filmlerle dalga geçmek yerine tamamen kendi hikâyesinin kurgusuna yerleştirerek ilerlediği için olay örgülerindeki ritmi güçlü tutmayı başarabiliyor. Fakat burada düpedüz bir intihal durumu sözkonusu değil. Gerçekleştirilen uyarlamalar, tıpkı Quentin Tarantino’nun çoğu filminde yaptığı gibi, neredeyse intihale yaklaşan anlarda bile kendi evrenini yaratarak gönülleri fethedebilen albenide.

    İlk başlarda durum komedisi şeklinde ilerlese de sürekli evrilen ana tema, dizideki zayıf yanların görmezden gelinmesini, tüm karakterler ve öykünün aktarımı da dizinin bir nevi kendini keşfe çıkıp tanımasına olanak tanıyor aslında. Burada tüm sorumluluk haliyle yaratıcı koltuğundaki son yılların en verimli kalemlerinin sırtlarına yükleniyor. İlk sezon itibarıyla şimdilik kendi mahallesi sınırlarında kalmayı tercih eden Solar Opposites yaratıcılarının bu sınırlar içerisinde kalmayacakları çok belli. Elde, besledikçe büyümeye müsait bir bitki var. Nitekim son iki bölümde de bunun sinyalini verdiler. Yeryüzünde keşfedilmemiş dünyaların var olduğunun ya da henüz var olamadığının… 

    Benzer İçerikler