12-20 Kasım’da düzenlenecek 37. Ankara Film Festivali’nin Taptaze seçkisi, ilk ve ikinci filmlerini çeken yönetmenleri bir araya getiriyor. Cannes, Berlin ve Locarno gibi festivallerin programlarında yer alan sekiz film, Ankara’da ilk kez seyirciyle buluşacak.
37. Ankara Film Festivali, Taptaze seçkisiyle sinemanın yeni isimlerini keşfetmeye alan açıyor. Aile ilişkilerinden güvencesiz çalışma koşullarına, gençlik deneyimlerinden modern yalnızlığa uzanan seçkide, farklı coğrafyalardan sekiz yönetmenin filmleri yer alıyor.

Cannes’dan Ankara’ya
Valentina Maurel’in yönettiği Sonsuza Dek Anaç Hayvanın, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde üç başrol oyuncusuna En İyi Kadın Oyuncu Ödülü kazandırdı. Kosta Rika’da geçen film, bir anne ile yetişkin kızları arasındaki ilişkide sevgi ve öfkenin iç içe geçtiği anlara odaklanıyor.
Cannes’ın Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde prömiyerini yapan Cennete 9 Tapınak, Sompot Chidgasornpongse’nin imzasını taşıyor. Tayland’ın Oscar adayı olan yapım, kiralık bir minibüsle çıkılan hac yolculuğu üzerinden aile sırlarını, kuşaklar arasındaki çatışmaları ve inançla kurulan ilişkiyi ele alıyor.
Aynı bölümde SACD Ödülü’nü kazanan Lila Pinell imzalı Shana, Paris’te gündelik işlerle geçinmeye çalışan genç bir kadını merkezine alıyor. Cezaevinden yeni çıkan erkek arkadaşının baskısıyla da mücadele eden Shana’nın hayatı, büyükannesinden kalan gizemli bir mirasla değişiyor. Film, bu hikâyeyi kara mizahla buluşturuyor.
Alexander Murphy’nin Teneke Kale adlı filmi ise İrlanda Gezginleri topluluğundan, on çocuklu bir ailenin karavandaki yaşamını takip ediyor. Cannes Eleştirmenler Haftası’nda gösterilen ve Altın Göz Özel Anma Ödülü’nü alan belgesel, tahliye tehdidi ve yoksullukla karşı karşıya kalan ailenin gündelik hayatını çocukların dünyasına da alan açarak anlatıyor.
Gençlik, Emek ve Kuşaklar Arası Bağlar
Berlin Film Festivali’nin Generation 14plus bölümünden Kristal Ayı ve Uluslararası Jüri Büyük Ödülü’yle dönen Üzgün Kızlar, Fernanda Tovar’ın ilk filmi. Yapım, bir partide yaşanan sarsıcı olayın ardından arkadaşlıkları sınanan 16 yaşındaki iki genç müzisyenin suskunluk, öfke ve adalet arayışıyla şekillenen hikâyesini anlatıyor.
Kilian Armando Friedrich’in ilk kurmaca filmi Memnuniyetsizliğinizi Anlıyorum, Berlinale’nin Panorama bölümünden seçkiye katılıyor. Temizlik sektöründeki çalışma koşullarına odaklanan film, şirketin kurallarıyla çalışanların ihtiyaçları arasında kalan bir yöneticinin yaşadığı ahlaki açmazları ele alıyor.
Margherita Spampinato’nun yönettiği Tatlım, teknolojiye düşkün 10 yaşındaki Nico’nun Sicilya’da, yaşlı teyzesinin evinde geçirdiği yazı konu alıyor. İnternetin ve ekranların olmadığı bir ortamda yeni bir gündelik hayatla tanışan Nico’nun hikâyesi, kuşaklar arasındaki bağları mizahla işliyor. Film, Locarno’daki iki ödülünün yanı sıra David di Donatello Ödülleri’nde En İyi İlk Film seçildi.
Türkiye’den Uyuyan Kadın
Seçkinin Türkiye yapımı filmi, Vikki Bardot adıyla tanınan Gizem Avcıoğlu’nun ilk uzun metrajı Uyuyan Kadın. Georges Perec’in Uyuyan Adam romanından esinlenen yarı otobiyografik yapım, yönetmenin geliştirdiği yapay zekâ modelleriyle iki yılda üretilen 50 bini aşkın plan arasından kurgulandı. Avcıoğlu’nun kendi ses klonuyla seslendirdiği film; bilgi kirliliği, hissizleşme ve modern yalnızlık üzerine düşünüyor.

37. Ankara Film Festivali’nin gösterimleri, 12–20 Kasım 2026 tarihlerinde Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda yapılacak. Festival biletleri 2 Kasım’dan itibaren Biletinial ve sinema gişelerinden alınabilecek.