Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz Roman Uyarlaması Yapımlar

     Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz Roman Uyarlaması Yapımlar

    Amazon’un her yıl dünya çapında gerçekleştirdiği ve iki gün boyunca Prime üyelerine özel müthiş indirimler ve fırsatlar sunduğu Amazon Prime Day, bu yıl 21-22 Haziran tarihlerinde düzenleniyor. Prime üyeleri bu iki güne özel indirimlerden faydalanırken aynı zamanda üyelikleri boyunca Prime Video ile aralarında Amazon Originals yapımı popüler ve ödüllü film ve dizilerin de bulunduğu geniş bir seçkinin de keyfini çıkarmaya devam edecek.

    Henüz Prime üyesi değilseniz www.amazon.com.tr/primeday adresinden 30 günlük ücretsiz deneme sürecini başlatarak Prime Video’dan ve Prime Day fırsatlarından yararlanabilirsiniz.

    Prime Day’e geri sayım başlamışken biz de sizin için Amazon Prime Video’da izleyebileceğiniz roman uyarlaması dizileri derledik.

    Panic (2021- )

    Panic, Lauren Oliver’ın 2014 yılında yayımlanan aynı isimli romanından uyarlanan bir Amerikan gençlik dizisi. Yine Oliver tarafından geliştirilen ve yazılan dizide Olivia Welch, Mike Faist ve Jessica Sula gibi oyuncular karşımıza çıkıyor. Dizi, geçtiğimiz mayıs ayında ekranlara geldi.

    Lise son sınıfın bitmesini takip eden yaz aylarında 47 yeni mezun, her yıl düzenlenen “Panik” yarışmasına katılır. Panik yarışmasında kazanacakları 50.000$ ödül, onların Texas’taki küçük Carp kasabasından kaçmalarına yardımcı olacaktır. Ancak kurallar değiştikten sonra, bu gençlerin memleketlerinden kaçmak için hangi riskleri alacaklarına iyi karar vermeleri gerekir.

    Panic, birçok karakterin en büyük korkusuna, bu ufak kasabadan asla kurtulamayacaklarına dair korkularına bir panzehir sunuyor aslında. En yakın arkadaşları Bishop (Camron Jones) ve Natalie (Jessica Sula) yaz bitiminde kasabadan ayrılmayı planlarken Heather kendini çaresiz hissediyor. Küçük kız kardeşi Lily (Kariana Karhu) ile bir karavanı paylaştığı sarhoş, ihmalkâr annesi (Rachel Bay Jones), Heather’ın kolej için biriktirdiği parayı çaldığında Heather ne yapacağını bilemiyor ve son dakikada yarışmaya katılıyor. Amerikan eğitim sistemine de bir eleştiri sunuyor dizi bu anlamda.

    Panic yayınlandığında eleştirmen ve izleyicilerden olumlu yorumlar aldı. Dizi, ilk sezonunda sunduğu gizemlerin çoğunu çözdü, sorduğu soruları cevapladı ancak yine de hikâyenin etrafında şekillenen ve açığa çıkarılması gereken gizemler mevcut. Yetkililer henüz ikinci sezonla ilgili kesin bir bilgi vermedi ancak dizinin hayranları yeni sezona kavuşacaklarına kesin gözüyle bakıyor.

    American Gods (2017- )

    Ünlü İngiliz yazar Neil Gaiman’ın 2001’de yayımlanan aynı isimli romanından uyarlanan American Gods’ın ilk sezonu 2017’de izleyicilerle buluştu. Birçok romanı ekrana ve beyazperdeye uyarlanan Gaiman, dizinin yapımcıları arasında da yer alıyor. Bryan Fuller ve Michael Green tarafından geliştirilen dizi, özellikle görsel dünyası, bunu destekleyen güçlü anlatısı ve oyunculuklarıyla beğeni topladı ve birçok ödüle aday gösterildi.

    Dizinin ana karakterlerinden Shadow Moon (Ricky Whittle), hapisten çıkmasına bir gün kala karısının bir trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Cenazeye katılması için erken salınır. Shadow Moon eve dönerken uçakta gizemli bir adamla, Mr. Wednesday (Ian McShane) ile tanışır ve kendisinden bir iş teklifi alır. Shadow başlarda bu teklifi kabul etmez çünkü evine dönmektedir ve kendisini bekleyen bir iş vardır. Ne var ki gerçeklerin böyle olmadığını öğrenince Mr. Wednesday’in teklifini kabul eder ve olaylar gelişir.

    Shadow, kendini birdenbire sihrin gerçek olduğu ve Eski Tanrıların, Yeni Tanrıların artan gücü karşısında ilgisizlikten korktuğu gizemli bir dünyada bulur. Bu ölümcül tehdide karşı büyük bir planla Mr. Wednesday, Eski Tanrıları varlıklarını savunmak ve kaybettikleri etkiyi yeniden inşa etmek için birleştirmeye çalışır. Shadow ise bu yeni dünyayı ve onun bu dünyadaki yerini kabul edebilmek için mücadele eder.

    İkinci sezonunun yayınlanmasından bir hafta sonra üçüncü sezon onayını da alan American Gods yeni ve son sezonuyla geçtiğimiz aylarda izleyicilerle buluştu.

    The Terror (2018- )

    Amerikalı bilimkurgu ve korku yazarı Dan Simmons’ın 2007’de yayımlanan aynı isimli romanından uyarlanan The Terror’ın ilk sezonu 2018’de izleyicilerle buluştu. İlk sezonu David Kajganich tarafından geliştirilen dizinin yapımcıları arasında ünlü yönetmen Ridley Scott’ın bulunduğunu da belirtelim. 1847’de geçen The Terror, şüphe ve ümitsizlikle dolu hayatta kalma yarışında gizemli bir yırtıcının saldırısına uğrayan İngiliz Kraliyet Donanması mürettebatının Kuzeybatı Geçidi’ni arayışını konu alıyor.

    Donanmanın kutup keşif gemileri HMS Erebus ve HMS Terror, kısa süre önce Kanada Arktik takımadalarındaki Beechey Adası’ndan ayrılır. Efsanevi Kuzeybatı Geçidi’nin varlığını ve erişilebilirliğini doğrulamak için keşfedilmemiş bölgelere, güneyde kalan Kral William Adası’na doğru yola çıkar. Gemiler kısa sürede donar ve buzun içinde sıkışıp kalır. Gemidekiler, zorlu bir tehlike tarafından takip edilirken sert hava koşullarına ve birbirlerine karşı hayatta kalmak zorundadır. İzleyiciler her bölümde, beklendiği gibi gitmeyen, hayatta bir kez yaşanacak Kuzey Kutbu macerası yaşıyor; ekibin ilkel korkularını, kaygılarını ve dehşetini tecrübe etme fırsatı yakalıyor. Jared Harris, Tobias Menzies, Paul Ready ve Ciarán Hinds gibi başarılı oyuncuların şahane performansı da hikâyeyi bir adım öne taşıyor.

    Dizinin “Infamy”alt başlıklı ikinci sezonu da 2019’un Ağustos ayında ekranlara geldi. II. Dünya Savaşı yıllarında geçen The Terror: Infamy, Japon-Amerikalı bir topluluğa musallat olan bir dizi tuhaf ölümleri ve bir adamın bu ölümlerden sorumlu tuttuğu karanlık ruhla mücadelesini konu alıyor. Geçtiğimiz ocak ayında, izleyicilerden büyük beğeni toplayan The Terror’ın üçüncü sezonu için çalışmalara başlandığı açıklandı fakat yayın tarihiyle ilgili henüz kesin bir bilgi yok.

    The Man in the High Castle (2015-2019)

    Philip K. Dick’in 1962’de yayımlanan aynı isimli ödüllü romanından uyarlanan The Man in the High Castle, ilk sezonuyla 2015’te izleyicilerle buluştu. Romanları birçok farklı uyarlamaya konu olan Dick’in bu romanı, distopik bir alternatif dünya sunuyor. Yazarın kızı Isa Dick Hackett’ın yapımcılardan biri olduğunu belirtelim.

    Yaratıcı yapımcılığını ünlü yönetmen Ridley Scott ve Frank Spotnitz’in üstlendiği dizi, Müttefik Devletler’in 2. Dünya Savaşı’nı kaybettiği ve Japonya ile Almanya’nın Birleşik Devletler’i yönettiği alternatif bir dünyayı ele alıyor. Bu distopik senaryoda savaşın hemen akabinde Amerika Birleşik Devletleri üç parçaya bölünüyor. Japonlar tarafından kontrol edilen bir bölge, Nazi kontrolündeki bir bölge ve ikisi arasında tampon bölge bulunuyor. Dizi, 1962’de başlıyor. Almanya ve Japonya’nın 2. Dünya Savaşı’nı aslında kaybettiğini gösteren birtakım videolar bulan ve böylece yolları kesişen karakterleri takip ediyor. Bir kadın, özgürlüğün anahtarının bu videolarda yattığına inanıyor ve onların gizemli sahibini bulmak için yola çıkıyor.

    Rufus Sewell, Luke Kleintank ve Alexa Davalos gibi başarılı oyuncuların başrollerde olduğu diziyle Philip K. Dick’in romanı arasında bariz farklar var elbette. The Man in the High Castle başarılı bir yapım olarak izleyicilerden ve eleştirmenlerden tam not aldı. O kadar ki dizinin ilk bölümü, Amazon Prime Video’nun orijinal yapımlara başladığından bu yana en çok izlenen dizi bölümü olarak tarihe geçti. Bu ilk bölümün yayınlanmasından bir ay sonra Amazon, 10 bölümlük ilk sezon siparişini verdi. Dizinin dördüncü ve son sezonu da Kasım 2019’da ekranlara geldi.

    Good Omens (2019)

    İngiliz yazarlar Terry Pratchett ile Neil Gaiman’ın birlikte kaleme aldığı ve 1990’da yayımlanan Good Omens: The Nice and Accurate Prophecies of Agnes Nutter, Witch isimli roman, Amazon ve BBC ortaklığıyla mini seri olarak ekrana uyarlandı. 2019’da ekranlara gelen 6 bölümlük dizinin senaryosu da yapımın yaratıcılığını yapan Gaiman tarafından yazıldı.

    2018’de geçen dizide cehennemin ve cennetin temsilcileri, uzun zamandır arkadaş olan şeytan Crowley ve melek Aziraphale, dünyadaki yaşama epey alışmışlardır. Fakat cehennem ve cennet arasında çıkacak son savaşın habercisi olan “Antichrist”ın dünyaya gelişini önlemek zorundadırlar. David Tennant, Michael Sheen, Adria Arjona, Miranda Richardson, Michael McKean, Jack Whitehall ve Jon Hamm gibi oyuncuların yer aldığı dizi özellikle oyunculuklarıyla izleyicilerin beğenisini kazandı.

    Dizide, romandaki diyalogların çoğunu görmek mümkün, bu anlamda romana epey sadık bir uyarlama. Fakat elbette tüm uyarlamalarda olduğu gibi eklenen hikâyeler, karakterler mevcut. Ekrana uyarlanırken yapılan yerinde kararlarla da eleştirmenlerden ve izleyicilerden tam not aldı dizi. Good Omens hayranları dizinin devam etmesini çok istedi ama dizi zaten mini seri olarak yaratılmıştı, o nedenle maalesef yeni sezonlar izleyemeyeceğiz.

    Dizinin başrol oyuncuları David Tennant ve Michael Sheen’in 2020’nin Mayıs ayında karakterlerinin nasıl bir pandemi süreci geçirdiğini gösteren 3 dakikalık bir video yayınladığını da belirtelim.

    Little Fires Everywhere (2020)

    Celeste Ng’in 2017’de yayımlanan aynı isimli çok satan romanından uyarlanan mini dizi 2020’nin ilk aylarında izleyicilerle buluştu. Roman, henüz yayımlanmadan önce Reese Witherspoon ve Lauren Neustadter tarafından keşfedildi. Witherspoon romanı kitap kulübü için seçtikten sonra roman çok satanlar listesine girdi. Ünlü oyuncu, projeyi Scandal dizisinden tanıdığımız Kerry Washington’a götürdü. İkisi birlikte projeyi geliştirmek için Liz Tigelaar’a yaklaştı ve dizi projesi bu şekilde geliştirilmeye başlandı.

    Little Fires Everywhere için banliyöde geçen bir “kim yaptı” hikâyesi diyebiliriz. Dizinin açılış sahnelerinde lüks bir muhitteki bir evin yandığını görüyoruz fakat bu yangının nasıl çıktığını ya da kim tarafından çıkarıldığını bilmiyoruz. Hikâye bizi bir önceki yaza götürüyor ve odağına iki kadını alarak kurguyu geliştiriyor: Elena Richardson, zengin, dört çocuk annesi ve Mia Warren, kızını tek başına yetiştiren göçebe bir anne. Richardson ailesi, görünürde mükemmel bir ailedir. Sanatçı ve bekâr bir anne olan Mia Warren’ın kızı ile Richardson ailesinin evini kiralamasıyla birlikte karakterler arasındaki ilişki dinamikleri değişir.

    Yapımcılar Reese Witherspoon ve Kerry Washington, dizinin oyuncu kadrosunda da yer alıyor. Big Little Lies tınıları barındıran dizide Lexi Underwood, Joshua Jackson, Rosemarie DeWitt ve Jade Pettyjohn gibi oyuncuları da izliyoruz. Uyarlamada yerinde bazı  değişikliklerle dizinin romanı bir adım daha öteye götürdüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz.

    The Magicians (2015-2020)

    Amerikalı yazar ve gazeteci Lev Grossman’ın aynı isimli romanından uyarlanan The Magicians’ın 13 bölümlük ilk sezonu 2015’te izleyicilerle buluştu. Dizi, 2020 Nisan’da beşinci sezonuyla final yaptı.

    The Magicians dizisinde Jason Ralph, New York’ta büyü konusunda uzmanlaşmış gizli bir üniversite olan Brakebills Büyü Pedagojisi Üniversitesi’ne kaydolan parlak öğrenci Quentin Coldwater olarak başrolde karşımıza çıkıyor. Coldwater bu büyü okuluna kaydolmasının ardından çocukken okuduğu hikâyelerdeki büyülü dünyanın gerçek olduğunu ve bu dünyanın insanlık için tehlike arz ettiğini fark ediyor. Bu sırada çocukluk arkadaşı Julia’nın bu büyü okuluna kabul edilmemesinin ardından büyüyle farklı yollardan ilgilenmeye koyulmasıyla olaylar gelişiyor.

    Bazı eleştirmenler ve hayranlar, diziyi Julia’nın tecavüz sahnesine dair acımasız tasvirleri nedeniyle eleştirdiler. Julia’nın tecavüze uğramaktan kurtulduktan sonra ekstra sihirli güçler geliştirmesi ve aynı zamanda tecavüzden kurtulan bir katille ittifak kurarak arkadaşlarına ihanet etmesi de eleştirmenlerin ve hayranların hedefi haline geldi. Yine de The Magicians  özellikle etkileyici görsel efektleri ve yaratıcı senaryosuyla izleyicilerden büyük beğeni topladı. Tüm sezonlar eleştirmenlerde olumlu yorumlar aldı.

    Benzer İçerikler